Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Osmanlı çökerken unuttuklarımızı Erdoğan yeni vizy...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Türkiye’nin yeni siyasi tarihi, bize eski tarihi yeniden okumaya zorluyor. Daha doğru ifadeyle, yazılan yalan tarihin gerçek yüzünü aydınlatmamız gerektiğine işaret ediyor...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destansı siyasi tarih tecrübesi bize, kendisinin hedef gösterdiği menzili doğru anlamamızı sağlıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sapanca’dan hedefleri hatırlattı.

AK Parti, istişare kültürüne hâkim bir partidir. Başkan Erdoğan’ın yöntemi; istişare etmek, herkesin fikrini almak ve en ufak yorumu es geçmemektir.

Erdoğan’ı başarılı yapan ana başlıklardan biri de budur.

Emin olduğu konularda bile karşısındaki samimi yorumları sonuna kadar dinleme kültürü, eski kodlarımızdan gelen; fakat siyasetçilerin pek kullanmadığı bir yöntemdir.

Cumhurbaşkanı, teşkilatına mesajlar verirken toplumun geleceği ile ilgili önemli mesajlar da verdi.

İçinden destansı analizler çıkarabiliriz.

Gelecek ve yeniden diriliş

Siyasi tarih, olumsuz sonuçlanan ve kaybettiğimiz tüm olaylara yeniden bakmayı zorluyor.

Neden mi?

Yeniden ve yeni bir sürecin başındayız.

Eskiden olanları ve hataları doğru okumak, gelecek planlamasında hatasız yol belirlemenin temelidir; Osmanlı cihan devleti çökertilirken unuttuklarımız…

Katil İsrail’in katil Başbakanı Netanyahu’nun iki lafından biri Türkiye ve kodlarıdır.

Israrla yeni düşman oluşturma peşinde.

“Osmanlı’nın yeniden oluşumuna izin vermeyeceğiz” diyor.

Bu aslında politik bir retorik olduğu kadar bir itiraftır.

Osmanlı Devleti’nin çöküşü üzerine perişan kalan topraklar üzerinde kurgulanan yeni haritaya ve İsrail’in kuruluş sürecine dair bir itiraftır.

Türkiye ile Suriye arasındaki ilişki ağının bozulmasına hizmet etme gayretlerini yeniden hatırlamamız gerekiyor.

Suriyeli mazlum kardeşlerimizin, Türkiye’ye sığınan o insanların buradan gitmesi için zamanında oluşturulan algı ve operasyonları tekrar hatırlamamız lazım.

Siyasi partilerimizin bu konuya nasıl alet edildiğini, sloganlar atıldığını unutmamalıyız.

İşte Erdoğan farkı…

Devlet adamı ahlakı ve yaklaşımı ile o gün tüm provokatif eylemlere rağmen Erdoğan, Suriye konusundaki tutumundan vazgeçmedi.

Suriyeli kardeşlerimize sahip çıktı.

Erdoğan ve ekibi, devletin derin aklını bu istikamete yoğunlaştırdı.

Suriye konusunu tekrar ve teker teker, yeniden soğukkanlılıkla analiz etmeliyiz.

O zaman katil Netanyahu’nun itiraf niteliğindeki “şantajlarının” kaynağını anlamlandırırız.

“Türkiye ve Suriye birleşerek yeni Osmanlı'yı kuruyor” beyanı…

Türkiye ile Suriye arasında sorun olsun diye çevrede kim varsa hepsinin ortaklaşa ittifak sağladıklarını unutmadık.

Unutmamalıyız!

Ve Türkiye’nin neden güçlü olması istenmiyor, neden AB üyeliği engelleniyor, neden savaşa sürüklenmesi istendi sorularına cevapları kendimize vermeliyiz.

Erdoğan’ın gösterdiği hedef

Coğrafya bilinci, tarih ve kimlik bilinci… Bunlar her toplumun temelidir.

O nedenle eğitim şeklimiz, içeriği ve belirlediği ufuk hayati önemdedir.

O sebeple millî konulara hassas kişiler, yöneticiler ve bakanlar hedef oluyor.

İçeride değişim ve dönüşüm yapılması gereken, dayatılan bir zihniyet vardır.

Onu çözmeden küresel dizaynda masada önemli bir taraf olmamız kolay değildir. İçeride olanları hafife alma; dışarıda olanlarla bağlantılı yorumla.

Erdoğan, Sapanca’dan hedefi ve misyonu gösterdi. Her defasında daha net hedeflere işaret veriyor...

Köklere bağlı bir gelecek oluşturmak için kim olduğunu, ne yapman gerektiğini ve nasıl bir ders çıkardığını öğrenmen gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihî misyonunun farkında ve gerekeni yapıyor.

Sadece dinlemek yetmez; omuzundaki yükü hafifletmek için o yüke ve o yola talip olan nesillere muhtacız.

Sevil Nuriyeva’nın önceki yazıları…