Kanuni Sultan Süleyman Han, Rodos Seferine (1522) çıkmadan önce adanın savunma durumu hakkında esaslı istihbarat almıştı. Çünkü buradaki Osmanlı casusları çok iyi çalışıyor, aralıksız raporlar gönderiyorlardı... Osmanlı casuslarının başında, Saint Jean Tarikat Şövalyeleri''nin hizmetine girmiş, onların güvenini kazanmış bir doktor bulunuyordu...
Kuşatma başladıktan sonra Osmanlı topçuları pek çok hassas noktayı havaya uçurdular. Şövalyeler ise bu isabetli atışlar karşısında şüpheye düşerek araştırmaya giriştiler. Nihayet, doktoru ışıklarla işaret verirken yakalayıp öldürdüler...
Sabotajlar düzenliyorlardı...
Osmanlılar, bu doktordan başka şövalyeler içinde de bazı kişileri elde etmişlerdi. Bunlardan, İspanyol asilzadesi Don Andrea d''Amaral, arkadaşları tarafından suçüstü ele geçirildi. Önce tarikatten çıkarıldı, sonra da idam edildi... Rodos kuşatması sırasında en faydalı çalışmayı ise, esir Osmanlı kadınları yapmıştı... Bunlar, vaktiyle korsanlar tarafından kaçırılmış ve Rodos beylerinin hizmetine sokulmuş zavallılardı!.. Ordumuza sürekli haber ulaştırıyor, kale içinde sabotajlar düzenliyorlardı. Liderleri olan gözü kara bir Anadolu kadını, bir cephaneliği kundaklamak isterken yakalanmış, işkenceler altında şehit edilmişti. Diğer bir tanesi ise, surlarda işaret verirken yakalandı ve önce gözlerini oyup kemiklerini kırdılar, sonra da şehit ettiler, fakat ağzından bir kelime alamadılar... Ser verdi sır vermedi...
Bütün tedbirlere rağmen... Rodos Şövalyelerinin "üstad-ı azam" denilen reisleri şehrin güvenliği için 150 kişilik 4 bölüm halinde askerler ayırmıştı. Bunlar aynı zamanda Osmanlı casuslarını takip etmekle de görevliydi. Ama bütün alınan tedbirlere rağmen, bilhassa kadınların faaliyetlerini önleyemediler... Evet, Rodos''un fethini kolaylaştıran bu "mücahide" Türk kadınlarını rahmetle anıyoruz. Ruhları şâd olsun...

