Hacca gitmeyenlerin hepsi "niye iki defa giderler ki" diye başlar söze ama bunu diyenler bir kere gittiler mi tekrar gitmenin yollarını ararlar. Sorun bakın bunu diyenlerin çoğu ikinci kez gitmiştir. Nedendir bilinmez bütün dünya Müslümanları hacca genç gelmeye çalışırken bizimkiler hacca gitmek için yaşlanmayı beklerler. Kimi oğlunu iş sahibi yapmadan, kimi kızını evlendirmeden yola çıkamaz. Dahası genç yaşta hacca gidenlere de iğneleyici sözler sarfeder, ''Acelen neydi'' gibi lakırdı ederler. Onun içindir ki bizde hacı dedeler, hacı anneler çoğunluktadır ama hacı abiler ve hacı ablalar bulunmaz.
Ama gelin görün ki kutsal topraklara gidince ''ben niye bu kadar geç kaldım'' diyenin haddi hesabı olmaz. Çünkü kutsal beldelerde ibadetin hazzını alabilmek için takata ihtiyaç var. 60''ını devirenler tat ve haz alsalar da çok zorlanır, genç gelmediklerine pişman olurlar. Düşün oralara kadar gitmişken bir Cebel-i Nur''a (Hira Dağı) bile çıkamaz ya da yolundan dönüp içli içli ağlarlar.
Geciktirmeyin! Diyanetin her yıl düzenlediği istatistiki verilere göre hacılarımızın yaş ortalaması 60, kilo ortalaması 90. Bu yaşta bu gövde bu topraklarda yürür mü? İşte bu kadar yürür.
Sıkıntı sadece bu olsa neyse... Bizim hacılarımız her nedense trencilik oynar gibi tavaf yapar, çoğu kere ibadet yapayım derken birbirlerinden kopmamak adına diğer hacılara eziyet ederler. 50-60 kişilik gruplar halinde yollarda karşıdan karşıya geçerler. Hatta alışverişleri bile ortak yapıp, fuzuli eşya alırlar
Eğitim şart
Kutsal topraklardan dönen hacılar sohbetlerinde Endonezyalıları öve öve bitiremezler. Sebebine gelince hepsi genç hepsi eğitimlidirler. Daha çocuk yaşlarda fona kaydolurlar ve devlet onlar adına kenara para koyar. Yaşları 25 oldu mu sıraları gelir ve hazırlanmaya başlarlar. Üç aylık eğitimin ardından küçük bir imtihana tabi olurlar ki bunu geçemeyenler bir dahaki seneyi iple çeker, bir yıl boyunca yanıp tutuşurlar.
Kutsal topraklarda iki laftan biri "Hacı ya sabır"dır. Bu söz adeta bu kutlu yolun alfabesidir. Ama "Hacıya sabır" diyenler de dikkate değer bir rakama ulaşır. Çoğunluğunu İranlıların oluşturduğu bu kişiler kimseye acımaz silindir gibi ezip geçerler. Nitekim Mina''daki şeytan taşlama sırasında yaşanan olaylar bunun son örneği oldu. 254 kişinin vefat etmesine sebep olan olaylar sadece bir izdiham diye geçiştirilip gerek Suudların organizasyondaki maharetsizlikleri gerekse alınması gereken tedbirler gözardı edildi.
Türk her yerde Türk! Mekke''de Mesfele''yi mekan tutan Türk hacıları burayı adeta bir Türk mahallesine çevirmiş. Her yerde başında Türk kelimesi olan bir bakkal, fırın, lokanta hatta berber görmek mümkün. Hatta geçtiğimiz yıllarda buraya koca koca Türk bayrakları asılırmış ki, Suudların sert tepkileri sebebiyle bu bayraklar artık asılamaz olmuş. Ama asıl adı Misfillah olan mahalle bizim Türklerin dilleri dönmediğinden olsa gerek Mesfele olarak kalmış. Bayrağımızı asamasak bile Arapların otobüslerine bizim hacıların tabiri olan Mesfele ismini yazdırmayı başarmışız.

