Kaydet
a- | +A

Rus ordusu, 10 Nisan 1736''da aniden Kırım''ın kuzey doğusundaki Azak kalesine saldırdı. 96 gün boyunca direnen kale, sonunda Ruslara teslim oldu. Babıâlî, bu saldırı üzerine Rusya''ya harp ilan etti ve ordu, Davutpaşa Kışlasından hareket etti. Bu arada Azak''ı ele geçiren Rus ordusu, Kırım''a girerek burasını harabeye çevirdiler.

12 Temmuz 1737 günü Avusturya ordusu da Tuna nehrini geçerek Bosna''ya girdi. Şimdi Osmanlı ordusu iki ateş arasında kalmıştı. Rusların ilerlemesi o an için durduğundan, Babadağ''daki ordunun büyük bir kısmı Bosna üzerine sevkedildi.

"Biz tarihe geçeceğiz!"

Bugün Moldova topraklarında bulunan Özi Kalesi, Rus ordugahına yakın bir mevkideydi. Her an için Rusların saldırması bekleniyordu. Kale muhafızı Yahya Paşa, bütün şehir halkını savunma yapmak için seferber etti.

Mareşal Muniçki kumandasındaki 150.000 kişilik Rus ordusu 1737 senesi Temmuz ayı başlarında Özi Kalesi önlerine geldi.

Mareşal Muniçki, kaleye bir adamını yollayarak, boşuna kan dökülmemesi için teslim olunmasını istedi. Yahya Paşa bunun şiddetle reddetti ve: -Tarihe şanlı bir ad yadigar edeceğiz, cevabını verdi. Ertesi gün, yüzden fazla muhasara topunun, ortalığı yangın yerine çeviren ateşiyle Rus saldırısı başladı. Top ateşi kesildiği zaman Yahya Paşa kaleden çıkıyor, misli görülmemiş bir cesaretle düşmanın üzerine atılıyor, Ruslara binlerce kayıp verdirdikten sonra kaleye dönüyordu. Rus generaller bu hadise karşısında şaşırıp kalmışlardı...

Cephanelik isabet almıştı!

Yahya Paşa, çıkış hücumlarını birkaç defa tekrarladı. Kaleden her çıktığında, muazzam düşman ordusundan binlerce asker eriyip gidiyordu. Fakat o arada, düşman topçusunun aralıksız bombardımanından tutuşan evlerin ateşi ve bir top mermisi kale cephaneliğine isabet etti. On bölük Türk askeri, başlarındaki subaylarla birlikte şehit düştüler. Bu fırsatı iyi değerlendiren Ruslar, şiddetli bir hücumla kaleye girmeyi başardılar. Yahya Paşa''yı yakaladılar ve Mareşal Muniçki''nin yanına götürdüler. Rus Mareşali, onu gayet iyi karşıladı ve teselli edici sözler söyledi. Onu, başkent Petersburg''a gönderdi.

Bu hadise İstanbul''a bildirilince, Sultan I. Abdülhamid Han, üzüntüsünden felç oldu ve kısa bir süre sonra da bu sebepten vefat etti.

ÖNE ÇIKANLAR