Kaydet
a- | +A

Ben bu 4-2-4 sancısı üzerinde hatırlarsanız Mersin galibiyetinden sonra da üzerinde yoğunlaşarak yazmıştım. Hani, mahallede ederdik ya bir laf; papaz her zaman pilav yemez diye.

Maçın başlamasından kısa bir süre önce bizim Ercan Müdür'le yaptığım telefon görüşmesinde "Beşiktaş bu akşam yanarsa beni hatırla" dedim. Bu görüşüm nereden kaynaklanıyordu? Şimdi açalım...

Beşiktaş Teknik Direktörü Bilic şunu bilmeli ya da bilmiyorsa öğrenmeli ki; bırakın Türkiye'de, dünya haritasının en küçük bir metrekaresinde bile artık çift santrforla oynanmıyor. Öylesine terk edilmiş bir model ki bu, kaşifi İngilizler bile vazgeçti. Atiba ile Veli'nin omuzlarına yüklenmiş orta saha, tabii ki Gökhan, Mustafa Cenk ve Olcay'la kurulmuş ön tarafa Fransız kalacaklardı. Tıpkı öndeki dörtlünün arkasındaki orta alanla kaldığı gibi. Bir de buna sol ayaklı İsmail'in sağ kenarda oynayıp tamamlama zafiyeti göstermesi eklenince Rizespor'un kadrosu istediğini alabilecek ikram için sofraya kurulacaktı. Lua Lua'nın başlardaki dağınık oyunu yerine biraz daha eski oturmuş Lua Lua siluetini sahaya getirseydi, Beşiktaş bu maçı kurtaramazdı kolay kolay.

Şimdi Bilic'e bir soru daha sormak isterim; Pektemek'i oyundan alıp Kerim'i Veli ve Atiba ile işbirliğine sürdüğün Beşiktaş'ı seyret, bir de ondan önceki kurduğun 4-2-4'ü... Gökhan Töre, bu Pektemek oyundan çıktıktan sonra içerilere dripling atarak Kerim ile sayısal zenginliğe uğramış, orta alanı top taşıyıcı biçimiyle de ihya etti. Rize golden sonra neden geriye yaslandı diye herkes yazıp çizecek.

Şifo kardeşim, her şeye rağmen Lua Lua'yı en azından önde tutup Beşiktaş'ın içindeki korkunun atılmasına yardımcı olmayacaktı.

Sonuçta 4-2-4 kurbanı Beşiktaş, bir anlık enstantane ile paçayı kurtardı. Ben bu 4-2-4 sancısı üzerinde hatırlarsanız Mersin galibiyetinden sonra da üzerinde yoğunlaşarak yazmıştım. Hani, mahallede ederdik ya bir laf; papaz her zaman pilav yemez diye. Aynen öyle oldu.

MAÇIN ADAMI

Gökhan Töre

KIRILMA ANI

Motta'ya yapılan penaltının es geçilmesi

ÖNE ÇIKANLAR