Evet, zalimler korkak olur. Sinan Reis''in önünde diz çöken Amiral de hem titriyor hem yalvarıyordu. Böyle bir katili affetmek mümkün müydü?
-Affedin beni efendim, size ağırlığımca altın ödeyeyim! Sinan Reis birden kükredi: -Bre korkak! Dünyanın altınını versen yine de senin Müslümanlara yaptıkların affedilmez!
"Canımı bağışlayınız!"
-Türkler yüce gönüllüdür, af dileyeni affeder, canımı bağışlayınız! -Böyle İslam düşmanlarına acınmaz. Aydın Reis, asın şunu direğe! Aydın Reis bu emri yerine getirmek için ileri fırladı. Amiral son bir ümitle inledi. Sinan Reis: -Bre soysuz, sen yüzlerce gemi, binlerce askerle Osmanlı köylerine saldırıp Müslümanları öldürürken acıdın mı? İlyas Reis''e acıdın mı? -Siz Türkler bizim gibi değilsiniz. Affedicisiniz. Bağışlayıcısınız. Sizleri bilemedik. Evet, düşmanı haklıydı. O dediği affetme hasleti Sinan Reis''de de vardı... Bu kadar yalvarma ve inlemelere dayanamadı: -Bu solucana bir şans veriyorum! Denize atın onu. Yüzerek kendini kurtarabilirse kurtarsın! Aydın Reis bu amansız Müslüman düşmanına acımayı yersiz buluyordu. Biraz ağırdan aldı. Sinan Reis emrini tekrarladı: -Aydın kulaklarını aç! At şu adamı denize!
"Sen görmemiş ol!.."
Aydın Reis ilerledi. Bu adamı denize attıklarında yüzerek karaya çıkacağından emindi. Amirali iki eliyle kaptığı gibi havaya kaldırdı ve denize fırlattı. Adam denize düşerken boğuk bir feryat kopardı ve sulara gömüldü, bir daha da çıkmadı. Düştüğü yerdeki sular köpürmüş, karışmıştı. Murat Reis, Aydın Reis''e yaklaştı ve fısıltıyla sordu: -Amiral denize düşerken karnından kan fışkırıyordu, ne yaptın? -Reis bana, onu denize at dedi, attım. Fakat elimdeki pala karnını yırttı galiba! Bazan böyle "hata"lar oluyor işte... Ama sen yine de görmemiş ol!..
İki deniz kurdu...
İki deniz kurdu manalı manalı birbirine bakıştılar... Müslümanları sinsi ve kalleş bir düşmandan kurtarmışlardı. Evet, büyük denizci Barbaros''un yetiştirdiği gözüpek denizcilerden Aydın ve Salih Reis, Akdeniz''de yıllarca zalimlerin korkulu rüyası olmuşlardır...

