Oruç ve İlyas kardeşlerin tekneleri ile Rodos şövalyelerinin büyük gemisi birbirine rampa ettiler! Kanlı bir çarpışma başladı. İlyas şehid oldu, Oruç da esir düştü. Şövalyeler Rodos adasına götürüp haraç mezat sattılar ve onun için esaret yılları başlamış oluyordu... Şehzade Korkut, o zamanlar Antalya Valisi idi. Hayırsever bir Müslümandı. Her yıl Rodos''a adamlar gönderir, şövalyelerin eline esir düşmüş Türkleri para ile satın alıp azad ederdi. Bugünlerde Korkut''un adamları adaya geldiler ve 40 kadar esir düşmüş Müslümanı satın alarak döndüler...
Şehzade Korkut''a gitti Korkut tarafından satın alınan Müslüman esirler bir gemiye bindirilip Antalya''ya götürülmek üzere yola çıkarıldı. Anlaşmaya göre esirler teslim alınınca para teslim edilecekti. Eziyet olsun diye Oruç, bu esirleri götüren gemiye forsa olarak bir küreğe çakılmıştı. Gemi Rodos''tan ayrıldıktan birkaç saat sonra şiddetli bir fırtına patlak verdi. Koca gemi hırçın dalgalar arasında kağıttan bir kayık gibi sallanıyordu. Nihayet bu şiddetli dalgalara dayanamayan gemi parçalandı ve batmaya başladı. Herkes korkudan titrerken Oruç sevinç içinde dua ediyordu... Bu arada müthiş bir gayretle ayağındaki demiri kırarak zincirlerinden kurtuldu. Azgın sularla boğuşarak sahile çıktı. Artık kurtulmuştu...
Oruç doğruca Antalya''ya geldi ve Şehzade Korkut''un yanına gitti. Sadrazam Hadım Ali Paşa ile arası bozulan Korkut, bir ara Mısır''a gitti ve yanında Oruç''u da götürdü. Bu tarihlerde Mısır''da hüküm süren Memluk Sultanlığının kuvvetli bir donanması vardı. Orada bir Mısır savaş gemisine kaptan oldu ve bu gemiyle İskenderun''a doğru yelken açtı. Fakat yolda Rodos donanmasının baskınına uğradılar. Mukavemet imkanı kalmayınca gemisini yakıp sahile kaçtı. Bu son tecrübe ile Oruç çok şey öğrendi. Artık düşmanını tamamen tanıyordu. Kardeşinin intikamını alması yakındı. Tekrar Antalya''ya geldi ve tekrar oraya dönen Şehzade Korkut''a başından geçenleri anlattı. Korkut ona kısa zamanda bir gemi donattı ve: -Senin istikbalin denizlerdedir, haydi yolun açık olsun Koca Reis, diyerek uğurladı.
Onun yolu açık oldu...
Oruç''un yolu açık oldu. Artık onun önünde durabilecek hiçbir donanma kalmayacaktı. Kardeşi Hızır''ı da yanına aldı. İleride Barbaros Hayrettin Paşa adını alacak olan Hızır, eşsiz denizcilik tecrübesini ağabeyi Oruç Reis''ten öğrendi...
Cihan Sultanı Kanuni Süleyman''ın karşısına Avrupa kıt''asında hiçbir imparator çıkamıyordu. Barbaros kardeşler de aynı devirde Akdeniz''e tamamen hakim olmuşlar ve en ünlü amiralleri dize getirmişlerdi...

