Kaydet
a- | +A

Hiç tartışmasız, geçtiğimiz günlerin en çok dikkat çeken, çok kişiyi yerinden hoplatacak demecini Fenerbahçe Erkek Basketbol takımının teknik patronu Obradovic verdi. Çıktı dedi ki, "Fenerbahçe'nin 25 milyon taraftarı var yakıştırması bir hikâyeymiş... Çünkü biz kulübün tarihinde ilk defa Final Four'a kaldık, ama Efes gibi bir rakiple oynayacağımız maçta tribünler boştu..." Bu sözleri bu ülkede herhangi bir spor branşının teknik patronu söyleyebilir mi? Fısıldayamaz bile... Tepki var mı? Gerçekten hikâyeymişsiniz malum kişiler... Ama bu sözleri eden adam Obradovic olursa, sizin de yapacağız bir şey kalmıyor...

İleriyi görebilmek!


Bu sütunlarda da yazdım iki ay önce... Dedim ki, Fenerbahçe Kadın Basketbol takımının teknik adamı çok zayıf. Derhal gönderilip yerine bu takımı yönetecek hoca alınmalı diye... Geçen hafta gönderdiler. Yani ne zaman mı? Hep final oynadığı ligden Abdullah Gül Üniversitesi bileti kestikten sonra... Yine de aferin be!

Del Piero ve son adam!
Siz siz olun, İtalya'nın ünlü oyuncusu Del Piero'dan başkasını tanımayın. Çünkü bizim "Piero"lar zararlı... Zaten Erman'ın ifadesine göre "uygun biçimde" hazırlanabiliyorlarmış. Bir de şu son adam masalına inanmayın. Çünkü öyle bir adam yok... Sadece bariz gol şansı yakalayan adam var. 
Beşiktaş'ın büyük derdi!
Hiç kimsenin beğenmediği, sık sık Beşiktaş'a bir sağ bek gerekir diye yıprattığı en formda oyuncusu Serdar cezalı... Necip de öyle... Ersan sakat... Opare, Sivok, Franco ve Motta'dan geri blok kurarsanız ki, Trabzon gibi deplasmanda ancak bu kurgu ile mücadele edebilirsiniz, o zaman altı yer için sadece bir yabancıya yeriniz kalıyor... Sosa mı, Demba Ba mı, Atiba mı? Hadi bakalım Bilic, çık işin içinden!
Helal olsun Konyalılar!
Torku Konyaspor'un maçına bakayım dedim. Ne kendilerinin, ne de rakibin ligde bir amacı, hedefi yok. Eleklerini çoktan asmışlar bile... Ama o ne? Stat neredeyse yüzde 75 oranında dolu... Oysa bizim şampiyonluk mücadelesinin tarafları hâlâ yüzde 50'lilere bile gelemediler, birbirleriyle oynamadıkları sürece... Konya'nın futbol seyircisini bir kere daha kutlarım.
Aaaa Dortmund 10 kişi imiş!
Bursaspor-Fenerbahçe maçı bittikten sonra hemen Bayern-Dortmund kupa maçına döndüm... Bakıyorum da, Dortmund sanki bir kişi eksik gibi... Yukarıdan çekim yapıldığında alelacele saymaya çalışıyorum, öyle geliyor hep... Kulağım spikerde. Yani Sevgili Ercan Taner'de... Neyse, 15 dakika sonra "Kampl oyundan atılınca Dortmund 10 kişi kaldı" diyebildi de, doğru saydığımı öğrenebildim... 
Hocalara gel!
Bu tip şeyleri hesaplamayı pek sevmem ama "Üç Büyükler" dediğimiz ülke sporunun lokomotifi olanların profesyonel futbol takımlarının toplam maliyeti, herhalde 500 milyon Türk lirasını bulur, hatta geçer bile... Peki, bu büyük maliyetli kadroları hangi teknik adamlar yönetiyor, yönlendiriyor? Yine yanlış saymadıysam Fenerbahçe'de 7, Galatasaray'da 6, Beşiktaş'ta da 5 adet yabancı milli takımların oyuncuları var. Yani Obradovic'i yazarken, sanırım çok haklı oluyorum...
Yahu Hamza; böyle bir demeç olur mu? 
Hamza Hamzaoğlu kardeşimiz, Gaziantepspor maçından sonra Yasin'le, Bruma'yı kastederek şöyle konuştu: "Onlara, zora girersek maçı kurtarmaları yolunda oyuna gireceklerini söyledim. Yani yedek kalışınızı problem etmeyin." Ben hayatımda böyle bir teknik adam demeci duymadım. Yani biz Yasin'in girdiği 61.dakikaya kadar bu işi götüremeyiz itirafıdır bu... Nasıl götürsün ki? Hem Umut, hem de Burak'la... Trabzon'da götüremediği gibi yani... Ya da maç 3-0 olursa siz kulübede kalırsınız kardeşler demek de değil midir bu?
Gelelim TRT Spor'un programına...
Geçen hafta bu sütunlarda TRT Spor'daki programla ilgili bir kaç satır yazmıştım. Sunucu Derya Hanım ve yorumcular Deniz Gökçe ve Serdar Ali Çelikler, "İşte Tanju'nun jübile maçıdır" diye bir VTR sundular. Tanju'ya da mikrofon uzatıp, jübilesini yaptığını söyletmişler. Sonra da benimle isim vermeden duayen çizgisinden dalga geçmeye kalktılar. Ben de İbrahim Kırkayak'ı aradım. Kendisine bir sorsunlar bakalım ne demişim. Siz de mi merak ettiniz? Acaba Tanju bu jübilesi için kaç bilet satmıştır? O bir jübile maçı mıdır, yoksa "Hadi gel bakalım şu Bursa maçında bir on dakika oyna" diye kıyak mıdır? Tanju bu maç için hangi organizasyonları yapmıştır? Selçuk Yula mı? O da Erzurum'la yapılan hazırlık maçında sadece ve sadece iki dakika için girip çıkmıştır. Ailesine bir sorun bakalım rahmetli Selçuk mu organize etmiş o maçı? Kaç adet bilet satmıştır? Aman dikkat ha; karşınızda 48 yıl sadece ve sadece spor gazeteciliği, tekrar ediyorum, spor gazeteciliği yapmış biri var... Yani ayağa düşmüş spor yazarlığı değil... Koca Türkiye Cumhuriyeti'nin TRT'si kimlere kalmış?

ÖNE ÇIKANLAR