Dîni veya dünyayı zarardan kurtarmak

A -
A +
Müdârâ, dîni veya dünyayı zarardan kurtarmak için, dünya menfaatinden vermektir. Müdâhene, dünya ele geçirmek için, dinden vermektir.
 
Ebü’l-İrfân hazretleri Mısır’da yetişen âlimlerin büyüklerindendir. Kâhire’de doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1206 (m. 1791) senesinde Kâhire’de vefât etti. Buyurdu ki:
Susmak çok yerde iyidir. Fakat, hakkı, hayrı söyleyecek yerde susulmaz. “Yâ Resûlallah! Geçmiş ümmetlerden bir kısmına zelzele ile azap yapıldı. Toprak altında kaldılar. Bunların arasında sâlihler de vardı” denildiğinde, “Evet, sâlihler de birlikte helâk oldular. Çünkü Allaha isyân olunurken susmuşlardı. Onlardan ayrılmamışlardı” buyuruldu.
Hadis-i şerifte, “Allahü teâlâ, bir âlime ilim ihsân edince, Peygamberlerden aldığı gibi, bundan da mîsâk alır” buyuruldu. İlmini, lâzım olduğu zaman söylemekten çekinmeyeceğine söz verir. “(Bir kimse, Allahü teâlânın ihsân ettiği ilmi, lâzım olduğu zaman söylemezse, kıyâmet günü boynuna ateşten tasma takılacaktır” hadis-i şerifi ve Nisâ sûresinin, “Kendilerine ilim ve hidâyet verdiğimiz kimseler, ilimlerini insanlardan saklarlarsa, Allahın ve lânet edenlerin lânetleri, bunların üzerine olsun!” meâlindeki otuzaltıncı âyet-i kerimesi, müdâhene etmenin haram olduğunu göstermektedir. Müdâhenenin zıddı, karşılığı, (Gayret) ve salâbettir. Mâide sûresinde ellidördüncü âyet-i kerimesinde meâlen, “Allah yolunda cihâd ederler, kötülenmekten korkmazlar” buyuruldu. Dinde, gayret ve salâbeti olanların malları ile, canları ile ve sözleri ile ve kalemleri ile, Allah rızası için cihâd etmeleri lâzım olduğu, bu âyet-i kerimede bildirilmektedir.
Kendisine veya başkalarına zarar gelmek korkusundan dolayı iyiliği emretmek ve haramı menetmek mümkün olmazsa, böyle fitneye mani olmak için susmaya, (Müdârâ) etmek denir. Kalbi, haramı menetmek istediği hâlde, müdârâ yapmak câizdir. Bazen de müstehap olur. Evinde, zevceye müdârâ etmeyen kimsenin rahatı, huzuru kalmaz.
Resûlullaha, bir misafir geldi, “İçeri alınız! O, kötü bir insandır” buyurdu. İçeri girince, onunla tatlı ve neşeli konuştu. Gidince, yumuşak konuşmasının sebebi sorulduğunda, “Kıyâmette, en kötü yerde bulunacak kimse, dünyada zararından korunmak için ikrâm olunandır” buyurdu.
Hadis-i şerifte, “Sıkılmadan açıkça haram işleyen kimseyi gıybet etmek câiz olduğu gibi, şerlerinden korunmak için bunlara müdârâ etmek de câizdir. Fakat müdârâ, müdâhene şeklini almamalıdır” buyuruldu. Müdârâ, dîni veya dünyayı zarardan kurtarmak için, dünya menfaatinden vermektir. Müdâhene, dünya ele geçirmek için, dinden vermektir.