Kaydet
a- | +A

Islahat Fermanını hazırlayan ve yürürlüğe koyan Âlî Paşa, hırslı ve kaprisli bir adamdı. Tenkit edilmekten hoşlanmazdı. Rakiplerine karşı acımasızdı. Mevkiini muhafazada aşırı derecede hassasiyet gösterirdi. Bu sebeple, Padişahın huzurunda kan-ter içinde kalır ve konuşurken elleri titrerdi...

"Aranızda nasıl bir fark var?"

Fuad Paşa da, zengin bir Batı kültürüne sahip olup, Doğu ve Batı edebiyatını çok iyi bilirdi. Gayet açık sözlü ve hazırcevaptı. Sultan Abdülaziz Han''ın Sadrazamlıklarını da yapmış olan bu iki ünlü devlet adamı iyi arkadaştılar. Bir sohbette, Fuad Paşa''ya bir soru yönelttiler:

-Âlî Paşa ile aranızda ne gibi bir fark var?

Fuad Paşa nüktedan bir adamdı. Bu soruyu enteresan bir benzetmeyle şöyle cevaplandırdı:

"Biz muhallebici gibiyiz" -Âlî Paşa ile ben muhallebiciye benzeriz. O, nefis muhallebi yapar, fakat satmasını bilemez. Ben yapmasını bilmem, lakin satmasını bilirim. O, muhallebi satmak için sokağa çıkıp da korkunç seda ve eda ile "Muhallebiciii" deyince çocuklar korkup kaçarlar. Ben tablayı başıma koyup çacukların hoşuna gidecek bir ses tonuyla "Küçük beylerim, küçük hanımlarım, güzel muhallebim, kazandibim vaaar..." diye mahalle aralarında dolaşmağa başlayınca çocuklar oyuncakçı geçiyormuş gibi hemen etrafıma dizilirler. Kadınlar pencerelerden seslenip, tablanın üstünde ne varsa alırlar...

ÖNE ÇIKANLAR