“Hayat rüya gibi geçmiş, 14 Temmuz gecesi babamın ebedî âlem yolculuğu başlamıştı...”
Hatırama bugün de devam ediyorum... Babamın cömertliğinin bir sınırı yoktu. Cebindeki son kalan parası bile olsa birini sevindirmek için hiç düşünmez, onu hemen harcardı. Sevdiklerini mutlu etmek için onlara aldığı herhangi bir şeyin bir kere beğenilmiş olması onun için yeterliydi. Sonrasında her gün mutlaka almaya devam ederdi. Torunu Şevval, aldığı bir acıbadem kurabiyesini beğendiğini söyleyince iki hafta boyunca her gün alıp getirmişti.
Bazen hayatın kendisine hiç gülmediğini söylerdi. Ne zaman ki önce mesai arkadaşı, sonra da en yakın dostlarından birisi olan insanla ve onun hediye ettiği o nadide kitapla tanıştı; işte o gün hayat babamın yüzüne gülmüştü.
Hatırlıyorum, 12 yaşındaydım. Hem kendisinin manevi bir huzura hem de insanların din ve dünya saâdetine kavuşması için çalışma arzusuna, Resul İzmirli Bey ve onun hediye ettiği Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabı vesile olmuştu.
Sonrasında ise ilk defa onun tanıştırdığı Türkiye Gazetesi Ege Bölge Müdürü rahmetli Ziya Yalçın Bey’i tanımak, hayatının en unutulmaz günlerinden biri olmuştu. Daha ilk görüşmede ona bir evlat gibi sahip çıkan şefkat gösteren ve böylece ona bu gurbet ellerinde artık yalnız olmadığını hissettiren bir de ağabeyi olmuştu.
Onun sayesinde artık birçok candan dostu vardı... Bazen akşamları, çoğu zaman da hafta sonları katıldığı, güzel dinimizi anlatan o kıymetli eserlerin satış hizmetleri ve birlikte çok zaman geçirdikleri ekip arkadaşları ona abıhayat olmuşlardı…
Resul ve Ziya Beyler gibi gece gündüz beraber olduğu iki kişi daha vardı. Babamı hep görüp gözeten ve her ihtiyaç duyduğunda yardımına koşan, gerçek iki güzel dost olan Bekir ve Dr. Zeynel beyler ona kardeş; benim de gerçek amcalarım gibi olmuşlardı...
Hepsi de bu hayatta unutulmuş olan ahde vefa duygusunu yaşatan insanlardı. Hani “Her şeyin yenisi, dostun eskisi makbuldür” derler ya, işte eski ve eksilmesi istenmeyen dostlar bunlardı. Babamın bu fâni dünyadan ayrılıncaya kadar sevdikleriyle beraberlikleri 45 yıl sürmüştü.
Hayat bir rüya gibi çabuk geçmiş, 14 Temmuz gecesi babamın ebedî âlem yolculuğu başlamıştı. O dostlarıyla beraber acı tatlı, lezzetli yemek tadında sohbetlerle birçok güzel hatıra biriktirmişlerdi. DEVAMI YARIN

