Kaydet
a- | +A

Yunanistan''ın, isteklerinin kabul edilmemesi durumunda, Helsinki Zirvesi''nde Türkiye''nin adaylığı konusunda alınacak bir karara karşı çıkacağı kesinlik kazanmış durumda. Zirvenin sonuç bildirisinde, Türkiye''nin adaylığını tanıyan karar; Kıbrıs''ın üyeliğinin garanti altına alınması, Ege sorununun Lahey''e götürülmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin sağlanarak uluslararası hukuka saygı gösterilmesini içeren Lüksemburg kararlarına atıfta bulunulmazsa, Yunanistan tarafından veto edilecek. Atina, isteklerinin açık bir ifade ile sonuç bildirisine eklenmesini istiyor. Sonuç taslağı üzerinde müzakereler bütün hızıyla devam ederken, Yunanistan''ın görüşünün zirve kararlarına eklenmesi, bir anlamda Türkiye''nin adaylığının açık bir ifade ile ön şarta bağlanması anlamına geliyor.

FARKLI POLİTİKA Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Türkiye''nin adaylığının resmileştirilmesi karşılığında istediklerini alamazsa, veto haklarını kullanacaklarını, AB başkentlerine iletmiş durumda. Atina, Köln Zirvesi sonrası uygulamaya koyduğu, "Ankara ile olumlu atmosfer tesis edip, AB ülkeleri ile ABD''nin tepkisini çekmeme" şeklindeki politikasını, bügüne kadar başarı ile uyguladı. Önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerden başarıyla çıkmak için, Helsinki''de Türkiye ile ilgili görüşünün kabul edilmesini isteyen Simitis yönetimi, deprem felaketini de iyi kullanarak, diyalogdan yana bir görüntü çizdi. Türkiye konusunda, Yunanistan''ın devlet politikasında değişiklik olmazken, uluslararası kamuoyuna şirin görünmek için ince ayar yapıldı. Uzlaşmadan yana imaj verilmeye çalışıldı.

DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA AB komisyonu''nun genişlemeden sorumlu üyesi Gunter Verhuegen''in, yakın cevresine Helsinki''de Türkiye sorununun aşılamayacağını, bu çerçevede umutsuz olduğunu aktarması da dikkat çekti.

Simitis yönetimi, diğer ülkeleri Helsinki''de karşısına alacağı hesabını çok önceden yaparak, "Ne yapayım? Ben her şeyi yaptım" yaklaşımı ile muhtemel "Türkiye krizi"nde sorumluluğu diğer AB ülkeleri ile Ankara''nın üstüne atmayı planlıyor. Bugün yapılacak AB Dışişleri Bakanları Konseyi''nde, Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreu, son keze, Avrupa başkentleri ile Türkiye dosyası üzerinde anlaşmaya çalışacak. Brüksel''deki gözlemciler, Türkiye ile ilgili müzakerelerin zirvede AB liderleri tarafından yapılacağını, konunun çok karmaşık ve zor olduğunu ifade ediyorlar.

TÜRKİYE NE YAPMALI? Helsinki''den istediği sonucun çıkmaması durumunda, Türkiye''nin içine kapanmadan haklarını almak için mücadeleye kaldığı yerden devam etmesi gerekiyor. Ankara, duygulardan tamamen arınmış, milli çıkarlarını rasyonel şekilde hesaplamış bir yapıya kavuşmak için, reformları hayata geçirerek istediğini alabilecek imkân ve kapasiteye ulaşabilir. AB''ye güçlü ve saygın bir ülke olarak Türkiye''yi entegre yapma stratejisini gündeme getirerek, Yunanistan gibi engellerin rahatça aşılabileceğini Ankara''nın gözden uzak tutmaması önemli.

YUNANİSTAN''IN HEDEFİ İngiltere''nin üyeliğini, 10 yıl boyunca Fransa''nın veto ettiği gözönüne alınırsa, Helsinki''den istenilen karar çıkmaması durumunda Ankara''nın çizdiği yoldan sapmaması ilerisi için büyük kazanım olabilir. Yunanistan, veto ederek Türkiye''nin içine kapanmasını sağlıyor. Bir anlamda devlet politikasını hayata geçiren Atina, uyguladığı srateji ile Türkiye''yi Avrupa ile karşı karşıya getirerek, yapılması gereken ekonomik ve siyasi reformları engelliyor, batı dünyasından uzaklaştırmaya çalışıyor.

