Evet, dün bahsettiğimiz gibi, Çanakkale cephesinde, Hacı Mesud''u sevenler arttıkça artıyor... Çünkü, onun dualarının kabul olduğu Mülazım Emin''in sıhhate kavuşmasıyla anlaşılmış, kendisini gizleyen bir "Allah adamı" olduğu artık aşikar olmuştur...
Bir gün, Hacı Mesud, Mülazım Efendi''ye, Aziz Çavuşla haber gönderiyor: "Yarın, davul dövdürsün, pilav zerde döktürsün, Çanakkale''de savaş bitti zafer bizimdir!.."
Mülazım Emin şaşkın!
Mülazım Emin, bu haberi biraz tuhaf buluyor, Çünkü, vaziyet, hiç de öyle Hacı Mesud''un dediği gibi değil, gelen haberler kötü! Ordu müfettişi de tam o sıralarda Alipınar''dan geçiyormuş. Mülazım: "Acaba vaziyet ne merkezde?" diye sorunca, ordu müfettişi: "Orduyu geri çekecekleri söyleniyor, öyle olursa İstanbul düşer, vaziyet çok fena!"
Ordu müfettişi yansın yakılsın, Hacı Mesud gene haberi salıyor: "Davul dövdürsün, helva..."
Akşamın geç saatlerinde Alipınar''a kan ter içinde bir atlı girip Mülazım Emin Efendinin önünde duruyor: "Gözümüz aydın efendim, çok şükür Çanakkale''yi kurtardık..."
Bu kadarı yeterlidir; duyan Hacı Mesud''a koşuyor... İlk müjdeyi veren sanki o değilmiş gibi, Hacı Mesud, masum gözleriyle etrafını saranlara gülümsemektedir. Fakat bu gülümsemede, sevinçten fazla bir şey, sırlı, anlaşılmaz bir hal olduğunu o zaman telaş ve heyecandan, kimse anlayamıyor.
Bu anlamlı tebessümün kokusu birkaç gün sonra çıkıyor. Davullar dövülmüş, helvalar yenilmiş, İzmir''in yiğit efeleri diz vurup zeybek oynamıştır... Ortalığın sakinleştiği bir sabah Hacı Mesud, artık bütün alay gibi önünde el bağlayıp niyaza varan Çavuş''a: "Aziz Çavuş çocukları topla, bir diyeceğim var" diyor.
Aziz Çavuş''un içinde bir ateş, ne yaptıysa Hacı Mesud''u fazla konuşturamıyor.
Akşam karavanasından sonra etrafında toplanıyorlar. Hepsinin yüreği kuşkuda, ama kimse sebebini bilmiyor. Sebep Hacı Mesut''ta!
"Benim görevim bitti"
-Evlatlarım! Benim görevim burada bitti. Trablus''tan sizin alayı uyarmak, yüzünüzü Hakka çevirmek için gönderilmiştim. Hocamın dediğini yaptım. Hepiniz Abdüsselâm Esmerî''nin himayesindesiniz. Beni duâdan unutmayasınız. Ya Allah!
Evet! Hacı Mesud "Ya Allah" demiş, yürüyüvermişti. Alay karışıyor, birbirine giriyor. Bir insan bir anda gözden kaybolabilir mi?.. Ancak, hikmeti Hüda, aradan seneler geçer. Hacı Mesud, İzmir''in Alipınar köyüne döner ve orada vefat eder. Ruhu şad olsun...

