Kaydet
a- | +A

Evet, dün bahsettiğimiz gibi, Estonibelgrad "vire" ile teslim edilmişti. Ancak Yahya Ağa ve sekiz korkusuz cengâver, cenk ederek şehit olmak arzusuyla kalede kaldılar... Kahramanlar, sabah namazından sonra kaleden çıkan akıncıların, iyice uzaklaşıp uzak ufukta kaybolmalarını beklemişlerdi. Zira cenk hemen başlarsa, onların dayanamayıp geri dönmelerinden ve düşmana saldırıp sonuna kadar döğüşerek boş yere yok olmalarından korkuyorlardı...

Kül rengi semada belirsiz hissedilen güneş azıcık yükseldiği sırada kale kapısı açıldı. Sekiz korkusuz Osmanlı göründü. O zamana kadar hâlâ inanamayan düşman askerleri şaşkın şaşkın bakakaldılar. Seksen bin askere karşı sekiz kişi.

-Yok canım... Olamaz böyle şey... Belki de teslim olmak için geliyorlar.

Yaylarına el attılar!.. Osmanlılar, efsanevî ejderhalar gibi heybetle yaklaştılar ve "Bismillah" diyerek ansızın yaylarına el attılar. Kahredici bir ok yağmuru ile düşman safları birbirine karıştı. Osmanlılar, âdeta talim yapar gibi gözle zor takip edilen bir hızla ok çekiyor, gezleyip gezleyip fırlatıyorlardı. Düşman askeri, Osmanlıların mesafesine ok düşüremiyorlardı. Yanaşmak isteseler de vurulup düşüyorlardı. Sonunda oklar bitti. Bu sefer palalarına sarılıp, kuzuyu gören kurtlar misali: "Yâ Allah!" diyerek düşmana daldılar.

Seksenbin kişilik ordu, ancak onlarla burun buruna geldiği zaman şaşkınlıktan kurtulabildi. Şimdi Osmanlı serdengeçtilerinin karşısında, toz duman içinde kümeler meydana geliyor, ama bu kümeler, birkaç saniye içinde içinde infilak edercesine dağılıyor ve orta yerden "Allah" sadasıyla bir bahadırın önce palası, sonra kendisinin yükseldiği görülüyordu. Alman tarihçilerinin kaydettiğine göre, Yahya Ağa, 160 kişiyi yere sermişti. Okların verdiği telefat bilinmiyor. Osmanlılara sokulamayan düşman, sonunda mızraklarını fırlatmaya başlamıştı. Her yanı kan içinde, bir kolu kopmuş olarak fırtına gibi esen Yahya Ağa''nın vücuduna bir anda dokuz mızrak birden saplandı. O anda Koca Osmanlı akıncısının dudakları Kelime-i şehadeti söylüyordu.

Bu nasıl bir cesaretti! Diğer akıncılar da birer birer şehit düştüler. Fakat sekiz kişi, düşman askerinden en az sekiz bin kişiyi haklamışlardı.

Alman tarihçilerinin kaydettiklerine göre Avusturya ordusunun kumandanı, benzeri görülmedik bir cesaretle mücadele eden bu kahramanlara büyük bir cenaze merasimi tertip etti ve bütün düşman askerleri, uzun taburlar ve alaylar halinde bu şehidlerin karşısında şapka ve miğferlerini çıkararak sancakları ile saygı duruşunda bulunuyorlardı...

ÖNE ÇIKANLAR