HELSİNKİ SON Helsinki''de kullanması durumunda, bu Yunanistan''ın artık son vetosu olacak. Türkiye konusunda, Avrupa ülkeleri arasında bir uzlaşma yok. Ancak Ankara''yı kontrolden kaçırmadan, belirli mesafede tutma konusunda görüşbirliği var. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi''nin "Türkiye sorununun, AB sınırının nerede biteceği tartışmalarından sonra çözümleneceği" şeklindeki konuşması, tartışmaların hangi aşamada olduğunu ortaya koyacak ip uçları veriyor.

HANGİ KARARLAR ALINACAK? Helsinki''de Türkiye''yi ilgilendiren üç ana konuda karar alınacak. Birincisi "genişleme" başlığında, aday ülkeler ile birlikte Türkiye''nin durumu için karar verilecek. Aday ülke ilan edilmesi durumunda ise Türkiye geriye dönüşü olmayan bir yola girecek. Genişleme kuşağının ikinci bölümünde yer alan Romanya, Bulgaristan, Litvanya, Letonya, Slovakya ile tam üyelik müzakerelerinin açılması için yeşil ışık yakılacak. Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda bir deklarasyon yayınlanacak. Türkiye açısından diğer önemli bir karar ise hükümetlerarası konferans (HKO) kurulması kararlaştırılacak. AB''yi 21. Yüzyıla hazırlayacak HKO çalışmaları ile AB içinde kurumsal reformlar yapılarak, birliğin 15 üyeli bir yapıdan 25 ve daha fazla üyenin yer alacağı bir uluslararası örgüte kavuşması sağlanacak.

ÖNEMLİ GELİŞME Helsinki''de, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) alanında önemli adım atmaya hazırlanan AB ülkeleri, bu yönde bir deklarasyon yayınlayarak, bir an önce otonom bir savunma örgütü kurma isteğini ortaya koyacak. Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya; AGSK''nın geliştirilip hayata geçirilmesini öngören bir belge üzerinde anlaşarak, Finlandiya Dönem Başkanlığı''na gönderdi. Söz konusu belgede savunma boyutunun bağımsız ve otonom bir şekilde kurulacağı dile getirilirken, Avrupa Gücü''nü yönetecek genelkurmay başkanının atanması ve 90 kadar kadar memur Brüksel''de hemen göreve başlaması öngörülüyor.

ASKERİ KOMİTE AB askeri yapısının kurularak güvenlik ve savunma alanında alınacak kararlar çerçevesinde operasyonların yapılmasını sağlayacak imkân ve yeteneklerin oluşturulması için calışmaların başlatılmasının istendiği belgede, AB Savunma Bakanları Konseyi kurulması isteniyor. Brüksel''de göreve başlaması istenen diğer kurumlar ise askeri ve siyasi komiteler. AB Savunma Bakanları Konseyi, AGSK''nın ihtiyaçlarını tespit ederek gerekli yapının yeniden inşa edilmesini sağlayacak. 15 birlik üyesinin genelkurmay başkanlarının katılımıyla oluşacak askeri komite, toplantılarını düzenli bir şekilde yapacak.

SOLANA BAŞTA Brüksel''de sürekli görev yapacak askeri ve sivil uzmanların AGSK''nın oluşturulmasında kilit rol oynayacaklar. Bu uzmanların başında ise NATO eski Genel Sekreteri Javier Solana bulunacak.

AB genelkurmay başkanları, muhtemel bir kriz anında operasyonu otonom bir şekilde planlayıp, istihbarat faaliyetleri, diğer imkân ve yetenekleri sağlayarak yönetilmesinden sorumlu olacaklar. Bu konuda siyasi kanattan yetki isteyecekler. AGSK''nın kurulmasında NATO ile bağlar güçlü tutulacak, AB savunma gücünü tam olarak kurana kadar ittifak ile işbirliğine devam edecek. Öte yandan Brüksel''deki Batı Avrupa Birliği (BAB) merkezi, 2000 yılı içinde birliğin kuracağı yeni savunma örgütüne devredilecek. Türkiye, Norveç, İzlanda gibi AB''ye tam üye olmayan ülkeler; kurulma aşamasında olan AGSK''da konumlarının ne olacağını merak ederlerken, yeni oluşumda BAB düzeyinde katılımın sağlanacağı, ancak ''''veto hakkı'''' verilmesinin ise söz konusu olmayacağı şimdiden kesinlik kazanmış durumda.