25 Mart 1788... Ordu-yu Hümayun Avusturya üzerine hareket etti. Avusturya ordusu da Buğdan''daki Yaş şehrine girdi. Kralları Josef, ordusunun başındaydı. Osmanlı ordusunun yetişmek üzere olduğunu haber alınca hemen şehri boşalttılar...
Kral Josef, hızla güney batıya doğru hareket ederek, Belgrad yakınlarındaki Şebeş kasabasına geldi ve karargahını oraya kurdu...
Yaz geçmek üzereydi...
Serdar-ı Ekrem Koca Yusuf Paşa bir an önce netice almak istiyordu. Çünkü yaz geçmek üzereydi.
21 Eylül 1788... Osmanlı ordusu son hücuma hazırdı. Şafakla beraber düşmana saldıran mücahidler akşama kalmadan neticeyi aldılar. Şebeş Ovasında yapılan bu kanlı meydan muharebesinde, Avusturya ordusu büyük bir hezimete uğradı. "Haşmetlû" Kral Josef''i bile bir fıçı içinde kaçırabildiler.
Koca Yusuf Paşa, Belgrad ve çevresini her türlü pislikten temizledi. 50.000 esir ve ağır ganimetlerle İstanbul''a döndü. Bu zafer üzerine, başta Sultan I. Abdülhamid Han ve Serdar olmak üzere bütün harbe katılan askerlere "Gazi" unvanı verildi. Fakat Ruslar boş durmadı. Müttefiki Avusturya''nın uğradığı ağır hezimet üzerine, bir müddet sindi ve kuvvet topladı. Kış mevsimi bitip, bahar gelince, bu kuvvetleriyle Osmanlı sınırını geçti ve Özi Kalesine saldırdı! 6 Nisan 1789... Sadrazam Koca Yusuf Paşa, Huzur-u Şahaneye kabulünü rica etti...
O anda felç oldu!
I. Abdülhamid Han ayakta bekliyordu: -Sultanım, destur buyurursanız Sadaret kaimesini okumak isteriz. -Buyur Lala, seni dinliyoruz... -Sultânım, üzülerek arza cür''et eyleriz ki; Karadeniz''in şimal ucundaki Özi kal''amız sukut etmiştir. Potemkin nam Moskof Prensi, kal''ada mevcud 25.000 Müslümanı bilâ istisnâ katleylemiştir. Sabi, yaşlı, hâmile, emzikli demeden cümlesini şehid eylemiştir. Katerina''dan emir alan bu insan kasabı, karşı koymaya çalışan delikanlı ve oğlancıklarımızı diri diri ateşe attırmıştır. Can havliyle kaçışanları dahi, kızgın demirle şişletmiştir... Din kardeşlerine yapılan zulüm ve işkenceleri duyunca Padişahın kalbi daha fazla dayanamadı. Kelime-i şehadet getiren Sultan o anda felç oldu ve ertesi sabah da vefat etti. Cenâb-ı Hak ona ve bütün Osmanlı Sultanlarına rahmet eylesin... Amin.

