"Hakkı bildiği hâlde inkâr etmek ve doğruyu kabûl etmekten ar eylemek kibir alâmetidir."
Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...
Derslerinde daha çok ahlâk-ı zemîmeyi anlattı. Çünkü bir yer bina edildikten sonra, ilk önce silinip süpürülür, sonra ipeklerle süslenir. Sehl bin Abdullah (rahmetüllahi aleyh); “Kerâmet, kötü bir huyu, güzel ahlâk hâline getirebilmektir” buyurdu. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); “Ümmetimden bir taife, kötü ahlâkları sebebiyle sırat köprüsü üzerinden yağmur gibi Cehenneme dökülecektir” buyurdu.
Hubb-ür-riyâset; başkan olmak sevgisi ve herkes tarafından bilinip tanınan bir adam olmayı sevmektir. İnsanlara hükmetmek, ders vermek, vaaz vermek gibi kendisini insanlara tanıtacak mevkilerde bulunmayı sevmektir. Hubb-ür-riyâset, her halükârda mislinin bol olmamasını istemektir. Bu işte hırslı olanlar, ilmi ve malı kendisine eşit bir adam, onun yaptığı işi yapsa bundan hoşlanmazlar. Hubb-ür-riyâsetin, insanın dînine zararı sürüye salınmış aç kurdun zararından daha çoktur. Köpeği ve çobanı olmayan bir sürüye bir kurt girdiği zaman, o koyunlardan birini bile sağ koymaz. Bir makama bir mevkiye geçmek, başkan olmak arzusunun, dünyâ zevkleri, geçici lezzetler için olması kötülenmiştir. Allahü teâlânın dînine hizmet için olanı ise kötülenmemiş, bilâkis övülmüştür...
Kalb hastalıklarından biri de övülmeyi sevmektir. Elin alkışlamasını sevmek ve arzu etmek, şirk-i asgar olan riyanın alâmeti ve delîlidir.
Nefsinin garazından dolayı hiddetlenip gadaba gelmek de kalb hastalıklarındandır. Sakınmak lâzımdır. Ama Allah için gadaba gelmek güzeldir, övülmüştür. Allahü teâlânın yasaklamış olduğu bir kötülüğü görünce gadab etmek böyledir.
Kalp hastalıklarından biri de, hak sözü kabûl etmemekte inâd etmektir. Hakkı bildiği hâlde inkâr etmek ve doğruyu kabûl etmekten ar eylemek kibir alâmetidir. Resûlullah Efendimiz “Kalbinde zerre kadar kibir bulunun kimse Cennete giremez” buyurdu.

