Kaydet
a- | +A

Japonya''nın Osmanlıyla iş birliği yapacağı yıllarda Rusya, Osmanlı devletine karşı büyük bir askerî harekâta hazırlanıyordu. Sultan ll. Abdülhamid Han, tek başına Rus orduları ile başa çıkmanın çok zor olacağını bildiği için, Japonya ile yapılacak bu iş birliği sayesinde bir müttefik kazanacak ve eğer Rusya Osmanlı devletine saldırmadan önce, Japonya Rusya''ya savaş açarsa, böyle bir felakete uğramayacaktı. Bu sebeple Japon İmparatorunun amcası, Türk-Japon dostluğunun tesisi için 1897''de İstanbul''a geldi... Padişah tarafından mükemmel bir şekilde ağırlanan Prens, memnun bir şekilde ülkesine döndü.

Yokohama limanına ulaştılar

Sultan Abdülhamid, bu dostluğu daha da kuvvetlendirmek ve bir ittifak antlaşması yapmak için, 1899 yılında Japonya''ya bir heyet göndermeyi kararlaştırdı. Bunun için, 1861''de İstanbul-Haliç tersanesinde inşa edilmiş "Ertuğrul Firkateyni" görevlendirildi. Kendi devrindeki gemiler içinde en üstün özelliklere sahip olan Ertuğrul, Miralay Osman Bey kumandasında, 61 subay ve 546 erden oluşan mürettebatıyla, Abdülhamid Han''ın imtiyaz nişanını ve kıymetli hediyelerini Japon İmparatoru Meiji''ye vermek üzere, 9 Temmuz 1889 Pazar günü İstanbul''dan hareket etti. 7 Mayıs 1890 günü Japonya''nın Yokohama limanına ulaştılar. Burada muhteşem bir karşılama oldu. Osman Bey, karaya çıktıktan sonra İmparator tarafından kabul edildi ve Sultan Abdülhamid Han''ın gönderdiği nişan ve hediyelerle birlikte Osmanlı Devletinin dostluk ve iyi dileklerini sundu... Türk denizcileri, Japonya''da üç ay kaldılar. Bu müddet zarfında, Japon uzmanlardan denizcilikle ilgili yeni bilgiler aldılar ve kendi tecrübelerini de onlara aktardılar.

Ve, Ertuğrul firkateyni, 14 Eylül 1890 Pazar günü saat 13.00''de İstanbul''a dönmek üzere denize açıldı. Ne var ki, Ertuğrul, 16 Eylül Salı günü Oşima adasının güneyine geldiği sırada şiddetli bir fırtına patlak verdi. Dağ gibi yükselen okyanus dalgaları, koca gemiyi, makinelerin bütün gücüyle çalışmasına rağmen, önüne katmış, Funakara kayalıklarına doğru sürüklüyordu. Kaptan ve mürettebatın olağanüstü gayretleri netice vermedi ve gemi kayalıklara bindirdi...

Gemi ikiye bölünmüştü!

Çarpmanın şiddetiyle koca gemi hemen ikiye bölündü. Bu iki kısım, hızla batmaya başladı. Denizcilerimiz de batan gemileriyle birlikte sulara gömüldüler. Bu feci hadisede, 538 kahraman boğularak şehid oldu. Ancak 69 kişi sağ kurtulabildi. Bu olay tarihe "Ertuğrul Faciası" olarak geçmiştir. Şehitlerinizin ruhları şâd olsun.

ÖNE ÇIKANLAR