AB Komisyonu''nun Fransız üyesi Michel Barnier, birliğin mevzuat ve yasalarının, Türkiye dahil 12 yeni üyeyi kaldırabilecek şekilde reforma tabi tutulması gerektiğini söyledi. AB''nin hükümeti sayılan komisyonun işleyişi ile ilgili reforma öncelik verilmesi gerektiğini kaydeden Barnier, "veto" konusunun, "nitelikli çoğunluk" sistemine dönüştürülerek, bugüne kadar karşılaşılan "kararlarda kilitlenme" probleminin üstesinden gelineceğini kaydetti. Reformlar konusunda, aday ülkelere de danışılarak bilgi verileceğini söyleyen Barnier, " 20 veya 22 üyeli bir AB''de, herkese veto hakkı tanınması, bugüne kadar karar almada zorlanan 15''li birliği iyice çalışamaz hâle getirir" dedi.
"AB''nin siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarı geniş bir uzlaşmadan geçer. Bunun için de veto kalkmalıdır" diyen Barnier, iki vitesli bir Avrupa istenmediğine dikkati çekti.
NATO FAKTÖRÜ AB açısından en büyük tehlikelerden birinin, bazı dış ve askeri politikalarla ilgili kararların NATO''da alınması olduğunu belirten Barnier, "Avrupa; egemen, bağımsız ve kendi geleceğini belirleyici güç ve kapasite ile donatılmalıdır. Rusya, Türkiye, Balkanlar ve Kuzey Afrikalı komşular ile sorunları çözmede tek sesle konuşulabilmelidir" diye konuştu. Barnier, bugüne kadar "ekonomik dev, siyasi cüce" tanımlamasına maruz kalan AB''de, üyelerin; dış politika, güvenlik, silah sanayii alanlarında hükümranlık haklarını paylaşmak mecburiyetinde olduğunu belirterek, "Ama, bu her ülkenin kendi egemenlik hakkını tamamen terketmesi anlamına gelmemeli" görüşünü dile getirdi.
BAĞIMSIZ AVRUPA AB Komisyonu''nun Fransız üyesi, yeni reform sürecinin en geç 2002 yılına kadar bitirilmesi gerektiğini söyledi. Barnier, reformların, AB''nin büyük bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmesine yardımcı olacak şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydetti. Fransa''daki siyasi partilerin büyük bölümünün, ulusal egemenlik hakkının paylaşılmasına karşı çıktıklarına dikkat çeken Barnier "Bugün yapılacak tercih, Fransa ile Avrupa arasındaki bir olay değildir. Bağımsız ve egemen bir Avrupa ile sürekli etki altına kalan bir Avrupa arasındaki seçimdir" dedi.
TÜRKİYE''NİN DURUMU AB Komisyonu yetkililerine göre, Roma Antlaşmasındaki eksiklikler Maastricht Anlaşması ile doldurulmaya çalışıldı. Ama bu da yetmedi ve Amsterdam''da noktalanan reform sürecine girildi. AB''nin 40 yıllık tarihinde, şimdi yeni bir "hükümetler arası konferansla" dördüncü yapısal ve kurumsal reform çalışmaları başlatılıyor. Geleceğin Avrupa Birleşik Devletleri olmayı hedefleyen AB''deki son gelişmeler ve reform süreci, Türkiye''yi de çok yakından ilgilendiriyor. Türkiye, tam üyeliğe hazırlık sürecinde, kendi yasa ve mevzuatlarını sadece bugünkü Avrupa müktesebatına uydurmakla kalmayacak, ulusal hükümranlığın paylaşımına kadar uzanacak yeni reform sürecine de ayak uydurmak mecburiyetinde olacak. Avrupa''nın üniter devlet yapısına ve ulusal hükümranlık hakkına en sadık ülkelerinden biri olarak tanınan Fransa bile yeni değişim sürecine uymayı kabul ederken, AB''nin Brüksel''deki uzmanlarına göre, Türkiye''nin bu alanlarda ayak diretmesi her geçen gün daha da zorlaşacak.
