Kaydet
a- | +A

AB, soğuk savaş döneminde Avrupa''nın istikrarına büyük katkıda bulunan Türkiye''ye yardım yapmak yerine, Ankara''yı Brüksel kapıları önünde oyalayıp duruyor. Türkiye''ye yönelik stratejinin ana noktası, Ankara''nın tampon görevini yerine getirmesi. Böylece, Türkiye''ye biçilen bu rol ile yaşlı kıtanın istikrar ve güvenliği tesis edilmiş olacak.

Helsinki Zirvesi''ne artık sayılı günler kaldı.Türkiye-AB arasında son durak olarak nitelenen zirvede Ankara-Brüksel ilişkilerinin geleceği tayin edilecek. Tam bir yol ayırımının olacağı toplantı öncesi ise AB''nin senelerdir çok ince diplomasi ile yürüttüğü Türkiye politikasını biraz anlatmak gerekiyor. AB''nin, "kültür ve din farklılığı, 65 milyonluk Türkiye''nin Avrupa''ya entegrasyonunun pahalıya mal olacağı" temelinde inşa edilmiş yaklaşımına göre Brüksel, Ankara''yı mümkün olduğu kadar Avrupa yolunda tutacak. "Ne içerde, ne de dışarda" yaklaşımıyla oyalayıp zaman kazanacak. Avrupa''nın Ortadoğu ve Kafkaslar ile sınırı olmasını "istikrarsızlık unsuru" olarak kabul eden AB, böylece, Türkiye''ye biçtiği tampon rolü ile yaşlı kıtanın istikrar ve güvenliği tesis etmiş olacak.

SAVUNMA HARCAMALARI Soğuk savaş döneminde, NATO''nun ikinci büyük ordusu ile merkezî Avrupa''ya yönelik tehditi ortadan kaldıran Türkiye; savunma, eğitim, sağlık giderleri ile Batı Avrupa''daki ülkelerin seviyesine bir türlü gelemedi. Doğul Bloku yıkılmadan önce Avrupa''nın istikrarına büyük katkıda bulunan Türkiye''ye yardım yapmak yerine, tersine aynı görevi biçen AB, Ankara''yı Avrupa kapıları önünde oyalayıp duruyor. Türkiye''ye yönelik stratejinin ana noktası, Ankara''nın tampon görevini yerine getirmesi. Ankara Antlaşması''nın imzalanmasına şöyle bir göz atacak olursak, aradan 36 yıla yakın bir süre geçtiğini görürüz. Helsinki''de adaylığın verilmesi durumunda Türkiye''nin kaç yılda tam üye olacağını bir de siz düşünün.

BASKICI TUTUM AB, Ankara''nın meselelerini çözmesinde yardımcı olacağına, önüne ön şart ve ev ödevi koyarak baskıcı bir tutum ile köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Türkiye yine senelerdir yaptığı tampon görevini yerine getirecek. Bu sırada aday ülke statüsü konumunda hiç bir yardım almadan ev ödevlerini yapmaya çalışacak. Bu sırada 15''li AB, 27 ülkeli bloğa dönüşecek. Türkiye de bir gün üye olacağı hayâli ile bekleyip duracak. Türkiye''nin, AB''nin oynadığı oyun karşısında artık kendi kartlarını da hayata geçirme zamanı geldi, geçiyor. Birbirimizi kandırarak bir yere varamayacağımız ortaya çıktı. "Avrupa''ya girdik, kapılar açıldı" gibi hayâllerimizi süsleyen sloganlar ile kamuoyunu aldatmaya kimsenin hakkı yoktur. AB üyeliği; tarihi, coğrafyası kültürü, uluslararası antlaşmaları Türkiye''nin hakkıdır. Tam üyelik Almanya, Yunanistan, şu veya bu Avrupa ülkesinin lütfu değil. AB Komisyonu''nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verhuegen, komisyonnun hazırladığı "Türkiye Raporu"nu, İsveç ve Yunanistan''ın dışındaki diğer AB ülkelerinin kabul etiğini söyledi. Bazı çevrelerin Ukrayna ve Rusya''nın aday olarak kabul edilmesini istediğini, bunun ise işi sulandırmaktan başka bir işe yaramayacağını ifade eden Verhuegen "O zaman Meksika, Magrip ülkelerini de davet edelim" dedi. Türkiye dosyasının çok zorlu olduğunu, Helsinki öncesi bazı AB üyelerinin jest beklentisi bulunduğunu hatırlatan Verhuegen,

Ankara''nın adaylığının zirvede tanınması durumunda yapısal siyasi reformlar yapmasının şart olduğunu ifade etti.

