Kaydet
a- | +A

Efendim, Fenerbahçe-Trabzonspor maçını izlemek umuduyla, evet umuduyla ve de heyecanıyla ellerindeki "Passolig"lere okul tarafı tribünü için parasını tıkır tıkır verip bilet yükletenler kapıdan çevrildiler. Çevirenler kim mi? Bu ülkenin polisleri... Yani Spor Bürosu polisleri... Parası resmen gasp edilmiş bu taraftarlar bu polislere soru sorduklarında da şu cevabı aldılar: "Aziz Bey istemiyor... Onun talimatıdır..." Vay be! Ne İçişleri Bakanı, ne İstanbul Valisi, ne İstanbul Emniyet Müdürü, ne de Passolig'in Antalya seminerinde ahkâm kesen müdürü Aziz Bey'e vız geliyor tırıs gidiyor. Bende maç izleme hakkı ve parası gasp edilenlerin listesi var. Tabii yüreğiniz ve cüsseniz yetiyorsa isteyin sunayım... Ben de geçen hafta bu sütunda, "Müjde, okul tarafı bu defa maça açılıyor" diye müjde vermiştim. 

Çirkin düello

Geçen hafta ben yazımı gönderdikten sonra Trabzonspor başkanı Hacıosmanoğlu salladı, maçtan sonra da Mahmut Bey muhteremleri... Şimdi oturup yeniden bunları gündeme getirsem 'Acaba doğru mu yapacağım?' diye düşündüm. Sonra 'Hatırlamamak daha doğru olur' diye pas geçiyorum... Neden mi? Eh, biz Faruk Ilgazları, İsmet Uluğları, Büyük Fikretleri, Eşref Aydınları, Faruk Özakları, Atay Aktuğları, Özkan Sümerleri, Salih Erdemleri, Şamil Ekincileri tanıdık, izledik. Bu konuyu uzatırsak onlara ayıp ederiz diye burada bırakıyorum.

Volkan'la ilgili yeni haber

Hani şu Volkan Demirel'e küfür eden, evet küfür eden diyorum, çünkü sadece tek kişi olduğu ortaya çıktı, yargılanacak. Hatırlarsanız bu tek kişi için hazırlanan iddianame hakim tarafından yetersiz bulunup iade edilmişti. Şimdi yeniden hazırlanan iddianameyi hakim kabul etmiş. Ve 4 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ve bir yıl maçları izlemekten men istemi ile Yusuf Şiringül adlı vatandaş yargılanacak. Peki, ben hafiften sorayım; milli formaya sırtını çeviren kişi ne olacak? Karabük'te tempo ile vatan haini diye bağırdılar, neden orada maçı terk etmedi de, milli formayı sırtından attı? Hadi Fatih hocam, hadi TFF cevap verin bakalım... 

Slaven Bilic de mi?

Beşiktaş'ı zirve mücadelesinde iddialı, Avrupa Kupası'nda gruptan çıkaran bence bir numaralı faktör Veli-Atiba ikilisinin binanın temelini sağlam kurmalarıdır. Ama bakıyorum da Bilic, bu ikiliyi ayırmaya başladı. Rize'de Atibasız başlıyor, sonra Velisiz ama Atibalı devam ediyor. Ateşle oynamanın zamanı mı ki?

Carlos'tan inciler!

Vay be; Roberto Carlos üstadımız, Gekas'ın kendine gelmesini istemiş. Hadi canım sen de... Siz arada 11 oyuncu transfer ettirmediniz mi, onları kullanın... Şöyle bir hafızamı yokladım da, ne Hamza, ne de Mustafa hocalar Gekas'la ilgili böyle bir görüş belirtmediler. Onlar Akhisar'ı yücelttiler, bu Carlos abi galiba yolcu edecek!

Daum mu, Kartal mı?

Bu nasıl soru mu? Şöyle; Daum, Bursaspor'u şampiyon yapan Kadıköy'deki 1-1'lik Trabzonspor maçının bitimine 20 dakika kala Semih'i ısıtmış ama yukarıdan gelen notla oyuna almayarak, o 45 dakikalık muhasarada golün atılmasını sağlayamamıştı. Bu defa da İsmail Kartal, yine 45 dakikalık muhasarada, aynı isimli rakibe karşı, bu tip oyunların ilacı Webo'yu ancak 83.dakikada oyuna alarak aynı hataya düştü. Hatırlarsanız o Webo 93'de golü atıyordu da, Sow çıkardı.    

Şota'nın gerçek görevi ne?

Nasıl yani diye sormayın sakın... Kalesinde İsveç Milli Takımı'nın ismi, içinde de başta Babel olmak üzere çok isimli ve de kaliteli dört-beş yabancısı bulunan Kasımpaşa şu anda ligin en fazla gol yiyen takımıdır. Mersin'den 6, Balıkesir'den 5 yiyen bir hoca böylesine bir takımın başında nasıl kalır? Hilmi Öksüz Bey 'Sonuna kadar Şota' diye açıklama yaptı. Ben de, bunca yıllık tecrübeme dayanarak, acaba Şota'nın başka işleri de var mı Kasımpaşa'da diye düşünmeye başladım. 

Hamza kardeş; kanatsız uçulmaz!

Hemen ifade edeyim; Galatasaray'ı iki yıl üst üste şampiyon yapanların başında o günlerin formda ve sağlam ismi Hamit'le, Riera gelir... Onlar olmasaydı Drogba da o kadar yararlı olamazdı. Ya şimdi? Beden olarak beş tane kanat var ama hiçbiri uçmayı bilmiyor. Ve Galatasaray kanatsız uçak gibi, buna uçmak denirse uçmaya çalışıyor... Yani iş açık ve net şansa, Muslera'ya ve de Selçuk'la Sneijder'e kaldı.

Mete Kalkavan; ne yaptın be?

Bakın burası Türkiye, burada yaşanır işlerin en garibi, en rezili diye kaç defa yazdım değil mi? Sivasspor'un kalecisinin kafası yarılmış, kanlar içinde... Sen hakem olarak hâlâ maçı devam ettiriyorsun. Peki, kaleci, ben kötüyüm, oynayamam derse ne olacak Mete kardeş? Sivas oyuncu değiştirme haklarını da bitirmiş... Yahu biraz yürekli olun! Tabii ister istemez başka bir hakem hatırlanıyor böyle olunca... Hani şu yardımcısının daha maç öncesi kafası yarılan ve yedi dikiş atılan polis emeklisi... Ne demişti; "Elli bin kişi vardı, tatil edemezdim..." Şimdilerde ne yazık ki yorumculuk bile yapıyor. Hem de devlet kanalında... Gel de Erman'ı arama... Bu ülkede en ciddi futbol ihtiyacımız 20 adet Erman Toroğlu tipi hakemdir...  



ÖNE ÇIKANLAR