F.Bahçe''nin ligin ilk yarısında avucunun içine aldığı ciddi puan farkı G.Saray''la Beşiktaş''ın hele hele Trabzonspor''u koşmak şöyle dursun yürümeden emekleyerek oynayışlarından kaynaklanmıştı. Tabii geçen sezon Gerets''i kucaklayan futbol şansı bu süreçte Zico''yla da kol kola gezdi. Bu Zico''yu teknik direktör olarak değerlendirmeme gibi bir felsefe koymuştum aklıma ama, zaman zaman da F.Bahçe''ye ettiklerini anlatabilmek için bazı açılımlar da yapmak zorunda kaldım. İşte dünkü Rizespor maçı bu zorunluluklarından birini kağıda dökmemi gerektiriyordu.
Bir kere hemen şunu sorayım, F.Bahçe futbol takımı kimin? Cevap tabii ki yüz yıllık F.Bahçe''nin olmalıdır. Ama işin aslı öyle mi? Günümüz F.Bahçe takımı resmen ve alenen Alex''indir. Dolayısıyla da yurttaşı Zico''ya da parselden bir hisse düşmektedir. O hissenin dağıtıldığı kişiler arasında tabii ki Deivid de bulunmaktadır. Ama Türk Milli Takımı''nın formasını giydiği için kim bilir belki de aşırı milliyetçiliğe kurban giden Aurelio, bu pastadan payını alamamaktadır. Defalarca yazdık söyledik , F.Bahçe''nin bugünkü kadrosunda Semih''ten başka uç oyuncusu rolüne çıkıp perde kapandığında selam verecek oyuncusu yoktur diye. Ama yukarıda değindiğim parselasyonda Semih de yoktur, çünkü nüfus kağıdında T ve C harfleri yer almaktadır. Dün Rize''de baskın gol diyeceğimiz penaltı ve ardından Ferdi''nin Avrupai golü F.Bahçe''de meşhur parselasyonun dışında kalanlardan Can''ı da yiyecekti. Tabii Serkan da hissedar değildi. Ama Alex ve Deivid''le F.Bahçe 9 kişi oynuyordu, bunun herkes farkındaydı bir tek kişi hariç kulübedeki eski ünlü futbolcu bugünkü çaylak Zico. Rizespor ikinci gole ulaşana kadar sahayı F.Bahçe''ye bıraktı ama ne Deivid ne de Alex yırtınan Aurelio''ya ve koşan ama ne yaptığını bilmeyen Tuncay''a hiç ortaklık edemediler. Serkan arkadan çıkamadı, Uğur çıktığında da topla buluşturacağı adamların yerinde hep Yasin, Bashir ve oralara yardıma gelen Serhat ile Victoria''yı buldu. Rize''nin Mısırlı yeni oyuncusu, Ergin''le savunmalarına yakın kaldıkları bölümlerde Zafer hiç kendini orta alana atamadığından Anderson da Fener savunmasını yıpratmaya çalıştığından, oyunun "oyun tarlası" F.Bahçe''nindi. Ama orada devamlı sıfır çeken Alex ve resmen icat ettiği penaltıyla morali bozulan Deniz de yoktu. Tümer''in oyuna girişiyle ki bu takımda sabaha kadar ilk 11 oyuncusudur. Ama o da pastadan pay almadığı için dışarıdadır. F.Bahçe sağa sola öne ortaya kontrollü top kullanmaya başladı. Ancak ne var ki ilerideki Semih''in dışında bu toplara kendini gösterecek savunmanın dengesini bozabilecek eleman sıkıntısı alabildiğine yaşanıyordu. Şayet Rıza Hoca, Zafer değişikliğini 85. dakikada yapmak yerine, ikinci yarıya bir fazla koşan orta saha ile başlayabilseydi ve de Ferdi''yi oyundan almayıp bu yanlışı yapmasaydı, F.Bahçe''nin 2-1''lik umudu yerine 3-4 farklı Rize galibiyeti ortaya çıkardı.
Son bir cümle ile bazı vurgular yaparak yazıyı bitiriyorum. Selçuk Dereli''nin tayinine kuşkuyla bakanlar geçen sezon ki Trabzon''daki galibiyeti bu sezon G.Saray maçında verilmeyen penaltıyı akıllarına getirmeden feci bir utanmazlık sergilediler. Bir de şunu hatırlatmak istiyorum. Japonya Dünya Kupası''nın haftası dolarken elenmişti. O günle F.Bahçe''ye Zico''ya gelişi arasında neredeyse 1.5 ay geçmişti. Gördünüz mü şimdi ne bulunmaz Hint kumaşı almış F.Bahçe teknik direktör olarak

