Kaydet
a- | +A

Brüksel temaslarından sonra izlenimlerini gazetemize değerlendiren Fazilet Parisi lideri Recai Kutan hem iyimser hem de karamsar konuştu. Kutan, AB''nin Türkiye''yi gerekli değişimi tamamladıktan ve Avrupa standartlarına uyum sağladıktan sonra üye olarak kabul etmekte iradeli olduğunu söyledi.

"Hükümet çabuk davranmak ve önümüzdeki iki yılı iyi değerlendirmek zorundadır. Bu zaman aşıldığı takdirde Türkiye Yugoslavya''nın bile gerisine düşecektir." diyen Kutan Türk üyeliğinin AB için bir zenginlik olacağına dair görüşlerin artık herkes tarafından paylaşıldığını belirtti. Kutan''a göre AB, Türk üyeliği ile dünyaya bir mesaj vermek istiyor. Bu mesaj AB''nin bir Hıristiyan kulübü olmadığını gösterecek ve çok kültürlü, çok dinli bir zenginler kulübü olmak istediğini kanıtlayacak.

Yerimizde sayıyoruz AB geçtiğimiz yıllarda yayımladığı Türkiye raporlarında demokratikleşme, insan hakları, Kıbrıs, Kürt konusu ve Yunanistan ile ilişkilerde Türkiye''nin neler yapması gerektiğini belirtmiş ve beklentilerini sıralamıştı. Kutan temasları sırasında AB yetkililerinin söylediklerine dayanarak "AB bu alanlarda bir gelişme olmadığına ve Türk hükümetinin adım atmadığına inanıyor" dedi. Kutan partisinin adaylık sürecinde Türk hükümetine her türlü desteği vermeye hazır olduğunu Avrupalı muhataplarına ilettiğini söyledi. Kutan''a göre Avrupa somut adım atılmasını istiyor ve başlatılan reform sürecinin sürdürülüp netice vermesini bekliyor.

15 yılımızı alır Brüksel''deki temaslarını değerlendiren Kutan şunları söyledi:

"Türkiye bu hızla 15 yıldan önce üye olamaz. Biz de ''bu süre çok uzun tenzilat yapın'' dedik. Brüksel bürokrasisi AB ile adaylık sürecinin inkıtaya uğramasından çekiniyor. Balayı dönemini sabote edecek davranışlardan kaçınılmasını istiyorlar. Halkın çoğunluğu AB üyeliğini istiyor. Siyasi partiler de AB üyeliğini destekliyor. Açıktan karşı çıkan ve itiraz eden bir parti TBMM''de yok. Böyle bir ortamda başlatılan ekonomik ve siyasi reform süreci hızlandırılmalı. Avrupa''nın beklentileri doğrultusunda adımlar atılmalı. Fazilet de bu sürece her türlü desteği vermeye hazır."

Peki sorun nerede? Recai Kutan böyle geniş bir desteğe ve ana muhalefet partisinin eksiksiz katkıda bulunma teminatı vermesine rağmen reform sürecinde neden ilerlenemediğini şöyle izah ediyor:

"Herkes mütereddit davranıyor bu konuda. Demokratik bir ülkede olmaması gereken gelişmeler yaşanıyor. Fazilet Partisi''nin kapatılmaya kalkışılması da bunu gösteriyor. Bu durumu AB yetkilileri anlamıyorlar ve Fazilet kapatılırsa adaylığı unutun diyorlar"

Kutan''a göre bu tür gelişmeler itibar kaybettiriyor ve rencide ediyor. Kutan şu soruyu soruyor:" Türkiye AB''ye katılmayı hakikaten istiyor mu istemiyor mu? Şayet istiyorsa kendisinden talep edilenleri yerine getirmek zorunda"