"Topun canı" önce bize sonra rakibe isteyince umutlar yine macera torbasının içine düştü.
Arsadan başlayıp da belli bir forma içine girdiğimiz günlerden bu yana, sanki futbolun anayasasının ilk üç maddesinden biri olan "Topun da canı var" maddesi belki de yüzlerce maç bize kendini hatırlattı.
Dün akşam da Konya'da genelde biraz ağır da olsa çok pas yaparak baskı altında tuttuğumuz Letonya takımının genel olarak söylüyoruz, vücudunun çarpmadığı yer bırakmayan top 76. dakikaya kadar bizim şu anda 1 numaralı seyircimiz olan Konya'ya da "Bismillah" çektirtti. Terim Hoca'nın dün akşam kurduğu ilk 11'e bir diyeceğim olacak tabii ki.
Madem ki Şener bu kadar aktif kanlı ve canlı oynayabiliyor ise neden ilk 11'de sahaya çıkmamıştı da, Fenerbahçe'de bir türlü seyredemediğimiz ama orta alana geçtikten sonra hayli etkili olan Ozan, neden bu kadar geç Bursaspor günlerine döndürülmemişti. Tabii, bir diyeceğim daha olacak. Rakip alana oturtulmuş bir oyunda Umut Bulut'la iki santrfor meselesi sizce ne verdi ki?
Yukarıda da değindiğim gibi hayli kalabalık bölgelerde ona buna çarpıp geri dönen toplardan başka. Arda'nın maçı tamamlaması böylesine bir rakip karşısında ne derece doğru bir karardı tartışırım. Aşağı-yukarı 3.5 aydır maç oynamamış bir futbolcunun rakip ne kadar sınıfsız olursa olsun, bu kadar uzun süre hem de takımın racon kesicisi olarak oynatılmasına aklım pek ermez. Hani Arda gibi topu tutup, takımı bekleyen ve organize edebilen bir oyuncu bence dün akşamki beklenilen futbol olgusunda harcanmıştır. Şimdi aynı Arda, acaba pazar akşamı ne yapacaktır. Terim Hoca, 83'te yaptığı Burak-Topal değişikliğiyle bence şu ana kadar yaptığı ince eleştirilerden sonraki çarpıcı doğrusuydu.
Orta alanı böylesine acemilerden kurulu ama koşarak saha boşaltan bir takıma karşı maçı kaptırmamak adına tampon yapmak anlaşılır bir değişiklikti.
Şöyle önümdeki notlara baktığımda bizim takımın hani genel deyimle ön bloğu diye adlandırdığımız yerlerde oyuncuların tamamının değiştiğini görüyoruz. Ama ben Volkan'ın çıkışını da hatalı buluyorum. Şöyle bir anımsarsak, ilk yarıdaki pozisyonlarımızın neredeyse en net olanlarının tamamı Volkan'ın dar alandaki hünerlerinin eseriydi. Bu arada çakma stoper diye nitelediğimiz Hakan Balta'nın onca emekten sonra kaçabilecek bir maçı milli takım için tuttuğunu da unutmayalım.
Özetle, birinci engeli Pazar gününe umutlar taşıyarak aştık. Hadi bakalım hayırlısı derken yazımızın başlığındaki "Topun canı" bu defa rakibe isteyince umutlar buraya kadar yazdığımız doğru veya yanlışlarla birlikte yine macera torbasının içine düştü.
MAÇIN ADAMI
Hakan Balta

