Kaydet
a- | +A

Devir, Osmanlının yükselme dönemi... Yer, Fatih Camii... Ramazan ayında bir cuma günü... Vakit yaklaşmakta... Cemaat akın akın camiye girmekte. İmam kürsüde... Camiye girenler arasında biri var ki; zahiren diğer insanlar gibi yürüyor; fakat adeta adım atmadan içeriye bir yıldız gibi kaymakta... O kim mi; tabii ki Hızır aleyhisselam!.. Camiye girip, bir köşeye oturuyor. Kürsüde imamın tesirli vaazı sürmekte...

"Uyuma kardeşim!" Hazreti Hızır''ın yanına kırk yaşlarında bir zat-ı muhterem gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta. Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hazreti Hızır adamı dürtüklüyor:

-Uyuyacaksın kardeşim!.. Adam gayet sakin:

-Beni rahat bırak.

Hazreti Hızır susuyor... Ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak! Bir daha dürtükler:

-Uyuyacaksın dedim! Adam cevap verir:

-Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık bereketlenmek için sakalında bir tel bırakmaz!..

"Ya Rabbi, bu nasıl iştir!"

Hızır aleyhisselam susar ve gözlerine kapar, boynunu büker ve: -Ya Rabbi, bu nasıl iştir ki, benim kim olduğumu bilen bu kulunu ben bilmiyorum! O anda kendisine bildirilir ki: -Ey Hızır! Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...

ÖNE ÇIKANLAR