Bu konuda sizi ikna edemeyeceğimi biliyorum. Olsun. Karar mercii değilim nasılsa, fikrimi yazıyorum:
Türkiye, futbolda yabancı sayısını 5 ile sınırlandırmalıdır. Çünkü burası, kendi şartları olan "özel" bir ülke ve biz yabancı oyuncu transferini yapamıyoruz.
"Abi, bi sol bek bulamıyoruz"a sonra geleceğim. Yabancı sayısının artırılmasını isteyenler Janko, Bienvenü, Alves, Krasic, Dentinho gibi "enkazlara" döktükleri paranın hesabını versin önce.
Yabancı sayımız 5'le sınırlı olsaydı, Emre Çolak'ı, Semih Şentürk'ü, Hasan Türk'ü, Yasin Öztekin'i, Anadolu'da nice parlamaya hazır yıldızı söndürmezdik. Ve, bir sürü kırık dökük yabancı yerine ince eler sık dokur, Hagi, Sow, Johnsen, Şota gibi kalitelileri alırdık.
Yabancı konusunda özel şartlar koyan nice ülkeler var; milli olma sayısı, yaşı, "yabancı kaleciye yasak" vs. Biz de lig maçlarında milli marş okuyup sonra da şike yapmaktan çekinmeyen bir ülkenin şartlarına uygun kısıtlamalar koyabiliriz.
UEFA'ya üye 53 ülke içinde yabancı futbolcu ve teknik adamla en fazla uyuşmazlık dosyası bulunan ülkeyiz. Hangi yüzle fazla yabancı istiyoruz?
"Yabancı sınırsız olursa Avrupa'da başarımız artar" ihtimali kesin değil ama bugünkünden daha çok paranın yabancıya gideceği kesin. Üstelik biz 2 yabancı ile başlamıştık ve yabancı sayısı artıkça Avrupa'da başarılarımız artmadı.
Tarihin en büyük kulüp başarısını 4 yabancı ile elde ettik.
(+) diyerek kulübeye veya tribüne transfere karar verenlerden hesap sorulmalıdır. Ne kadar yabancıya izin veriliyorsa tamamı oynayabilmelidir.
"Öyle diyorsun ama Alman futboluna bak" doğru örnek değil. 1900 yılında kurulan Almanya Futbol Federasyonunun başkanlık koltuğunda 11. başkan oturuyor. Federasyonunu 1923'te kuran Türkiye'nin 41.başkanı görevde... Mali tablosu bozuk diye 3 kulübünü küme düşüren ülke ile, mali tablosu bozuk diye Avrupa'dan atılan kulübün başkanını federasyon başkanı yapan ülke kıyaslanamaz!
İngiltere'ye bakın mesela... 2006 sezonunun ilk yarısında İngiltere'nin iki büyük takımı Chelsea ile Arsenal oynadı; sahada hiç İngiliz yoktu! Dahası var; 2011 yılında Premier Ligin 13. haftasında Arsenal'in Fulham ile oynadığı maçta Arsene Wenger'in 18 kişilik kadrosunda 16 farklı ülkeden futbolcu yer aldı! İyi de, İngiltere uluslararası turnuvada son kupasını 1966'da kazandı; Arsenal'e ise her dönem altyapıdan oyuncu çıkaran Manchester'in şampiyonluklarını alkışlamak düşüyor.
"Yabancı kısıtlanırsa yerli oyuncunun fiyatı artar" görüşü çok doğru değil; çünkü yerli oyuncunun fiyatı nispi olarak artsa bile, büyük kulüpler büyük para vermek yerine kendi oyuncusunu yetiştirme yoluna gidecek. Bu da futbola yeni yerli yıldızlar kazandıracak. İşte o zaman "Bi sol bek bulamıyoruz abi" sızlanmasına da gerek kalmayacak.
Kulüplere "ilk on birde alt yapıdan bir oyuncu" mecburiyeti getirilebilir. "Avrupa kupalarında oynayan bir yabancı takıma" yerli oyuncu satan kulübe fazladan bir yabancı hakkı tanınabilir.
Son söz: Bunca para ve imkâna rağmen futbolcu yetiştirmeyip, haldır haldır Almanya'nın, Hollanda'nın bulup çıkardığı Türk çocuklarını koparıp getirmek, kolaycılıktır.

