"İnsanın en kötü işlerinden birisi gıybet etmesidir. Bu yüzden, dünyâ ve âhirette zarara uğrar."
Ali Kazvânî hazretleri büyük velîlerdendir. 1483 (H.888) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 1548 (H.955) senesinde Tâif’te vefât etti. Hama şehrindeki Seyyid Ali bin Meymun Magribî adlı büyük bir zâtın talebesi idi. Şeyh Seyyid Ali'nin vefâtından sonra halîfesi olan Şeyh Alvân'ın terbiyesi ile mânevî hâllere ve makamlara kavuştu. Bir müddet bu şekilde devâm etti. Daha sonra Anadolu'ya geldi. Buradan Mekke-i mükerremeye gitti. Orada Abdülvehhâb-ı Şa'rânî hazretleriyle görüşüp sohbette bulundu. Sohbetlerinde buyurdu ki:
"Dînin edeplerine riâyet etmeden, yolunun kâmil olduğunu iddiâ edenin delîli yoktur."
"Kendisini fazla medheden kimse, başkasını da aynı derecede kötüler. Başkasını fazla kötüleyen, kendisini fazla medheder."
"Allahü teâlâyı talep ve O'nun rızâsını isteme husûsunda samîmî ve doğru olan, insanların kendisini terk etmelerine aldırmaz!"
"İnsanın en kötü işlerinden birisi gıybet etmesidir. Bu yüzden, dünyâ ve âhirette zarara uğrar. Hatta o yüzden ona buğzedilir. Melekler ondan uzaklaşır. Şeytanlar sevinir. Gıybet, amelleri boşa çıkarır. Herkes yanında sevgisini kaybeder. Değeri kalmaz. Gıybet ile nemime (söz taşımak), birbirine yakındır. İkisi de aynı şeyden doğar. İkisi de taşkınlık ve azgınlıktır. Azgın olmayan kimse bunlarla uğraşmaz. Söz taşıyan, katil gibidir. Gıybet eden ise, leş yiyen gibidir. Azgın kimse kibirlidir. İnsan nefsini bu hastalıklara kaptırınca, iftira günahına da girer. Böylece gıybet, kişinin nefsini temize çıkarmak istemesinden ve kendisini beğenmesinden doğar. Gıybetten, en büyük belâdan kaçar gibi kaçmak lazımdır. Çünkü o Kur'ân-ı kerîmde haram kılınmıştır."
“İyi ahlâk; herkese sevdiği şeye göre muamele etmektir. Konuşurken, otururken hiç kimseye yabancılık çektirmemektir. Marifet ehli ile otururken, huzur içinde bulunmaktır. Gâye bu zâtlardan istifâde ise, bundan başka yolu yoktur.”
"Kalbin selameti nedir. Kalbimizi mânevî hastalıklardan korumak için ne yapalım?" denildiğinde buyurdu ki: "Kalbin manevî hastalıklardan muhafazası için şunlara dikkat etmek lazımdır: 1- Ahlâkı güzel olanlarla oturmak, 2- Kur'ân-ı kerîm okumaya devam etmek, 3- Fazla yemek yememek, 4- Gece namazlarına devam etmek, 5- Seher vaktinde Allahü teâlâya yalvarmak, istiğfâr etmek (Allahü teâlâdan af ve mağfiretini istemek.)

