Kaydet
a- | +A

Trabzonspor gruptan çıktı ama son maçında yine savunma prensipleri oturtulmadığı biçimindeki hataya kurban gitti diyebiliriz. Tabii bu arada maçın hakeminin de Trabzonspor'un maça tutunma ihtimalini ortadan kaldıran düdükler çaldığını da söyleyelim. Trabzonspor'un Ersun Hoca'yla buluştuğundan bu yana savunmadaki görev ve yerleşim tuhaflıklarından söz edip duruyordum. Bu defa da Bosingwa-Aykut-Belkalem üçlüsü gibi ortada yerleşen savunmanın sol kenarı Musa'daydı da ama Mehmet Ekici'nin uzun bir süre Bosingwqaı'nın eski görevine gidiş-gelişi hücum aksiyonlarında zafiyet oluşturdu. Constant'ın sırtına yüklenen, oyunu yönetip yönlendirme, Salih'ten de sadece faul desteği alınca Cardozo topsuz kaldı diyebiliriz. 

Sefa ile Yatabare'nin bu müsabakada ne gibi bir görevlerle sahaya sürüldüklerini de ben maç bitene kadar pek kestiremedim. 

Rakip Legia Varşova, Karadeniz'deki galibiyetine bir de seyircisiz ev sahipliğiyle yenisini eklerken acaba saha içi yerleşimi ve görev dağılımındaki neredeyse standardizasyon konusunda acaba Trabzonspor'a bir ders verdi mi? Bence bu maçın kaybından çok, Trabzonspor'un alacağı ders vardı. O da yukarıda sözünü ettiğim ders idi. Şimdi Ersun Hoca uzun bir süre ligde ve bizim kupada kalacak. Acaba biz bu bizim futbolun içindeki süreçte ezberleyebileceğimiz bir tertiple bir oyun düzenini görebilecek miyiz? 

İkinci yarıya Salih'in yerine Fatih Atik'le başlamak Medjani'nin cezalı olduğunu da dikkate alırsak Trabzonspor'da Mehmet Topal, Melo ve bir Veli standardizasyonunun kolay kolay karşımıza çıkamayacağının sinyallerini taşır. Yatabare'nin Karadeniz'e inmeden önce daha diri, daha bitirici görüntülerine de ulaşmak acaba ne kadar sürecek? Sefa mı? Yusuf kadar olamayacağı açıkça belli... 


MAÇIN ADAMI

Cardozo!

KIRILMA ANI

Legia'nın 

ilk golü

ÖNE ÇIKANLAR