1853 senesinin 15 Mayısında Rus ordusu, Güney Dobruca''da mühim bir Türk kalesi olan Silistre Kalesini muhâsaraya başladılar. 80.000 kişilik Rus ordusu, kaleyi savunmakta olan Mûsâ Paşanın emrindeki 10.000 kişilik kuvvet karşısında bozguna uğradı. 41 gün içinde yaralanma ve ölüm sebebiyle birkaç defâ kumandan değiştirmek zorunda kalan Ruslar, 25 Haziranda 15.000 ölü, 25.000 yaralı vererek muhâsarayı kaldırdılar...
Akın akın gönüllü geliyordu
Biz burada size bu muhasaranın başka bir yüzünü anlatmak istiyoruz... Rusların Silistre Kalesini kuşattığı duyulunca, buraya yardım için memleketin her tarafından akın akın gönüllü geliyordu. Bunlar arasında Aydın''ın tanınmış efelerinden 100 kişi ile Isparta eşrafından birçok yiğit vardı. Gelenlerden en çok dikkat çeken biri de 7 yaşında, mükemmel silahlanmış bir çocuktu. Kale kumandanı Mûsâ Paşa bu çocuğa hayretle bakarak: -Bu kimdir? Diye sordu. Babası selam vererek öne çıktı ve: -Oğlumdur efendim. Moskof''un muhasarasını duyunca o da din ve devlet uğrunda çarpışmaya geldi.
Mûsâ Paşa ağlıyordu... Bu sahne, Mûsâ Paşa ile beraber bütün askerin gözlerini yaşarttı. Paşa, çocuğu okşadı ve ona hayır dualarda bulundu... Harp başladıktan sonra bu Anadolu çocuğu babasının yanından hiç ayrılmadı ve onunla beraber savaştı. Hatta bir hücumda babası esir düşüyordu ki onu kurtarmağa bile muvaffak oldu. O, çocuk yaşına rağmen nice kahramanlıklar gösterdi ve memleketine "Küçük Gazi" olarak döndüğünde nice büyükler ona gıptayla bakıyordu...