KIBRIS ŞARTI Türkiye''den bazı sinyallerin geldiğini, Denktaş''ın New York''a gidecek olmasının kendiliğinden olmadığını, bir iyi niyet jesti olarak algılanmasının önemli olduğun vurgulayan Verhuegen, "Kıbrıs''ın AB üyeliği eskiye oranla daha kolay olacak gibi görünüyor. Müzakereler aksatılmadan sürdürülecek. Fransa adada siyasi çözüm bulunma şartı konusunda yumuşadı. Almanya ve İngiltere de bu yönde adım attı" dedi. Türkiye dosyasını ele aldıkları bildiren AB Komiseri Chris Patten ile Javier Solana, Avrupa''nın güneydoğusundaki gelişmelerin dikkatle izlendiğini hatırlattı. Ankara''nın Avrupa''ya yakınlaşmasının Yunanistan''ın yararına olacağını belirten Verhuegen, "Bugüne kadar izlenen politikalardan bir sonuç alındı mı? Ona bakmak gerekiyor" görüşünü ortaya koydu. Üye olacak ülkelerin mutlaka Avrupa normlarına uymaları gerektiğini vurgulayan AB Komiseri Verhuegen, "Aday ülkelerin bunu gözden uzak tutmamaları gerekir. İdam cezasını kaldırmayan bir ülke AB''ye üye olamaz"

şeklinde konuştu.

Türkiye''ye karşı Ukrayna ve Rusya Avrupa Parlamentosu üyelerinin bazıları, "Türkiye aday olursa, Ukrayna ve Rusya da olmalı" şeklindeki açıklamaları ile dikkat çekiyor. Hıristiyan Grubu Başkanı Poettering, "Türkiye aday olacaksa Ukrayna ve Rusya''ya da aynı statü verilmeli" dedi. Rusya ve Ukrayna''nın Türkiye''den daha fazla Avrupalı olduğunu savunan Poettering, "Ankara siyasi şartları yerine getirmiyor zaten" diye konuştu. Poettering''e en fazla destek, Alman sosyalist Klaus Hansch''dan geldi. Alman CDU-CSU partilerinin sözcüsü Karl Lammer, AB''nin Türkiye''nin üyeliğini kaldıramayacağını söyledi. Türkiye''nin şartını yerine getirse dahi, üyeliğe alınmasından yana olmadıklarını ifade eden Lammer, "Eğer Türkiye üye olacaksa, neden Rusya ve Ukrayna alınmasın?" diyerek, Ankara''nın AB''ye üye olamayacağını kaydetti.

İdam şartı Yargıtay''ın Öcalan''a verilen idam cezasını onaması sonrası, Helsinki Zirvesi''nin Türkiye gölgesinde geçeceği şimdiden belli oldu. AB başkentleri karara tepki gösterirken, senelerden beri ortaya konulan eleştiriler yeniden gündeme geldi. "Öcalan''ı idam ederseniz aday olamazsınız, ilişkiler bozulur" açıklamaları dikkat çekerken, Günter Verhuegen ve Javier Solana da aynı yöndeki görüşlerini, Brüksel''de Dışişleri Bakanı İsmail Cem''e aktardılar. Brüksel''deki AB gözlemcileri, Helsinki''de Türkiye''ye adaylık verilmesi durumunda bunun açık bir şekilde şarta bağlanma eğiliminin giderek güçlendiğini ifade ediyorlar. İtalya''nın Öcalan konusunda garanti almadan Ankara''nın adaylığına "evet" demesinin mümkün olmadığını vurgulayan AB gözlemcileri, Atina ve İskandinav ülkelerinin de Türkiye politikalarında Helsinki öncesi bir dizi çekinceler olduğunun göz önünden uzak tutulmaması gerektiğini belirtiyorlar. Gözlemciler, "Türkiye''nin adaylığı konusu, Helsinki''de AB liderleri tarafından tartışmaların odak noktasını oluşturacak. Çünkü bazı AB ülkeleri kararlarını zirve sırasında verecek. O açıdan Helsinki''de Ankara için her türlü sonuç çıkma ihtimali var" ifadelerini kullanıyorlar.