Kaydet
a- | +A

Emlâkçide çalışan ve aynı zamanda Açık Öğretim''e devam eden M.F., bağımlı gibi yanında taşıdığı laptopunun gizemli derinliklerinden nasıl olmuşsa bir sevgili bulup çıkarmıştı. Büroda, evde, yolda, kafede, otobüste, nerede olursa laptopunu açıyor, müşteriye daire ve arsa resimlerini göstermenin yanı sıra, messengerda kız arkadaşı ile de yazışıyordu. "Doğduğunda en çok kim sevinmişti bilmiyorum. Ama bugün dünyada olmana en çok kimin sevindiğini biliyorum. Onun için, iyi ki doğdun prenses." Doğum günü mesajıydı bu... *** Kadın Paris''te yaşıyormuş... Güzel Sanatlar okuyormuş... "Dalida" rumuzunu kullanıyordu ve gerekçesini "Dalida''nın evinin bulunduğu mahallede oturuyorum" diye yazmıştı tanıştıklarında... Delikanlının, "Dalida kim?" sorusuna üzüldüğünü söylemişti. "Dalida Mısırlı dünya güzeli bir şarkıcı. Daha sonra Fransa''ya gelmiş. ''Bambino'' şarkısını hiç duymadın mı?" Gerçekten de 1960''dan 1987''ye kadar dünyanın en önemli seslerinden biri olarak yaşamıştı Dalida... Ölümü ise tam bir dramdı. Özel hayatındaki arka arkaya mutsuzluklar sebebiyle kendisini yalnızlığa mahkum etmiş, "Sanatta başarılı oldum, hayatta asla" demişti. "Nasıl doğacağımı seçemedim, nasıl öleceğimi seçebilirim" diyerek 2 Mayıs 1987 günü 57 yaşında iken evinde uyku hapı içerek intihar etmişti. "Birlikte olduğum bütün erkekler öldü; ben uğursuz bir kadınım. Beni affedin!" notu bırakmıştı. *** Parisli kız, talihsiz prenses Diana''nın son günlerine şahitlik eden Ritz otelini ve Alma tünelini anlatıyor, delikanlı, "Bu kadar çok ölüm konuşmana üzülüyorum" diye yazıyordu, "Paris''in bütün kadınları mutsuz mudur böyle uğur böceğim?"

Kız tebessümle cevap yetiştiriyordu: "Mutluluğun coğrafyası yoktur." *** "Bugün (Monmart) tepesindeki sokak ressamlarına senin fotoğrafından resmini çizdirdim. Yağmurda üşüttüm galiba, yorgan döşek terlemeye çalışıyorum bi yandan" diye yazdı bir akşam kız. Ve emlâkçi delikanlının "aşkı kabardı", "İlk fırsatta Paris''e geliyorum!" dedi.

"Sakın" diye reddetti, "Yarın kendimi iyi hissedersem Marsilya''ya gideceğiz bir grup kız arkadaşla. Bir hafta kalırız." "Zaten pasaport ve vize almam bir haftayı geçer. Geleceğim!" "Eğer beni seviyorsan, ben peki demedikçe sakın öyle bir şey yapma." "Peki." *** Bir başka gün... Delikanlı: "Ben aslında çoktan beridir hastayım" yazdı, bir süre düşündü, göndermekten vazgeçip sildi. "Gurbette üzülmesin" diye düşündü. *** Delikanlı Sağlık Karnesi''ni kendi semtindeki özel hastanenin güzel yüzlü görevlisine uzattı.

- Röntgen mi?

Emlâkçi genç, kaşlarını çatarak merakla sordu: - Nerden biliyorsunuz? - Daha önce de gelmiştiniz.

- Ha, evet. Epey oldu. - Epey konuşmuştuk hatta, unutmuşsunuz. Görevli kız bilgisayarda sevk kağıdını doldururken, yanındaki mesai arkadaşının oradan ayrılmasını fırsat bilerek, kafasını kaldırdı: - Sevgiliniz var mıydı? - Vardı ama durumumu bilmiyor. Eğer öleceksem, keşke ölmeden önce onu bir kez dünya gözüyle görseydim... - Yani hem sevgiliniz, hem hiç görmediniz öyle mi? - Evet, Paris''te yaşıyor. Messenger''da tanışmıştık. Kız bir kez daha sebepsiz yere ayağa kalktı. Çok üzülmüştü. Delikanlıya doğru sarılacak gibi hamle etti; sonra kolundan tutup yanındaki arkadaşının boşalttığı koltuğa oturttu. Ama: "Sevgilin taa başından beri burada, tam yanında" diyemedi. Hiç demedi. ------ (Otobüs Durağı cuma ve cumartesi yayınlanır.)

ÖNE ÇIKANLAR