Kaydet
a- | +A

Yavuz Sultan Selim Han''ın biricik dert ortağı, sırdaşı Hasan Can, hem üzüntülü hem de celalli gördüğü Padişaha sordu: -Merakımı bağışlayın Sultanım, acep sıkıntınız nice ola? -Şu Tomanbay dedikleri, tedbirsizlik eyler... Başına topladığı kıptî ve diğer taifesiyle İslam âleminde fitne çıkarır. Biz dahi isteriz ki, atalarımız gibi Frenk illerine cihad idelüm. Velakin arkamızda böyle fitneciler varken, kâfir eline gidilir mi? -Haklısınız Devletlûm. Müslümanlar arasında anlaşmazlık oldukça düşman bayram eder.

"O fesadın halli gerek!"

Koca Yavuz kaşlarını çattı: -Önce şu Mısır fesadının halli gerek. Tomanbay kibirlisinin burnu kırılmalı ki, İslam âlemi ferahlaya.. -Cenab-ı Hak, niyetiniz gibi seferinizi de mübarek kıla Sultanım... Biz cümlemiz Allah yolunda Din ve Devlet uğruna kurbanız... 1517 senesinin ılık bir Mayıs sabahı, Osmanlı ordusu Üsküdar''da toplandı. Mağlubiyet yüzü görmeyen bu mübarek askerler sefere hazırdılar. Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim Han, biraz sonra atının üzerinde, askerlerinin karşısına geçti: -"Gazilerim... Yiğitlerim... Şahbazlarım... Erlerim... Erenlerim... Askerlerim! Ne mutlu bize ki, Allah yolunda, din ve devlet uğrunda harbe gideriz. Yeryüzünde fesat çıkaranları temizlemek, üzerimize farz oldu. Bu yolda ölürsek, müjdeler olsun bize. Cenab-ı Hak cümlemizin yardımcısı olsun. Âmin. Gelin gayri helallaşalım. Bizim sizlerde bir hakkımız varsa, yerden göğe kadar helal olsun. Sizin de kaldıysa... -Bizler de helal ettik!.. Daha sonra Koca Sultan, sefer emrini verdi: -Ya Allah... Bismillah... Allahü ekber...

Bu çöl geçilmeliydi! Zaferle beslenen Osmanlı ordusu, geçtiği beldelere adalet ve bereket dağıtarak ilerledi, ilerledi... 9 Ocak Perşembe günü Meşhur Sina Çölüne geldi, dayandılar... Bu kum deryası, bir yanardağ krateri gibi kaynıyordu. O tarihe kadar bu çölü böyle bir orduyla geçen görülmemişti. Büyük İskender buraya geldiği vakit, askerlerini denizden göndermeğe mecbur olmuştu. Timur Han da Hindistan''ı, İran''ı, Anadolu''yu ve Bağdad, Halep, Şam gibi birçok memleketi fethedip geçmişti. Ancak buraya geldiği zaman çaresiz kalarak geri dönmüştü... Burada güneş o kadar kızgındı ki, yumurtayı kuma koysalar 40 saniyede pişer, lop olurdu. Havadaki kuşlar yanlışlıkla çöle dalsa, 500 metre uçmadan cansız yere düşerdi. Bu çöl geçilmeliydi, geçilecekti de; fakat nasıl?!.

ÖNE ÇIKANLAR