Hatırlayacaksınız Dersim olayı ile ilgili tartışmalar sırasında, Başbakan Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında "Tarihle yüzleşmek" üzerine polemikler yaşanmıştı. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin tarihini bilmemekle suçlamış, Kılıçdardoğlu da, "CHP'nin geçmişi, şanla, şerefle doludur" gibi kalıp sözlerle karşılık vermişti. Bu şan ve şeref dolu, tarihe (Tek parti dönemi ve devamı olan Milli Şef dönemi) burada girmeyeceğiz. Zira hiç kimsenin geçmişinden dolayı utanmasını istemiyoruz.
Sayın Kılıçdaroğlu 19 Mayıs yürüyüşü dolayısıyla Samsun'daki mitingde "Tarih baskıcı rejimlerle doludur. Hiçbir despot rejim, hiçbir baskıcı rejim hayatta kalmamıştır ama demokrasi ve özgürlüğün olduğu rejimler hep ayakta kalmıştır" dedi ya, Başbakan Erdoğan'ı diktatörlükle suçlarken...
Bu sözlere bakarak Sayın Kılıçdaroğlu şan dolu, şeref dolu geçmişini çok güzel bir şekilde yâd etti diyebilir miyiz? Ya da farkında olmadan kendi kalesine gol attı diyebilir miyiz? Veya söz sanatına başvurarak, "Ben her şeyin farkındayım ama..." hatırlatmasıyla birilerine gönderme yaptı diyebilir miyiz?!.
Paramparça
Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün araştırmasına göre; gelir seviyesi yükselen aileler interneti daha az kullanıyormuş. (TV izleme oranı yüzde 92'lerde... Bu da ayrı bir vahim durum) Herkesin bildiği bir gerçek, internet insanları bağımlı yapıyor. Bunun da ötesinde birtakım ahlaki yozlaşmaların da besin kaynağı. Çocukları ve gençleri birtakım zararlı yayınlardan korumak için alınan tedbirler yetersiz kalıyor.
Bu araştırmanın verileri bizi şöyle bir tablo ile karşı karşıya bırakıyor:
Bu illetten kurtulmak için hükümetlere toplumun refah seviyesini artırmak gibi büyük bir görev düşüyor... Bu mümkün olabilir mi, keşke olsa... Bunu görebilmek için 2023 yılını beklemek zorundayız. Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi Cumhuriyetimizin 100'üncü kuruluş yıl dönümünde şu anda 10 bin dolar civarında olan kişi başına düşen milli gelir 25 bin dolara ulaşacak.
Ama insanın içinden şöyle bir şey de geçmiyor değil; Egemen güçler teknolojiyi, fakirleri sömürmek, beyinlerini yıkamak ve oyalamak için mi üretiyor?
İyi, kötü, çirkin...
Memur-Sen Konfederasyonu yöneticilerinin pratik zekâsı sayesinde, medyatik hâle gelen toplu sözleşme görüşmelerinde olup bitenden anında haberdar olduk. Hükümetin önerdiği zam teklifleri gündeme geldiği anda cep telefonlarımıza mesaj olarak yansıdı. Zam müjdesi bekleyenler de medya sayesinde gelişmelerle ilgili an be an bilgi sahibi oldular. Önceleri bu tür toplantılarda olup bitenler bir sır gibi saklanırdı, şimdi ise gizlilik diye bir kavram kalmadı.
Bu olayı gelişen teknolojinin nimetlerinden biri mi ya da yok ettiği mahremiyetlerden biri mi olarak kabul edeceğiz?!. Tercih sizlerin...

