Lagari Hasan Çelebi''nin "uçuşu"nu, o günkü Türkçe ile Evliya Çelebi''den dinleyelim:
"Lagari Hasan Çelebi, Murad Han''ın Kaya Sultan nam duhteri pakizesi vücude geldiği gece akube şadmanlığı oldu. Lagari Hasan, elli okka barut macunundan yedi kollu bir fişeng yaptı. Sarayburnu''nda Hünkar huzurunda fişenge bindi ve şakirdleri fişengi ateşlediler. Lagari, ''Padişahım seni Hüda''ya ısmarladım'' diyerek temcid ve tevhid ile evci asumana huruc eyledi...
Denize indi... Yanında olan fişengleri ateş edip ruyi deryayı çeragan eyledi. Bâm-ı felekde fişengi kebirinin barutu kalmayıp da zemine doğru nüzul ederken, ellerinde olan kartal kanatlarını açıp Sinanpaşa Kasrı önünde deryaya indi. Oradan şenaverlik ederek uryan huzurı padişahiye geldi. Zemini bus ederek selam verdi. Bir kise akça ihsan olunup yetmiş akça ile sipahi yazıldı. Sonra Kırım''da Selamet Giray Han''a gidüp orada merhum oldu. Rahmetli yar-i gaar-ı sadıkımız idi. Rahmetullahı aleyh..."
Roket ve fişek tekniği... Evliya Çelebi''nin verdiği bilgilere göre inceleyecek olursak: Çok evvelinden roket ve fişek bilgisi olan Osmanlılar, barut macunundan yapılı havai fişekleri ve yanış hızının azaltılıp çoğaltılması tekniğini bilmekte idiler. 50 okka barutlu 7 fişekli roket 64 kg. ağırlığındadır ki fişek ağırlıkları birbirine eşitse beheri takriben 9 kg''dır. O zaman yapılan barutun saniyede 450-600 gram yandığı kabul edebilir, o halde 7 fişek beraberce 15-20 saniye arasında yanarak Lagari Hasan Çelebi''ye hız temin edecektir. Hasan Çelebi''nin roket fişekli aracı ve ilkel paraşütü ile ağırlığı 165 kg. farz edilmiştir...