Gama Türkiye yolcusu AB Dönem Başkanı Portekiz Dışişleri Bakanı Jamie Gama, Ankara''ya geliyor. Gama''nın, AB Komisyonu yetkilerinin de katılacağı ziyaretinin Ocak veya Şubat ayı içinde yapılması planlanıyor. Adaylık sonrası, Ankara-Brüksel ilişkilerinin gözden geçirileceği görüşmelerde, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) alanında yapılan çalışmalar da gündeme gelecek. Portekiz Dışişleri Bakanı Gama''nın Ankara ziyaretine önem verdiği, taraflar arasında oluşan olumlu havadan istifade edilmesi gerektiği yönünde görüş belirttiği öğrenildi.
Yeni anayasa geliyor Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Renzo Imbeni, Soğuk Savaş sonrası Avrupa''da demokrasi ve insan hakları alanında önemli gelişmeler olduğunu söyledi. Uluslararası insan hakları beyannamesinin 50. yılının kutlandığı bir sırada merkezi ve Doğu Avrupa, Güney Afrika gibi ülkelerde işbaşında bulunan bazı diktatörlerin yönetimlerden uzaklaştırıldığının altını çizen Imbeni, AB''nin, bu ülkelerin demokrasi ve insan hakları alanlarında yaptığı reformlara destek verdiğini belirtti. 21. yüzyılda, insan hakları konusunun AB gündeminin ilk sırasını aldığına işaret eden Imbeni, tüm ilişkilerin bu çerçevede gelişeceğini kaydetti. İnsan hakları ihlâli ve demokrasilerde eksikliklerin, üçüncü ülkelerin AB ilişkilerini olumsuz etkileyeceğine söyleyen Imbeni, birliğin tüm dünyadaki sivil toplum örgütleri ile dayanışmasını güçlendireceğini vurguladı. 2000''li yıllarda AB''nin yeni anayasaya kavuşacağını, bu çerçevede insan hakları ve demokratik gelişmelerin "olmazsa olmaz" şeklinde algılanacağını kaydeden Imbeni "21. yüzyıl insan hakları ve demokrasinin geniş bir şekilde yaşanacağı bir asır olacak" dedi.
Özel sektörde adaylık hazırlığı Helsinki Zirvesi sonrasında, Türkiye''nin AB''nin sanayi ve işletme politikalarına uyumu, hedefleri ve karşılaşılacak güçlükler üzerine, 17 Ocak''ta Ankara''da seminer ve panel düzenleniyor. Türkiye''nin aday ülke muamelesi görmesi, diğer adaylara uygulanan destek ve refakat tedbirleri ile karşılıklı mükellefiyetleri de beraberinde getiriyor. Türkiye ile AB arasında 2000 yılının ilk yarısında bir "katılım ortaklığı" anlaşmasının müzakere edilmesi, buna paralel olarak topluluk müktesebatına ekonomik, sosyal ve hukukî uyum ile ilgili olarak bir "milli program"ın tespit edilmesi gerekiyor.
ELE ALINACAK KONULAR Türkiye''nin ekonomik yapısının belkemiğini oluşturan Kobiler bu gelişmelerden nasıl etkilenecek? AB''nin sanayi, küçük ve orta boy işletme politikalarına uyum, Türk girişimcileri ile temsili meslek kuruluşları için ne anlama geliyor? Katılım ortaklığı anlaşması Türk Kobilerine ne gibi vecibeler getirecek ve ne gibi yardımlar sağlayacak? Gümrük Birliği''ne ilaveten katılım ortaklığı ve topluluk müktesebatına uyumda Türk Kobi''lerinin rekabet gücü ne şekilde teşvik edilecek ve temsili kuruluşların yeniden yapılanması nasıl sağlanacak? Seminere, Avrupa Birliği Komisyonu İşletmeler Genel Müdürlüğü Dışilişkiler Dairesi yetkilisi Maik Schmahl, Avrupa Kobi Esnaf ve Sanatkârlar Birliği (UEAPME) Genel Sekreteri Hans-Werner Müller, İtalya Esnaf Sanatkârlar Birliği Başkanı Antonello Pezzini ve Avrupa Birliği Komisyonu Ankara Temsilcisi Karen Fogg gibi çok sayıda davetli katılacak.

