Mehmed Emîn Tokâdî hazretleri şöyle anlatmıştır:
Muhammed Kumul Efendi vefâtından önce, hastalığı sırasında bana; "Şu birkaç cild kitâbı, Dârüsseâde Ağası Beşir Ağa''ya götür. Bizim duâ ettiğimizi söyle. Bunlar Medîne-i Münevvere''ye gönderilecek. Bunların konulacağı yeri onlar bilirler. Gönderip bizi duâdan unutmasınlar" şeklinde vasiyette bulundu. Birkaç gün sonra vefât etti...
"Âhiret kardeşimizdir"
Vasiyetleri üzerine o kitapları alıp, vâlilerin toplantı günü huzurlarına vardım. Kalkıp kucaklayarak, yanlarına oturmamı söyledi. Hâl hatır sorduktan sonra, İstanbul''da bulunup, ziyâretlerine fazla gidemediğim için üzüldüğünü söyledi. Merhûm Muhammed Kumul Efendinin selâmını söyleyip kitapları arz ettiğimde, büyük bir üzüntü ve ağlama ile kitapların yerine gönderilmesi için emir verdi. Mecliste bulunanlara beni tanıtıp; "Âhiret kardeşimizdir" dedi. Vedâ edip kalktığımda, hizmetçilerine şöyle emretti: "Bize gelenler dünyevî bir iş için gelirler. Bu zâtı iyi tanıyın. Geldiği zaman misâfir var diye bekletmeyin. Zîrâ bunlar bizi Allah rızâsı için ziyârete gelirler." Koynuma bir kese koydu. Bakınca içinde yüz altın olduğunu gördüm... Mehmed Emîn Tokâdî hazretleri ikinci defâ Mekke''ye gidişinde şöyle anlatmıştır: "Mekke''ye giderken Medîne''ye uğradık. Hocam Ahmed-i Yekdest hazretlerinin vasiyetine uyarak Medîne''de ikâmet eden Şeyh Abdürrahîm Buhârî hazretlerinin yanına gittim. Görüşüp konuştuktan sonra beni Resûlullah''ın sallallahü aleyhi ve sellem Kabr-i şerîfini ziyârete götürdü. Ziyâret sırasında koynundan bir kâğıt çıkarıp okuduktan sonra, bana vererek tebrik etti. O sırada yanımızda bulunan bir zât da beni tebrik etti. Bana verdiği bu icâzet sebebiyle kucaklayıp öptü. Ertesi gün tekrar Resûlullah''ın sallallahü aleyhi ve sellem kabr-i şerîfini ziyârete gittim. Bu sırada kendimden geçip, yere çöktüm. Bir süre böyle kaldıktan sonra gözlerimi açtığımda, yanımda duran birini gördüm.
"Ağa sizi bekliyor" Bana selâm verip; "Ağa sizi bekliyor, buyurun!" dedi. "Ağa kimdir?" dedim. "Şeyh-ül-harem, ağa hazretleridir" dedi. Yanına gidip onunla sohbet ettikten sonra, bu zâtın hocam Ahmed-i Yekdest hazretlerinin talebelerinden Beşir Ağa olduğunu öğrendim. O gün birbirimizi unutmamak üzere âhiret kardeşi olduk."
Mehmed Emîn Tokâdî hazretlerinin tanışıp âhiret kardeşi olduğu bu zât, o zaman Şeyh-ül-harem vazîfesi ile orada bulunan Dârüsseâde Ağası Beşir Ağa idi... Bu iki nurlu zât için el-fatiha...

