Venedikliler son derece müstahkem kalelere çekilmişlerdi... Ali Paşa, Kara Murat Paşayı stratejik bir kale olan Tinos ve Moron''un zaptı için gönderdi ve sonra Selanik''e ulaştı. Burada Osmanlı donanması ile buluştu. Sonra da Korint''e yürüdü ve kale 12 saatte Osmanlıların eline geçti. Burada bir miktar asker bırakan Ali Paşa Annapolis''e yürüdü. 12 Temmuz 1715''te muhasara başladı...
Ordu kale önlerine geldiğinde gece olmuştu. Ali Paşa ordusunu yaymış, bir anda kuşatacak şekilde kale ve tabyalara yaklaştırmıştı. Öyle ki, "konma" işi yapıldığı zaman, muhasara da kendiliğinden gerçekleşecekti...
Ali Paşa çok sakindi... Annapolis müdafiileri, telaşlı görünmemek için ışık yakmadan hareket ediyorlar, fakat gölgeleri belli oluyordu. Acaba umulmadık bir zamanda huruç hareketi mi yapacaklardı? Ali Paşa, buna göre tertibatı olduğu için endişe etmiyodu...
Sabah namazından sonra hücuma geçildi. Top atışları ile kale, ateş ve duman içinde kaldı. Ardından da kaleden Osmanlı askeri üzerine top atışları başladı. Fakat bu ateş bir nevi gösterişten başka bir işe yaramamıştı. Çünkü Osmanlı birlikleri Venediklilerin atış menzili dışındaydı.
Ali Paşa çok zeki idi. Düşmanın müdafaa sistemini iyice incelemiş ve muhasaradan iki gün evvel, bir arazi üzerinde birkaç defa kaleye hücum provaları yaptırmıştı. Bu, gerçekten de dahiyane bir buluştu. Bu plan Osmanlı ordusunda ilk defa uygulanacaktı... Düşmana gelince, Osmanlı hücumlarını topçularının baraj ateşi ile durdurduklarını sanıyorlar ve sevinç naraları atıyorlardı. Görünüşte müthiş bir muharebe oluyor, müthiş Osmanlı hücumları sözde kırılıyordu. Nihayet bir müddet sonra Ali Paşa, yılmış gibi borular çaldırırarak bütün hücumları durdurdu. Harekat âdeta bıçak gibi kesildi. Böyle kati ve perişan bir çekilişten sonra hemen, hele üç beş dakika içinde Osmanlıların hareket edeceği asla düşünülemezdi.
Otuz saniye yetmişti!.. Düşman böyle düşünürken, Ali Paşa tam yerinde işaretini verdi. Osmanlı topçuları yıldırım gibi ileri fırladılar. Toplarıyla beraber kısa bir mesafeyi aşmalarıyla menzile girip şimşek hızı ile mevzilenmeleri bir oldu. Topları zaten doluydu. Yarım dakika henüz geçmemişti ki, bütün namlulardan alev fışkırdı. Osmanlı askeri bir anda şaşkın tabyalara girdiler. Bu kadar sessiz ve bu kadar çabuk bir zafer, hele zaptı aylar sürecek tabyalara karşı böylesine bir galibiyet görülmüş şey değildi...

