Çeyrek asırdır yaz ve bayram tatillerinde Kocaeli''nin Kandıra ilçesine bağlı Kefken beldesine gidiyorum. Kefken ve Cebeci köyleri, Ege ve Akdeniz''in güzelliklerine kafa tutan cazibesiyle yaz aylarında arı kovanına dönüyor. (Hatta "Kovanağzı" diye bir beldesi bile var!) Bu bayram, Dosteli köyünde kahvede otururken, bir şey dikkatimi çekti. Köydeki iki kahveden biri, yani Şeref''in kahvesi, orta yaş ve üstü insanlara, Çerkez kahvesi ise gençlere hizmet veriyor. Tabii yirmi beş yıl gide gele herkesi tanıyorsunuz. Şeref''in kahvesinde sohbet ederken, bizim Macit Dayı''nın öteki kahvede oturduğunu gördüm.
- Hayırdır, Macit Dayı neden gençlerin kahvesinde oturuyor, diye sordum Şeref''e... - Oo, duymadın mı olayı, diye karşı soru ile cevap verdi. Yepyeni bir öykünün kapısını tıklatmakta olduğumu hissettim:
- Duymadım, anlat hele... - Neredeyse altı yedi ay oldu. İsmet Dayı burada iken o gelmez bu kahveye... Hatta aynı camiye bile gitmez! Bu olayın ne kadar çarpıcı olduğunu anlamak için şunu bilmek gerek: Dosteli köyünde Laz, Çerkez, Manav (yerli halk) ve Kürtler bir arada yaşar; ve, tarih boyunca üç şey hiç olmamış: Hiç köpek beslememişler, hiç hırsızlık görmemişler, hiç kavga etmemişler. Hatta köyün adının bu özelliklerden geldiği söylenir.
*** Olayı öğrenir öğrenmez, işi çözmeye karar verdim. - Muhtar, gel beraber Macit Dayı''ya gidelim, onu ikna edip buraya getirelim, İsmet Dayı ile barıştıralım. Muhtar: - Yapma müdürüm, biz o işi en az on kere denedik. Olmadı, olmuyor. Beni bir defa daha şey ettirme... - Ama bugün bayram. Sonra işin içinde ben de varım, hemşehrisiyim sonuçta. Gel hadi.... Muhtar gönülsüzce kalkıp peşime düştü.
Yakın, hemen iki yüz metre ötedeki gençlerin kahvesine gittik. Macit Dayı bahçede, sırtı bize dönük oturuyordu. Karşısına geçtim, beni görünce ayağa kalktı: - Oo Müdür Bey! Ne zaman geldin? Bayramın mübarek ola... Kısa bir hasbihalden sonra: - Seni Şeref''in kahvesine götürmeye geldim, dedim. Suratı asıldı.
- Yapma, dedi, yapamam. O orada iken, olmaz. Meseleyi biliyorsundur.
- Biliyorum Macit Dayı. Ama sizi barıştıracağım.
Uzatmayalım. Macit Dayı''nın sağ koluna girdim, muhtara işaret ettim, öteki koluna girdi, "Yapmayın, etmeyin" diyen diline inat ayakları yürüdü. İsmet Dayı ile Macit Dayı karşı karşıya geldiklerinde, bütün kahve ayaktaydı. Hatta Çerkez kahvesindeki gençler de bahçe tarafında toplanmış bize bakıyordu. İsmet Dayı elini uzattı: - Bayramın mübarek olsun Macit, dedi. Sonra yanağını uzatarak Macit Dayı''nın sağ yanağına dokundurdu. Ve Macit Dayı da yıllardır ayrı kalmış kardeşini kucaklar gibi İsmet Dayı''ya sarıldı.
Böylece, Karadenizli Macit Dayı şubat 2009''da Bingöl Kiğı''da Karslı İsmet Dayı''nın oğlunun da aralarında bulunduğu PKK''lılarca şehit edilen oğlunun acısıyla yaklaşık yedi aydır konuşmadığı komşusu ise barıştı; neticede İsmet Dayı''nın oğlu da aynı çatışmada öldürülmüştü. Evlat acısı siyaset, hamaset dinlemiyordu...

