Kaydet
a- | +A

Başbakan Erdoğan Orta Doğu başta olmak üzere dünyadaki kanlı olaylara seyirci kalan BM'yi her fırsatta göreve davet etti. Zaman zaman da gelişen olaylar karşısında BM'nin yetersiz kaldığını belirterek, yapısının değiştirilmesi önerisinde bulundu. En son da geçen ay ortalarında," Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi adalet dağıtmıyor, beş tane daimi üyenin her birinin iki dudağının arasındadır, insanlığın geleceği" diye bir uyarı daha yapmıştı.

Evet, Erdoğan'ın bu ikazları ses getirdi ve BM geç olsa da çok duyarlı bir açıklama yaptı! Ama Erdoğan'ın beklediğinin aksine Türkiye'ye ültimatom verir nitelikte bir açıklamaydı bu. Konusu da Gezi Parkı ile ilgiliydi:

Sözcüsünün açıklamasına göre Genel Sekreter, farklılıkların giderilmesi ve çatışmanın önlenmesi için azami itidal ve yapıcı diyalog kurulması çağrısında bulunuyor ve istikrarın diyalog, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğüne saygı yoluyla garanti altına alınabileceğine inandığı dile getiriliyordu. Kısacası Erdoğan'a akıl veriyordu.

Myanmar'da Arakan Müslümanlarının, Suriye'de yüz binlerce muhalifin öldürüldüğü, İsrail'in Filistinlileri evinden yurdundan ettiği bir ortamda BM Genel Sekreterini böyle bir açıklama yapmaya iten sebep nedir doğrusu merak ediyoruz.

Söyleyin şimdi bana Erdoğan BM'ye kızmasın da kime kızsın?

Sayın Ban Ki mun, suya tirit açıklamalarla vakit geçirme... Yapacak başka işin yok mu senin?!.


Dingo'nun ahırı!

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,  Gezi Parkı olayı nedeniyle polisten yakınanlar için, "Kusura bakmayın, burası Dingo'nun ahırı değil" diye bir cümle kullandı geçen gün. MHP lideri Bahçeli de grup toplantısında Bülent Arınç'ın bu sözlerle herkese gözdağı verdiğini ileri sürdü.

Biz de düşündük-taşındık bu "Dingo'nun ahırı" hakkında kısa bilgi verelim dedik, sizlere...

Eski İstanbul ile ilgili bir kavram Dingo'nun ahırı. Taksim alanının batı kısmındaki Sular İdaresi ile Fransız Konsolosluğu arasında bulunan bu ahır Rum sahibinin ismini taşımaktadır. Atla çekilen tramvaylar Şişhane yokuşunu çıkabilmek için Azapkapı'dan takviye at alır ve Taksim'e kadar öyle gelirlermiş. Atlar çok yorulduğu için Dingo'nun ahırında dinlendirildikten sonra tekrar Azapkapı'ya götürülürmüş. Gün boyu çok at girip çıktığı için dilimize yerleşen bu sözcük halen "giren çıkan belli değil" anlamında kullanılmaya devam ediliyor.

Kurt siyasetçi Arınç bu sözü kullanırken aklından neleri geçirdi, tabii ki bilmemiz mümkün değil?!.



Felsefe

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu grup toplantısında yalancılıkla suçladığı Başbakan Erdoğan'a verdi veriştirdi. Bir saatlik konuşmasında bizim dikkatimizi çeken ise şu sözleri oldu, Taksim Gezi Parkı olayları ile ilgili olarak:

"Çocuklu, türbanlı kadına söylediğin gibi saldırı varsa, yapanlar hayvandır, eğer yalan söylediysen sen de insan değilsin!.."

Bu sözün altında yatan benzetme çok ağır bir benzetme gibi geldi bize ama diyelim ki,  olayı  ispat etti Sayın Erdoğan, o zaman Sayın Kılıçdaroğlu ne diyecek?

"Çocuklu, türbanlı kadına söylediğin gibi saldırı varmış, bunu yapanlar hayvandır. Yalan söylememişsin o halde sen de adam gibi adamsın" mı?!.

ÖNE ÇIKANLAR