Aylardan beri kuşatma atında bulunan Edirne''de yiyecek ve cephane iyice tükenmişti. Buna rağmen bu atalar yadigarını, her türlü takdirin üstünde bir cesaret ve kahramanlıkla savunuyorlardı. Balkan Savaşlarını konu alan bir yabancı yazar: -Hiç kimse Edirne''nin akıbetinden, cesur müdafii Şükrü Paşa ve askerlerini sorumlu tutamaz, demişti.
Barış görüşmeleri sürüyordu
Mütareke sırasında müttefikler arasında başlayan barış görüşmeleri devam ediyordu. Eğer Türkiye ile Balkan devletleri arasında anlaşma sağlanamazsa, savaşın tekrar başlayacağı söyleniyordu. İstanbul''dan gelen ikinci bir telgraf haberi de bunu teyit ediyor, Edirne''nin dayanması isteniyordu. Şükrü Paşa bundan memnundu.
-Son kurşunu atmadan şehri düşmana teslim etmem, diyordu. Şükrü Paşa, ikinci telgrafı aldıktan üç gün sonra, Bulgarlar tarafından kuşatılmış bulunan Edirne dışında bulunan ve şehirdeki karargah ile irtibatı kesilmiş olan bir birliğe yeni bir talimat göndermek ihtiyacını duydu. Bu kolay bir iş değildi.
Şükrü Paşa, karargahtaki subayları birer birer gözünün önüne getirdi. Bu tehlikeli, fakat o nisbette de şerefli görevi kime verebileceğini düşündü. Üsteğmen Mehmet Ali, Üsteğmen Cafer, Teğmen Şevket ve Teğmen Sadık... Bunların dördü de yiğit çocuklardı. Hepsini de ayrı ayrı tecrübe etmişti. Ancak Teğmen Sadık Edirneli olduğundan onu tercih etti... -Oğlum, dedi, sana tehlikeli, fakat çok şerefli bir vazife vermek istiyorum. Senin gibi bir Türk evladının cesaret ve kahramanlığını arttıracak sözleri de fazla buluyorum. Ne dersin? -Her tehlikeli vazife bana şeref verir Paşam. Hata bu, hayatım pahasına bile olsa.
"Allah yardımcın olsun!"
Şükrü Paşa teğmenin bu mertçe sözlerden duygulanmış ve gözleri dolmuştu.
-Öyle ise, dedi, kurmay başkanını gör, ondan lüzumlu talimatları al. Bu akşam hava karardıktan sonra yola çıkarsın. Allah yardımcın olsun Sadık. -Başüstüne Paşam! Geriye döndü, sert adımlarla Paşanın odasından çıktı... Teğmen Sadık görevini başarmış, fakat geriye dönerken düşmanın bir yaylım ateşine maruz kalarak şehit olmuştu. Şükrü Paşa, bir Kurmay Yüzbaşının verdiği bu acı haberle yıkılmıştı âdeta... Teğmen Sadık''ın kahraman hanımı kocasının şehit olduğunu duyunca nasıl hareket ediyor, yarın da onu anlatalım inşallah.

