Ülkemiz, TÜİK’in geçtiğimiz şubat ayında açıklanan nüfus verileriyle; bir kez daha nüfustaki alarm zilleri ile uyandı... Evet, nüfusumuz 86 milyonu aştı. Ancak azalan doğum oranları ve yaşlanan nüfusla birlikte başka bir önemli problem kadın istihdamının istenen seviyelere ulaşmaması.
Nüfusun tam yarısı yani 43 milyon 32 bin 734’ü kadın. Ancak rakamlar can sıkıcı bir gerçeği fısıldıyor: Erkeklerde iş gücüne katılım %70 iken, kadınlarda bu oran %34,7’de kalıyor.
Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Kutlamalar, çiçekler ve güzel sözler bir yana; kadınlar artık somut adımlar bekliyor. İşsiz kalan, evde ter döken veya çalışan milyonlarca kadının hükûmetten talep ettiği "acil" dosyayı tekrar açıyoruz.
Ev hanımlarının sabrı tükeniyor: "Prim desteği ve yıpranma nerede?"
Seçim meydanlarında verilen sözler hâlâ hafızalarda. Ev hanımlarına emeklilik yolu açılacaktı, devlet prim desteği verecekti.
Bugün isteğe bağlı sigorta primi 10.899,90 TL’ye dayandı. Hiçbir geliri olmayan bir kadının bu parayı ödemesi imkânsız.
Kadınlar soruyor: Yıpranma payı ve prim desteği vaadi ne zaman yasalaşacak?
Doğum borçlanmasında büyük adaletsizlik!
Erkekler askerlik borçlanmasını hiçbir ön şart olmadan yapabiliyor. Hatta sigorta öncesi askerlik, emeklilik yaşını öne çekiyor. Kadınlarda ise durum tam tersi!
* Doğumdan önce sigortalı değilseniz borçlanma hakkınız yok.
* Bu şart, kadınları erkekler karşısında dezavantajlı kılıyor.
* Talep net: Doğum borçlanmasındaki "sigorta öncesi" şartı kalkmalı, adalet sağlanmalı.
"Patron sigortası" istemiyoruz!
2008 yılına kadar ev hanımları SSK üzerinden daha kolay emekli olabiliyordu. Sonra bir gecede hepsi "Bağ-Kur" kapsamına alındı.
Sonuç mu? 1800 gün daha fazla prim ödeme zorunluluğu!..
Ev kadınına "patron" muamelesi yapılması emekliliği imkânsız hâle getiriyor. Kadınlar yeniden SSK statüsüne dönmek istiyor.
Üreten kadın destek bekliyor
Evinde mantı açan, dantel ören, tarhana yapan binlerce kadın "vergi muafiyeti" ile ayakta kalmaya çalışıyor. Kendi işini kurmak, istihdam oluşturmak istiyorlar. Ancak yüksek SGK primleri ve teşvik eksikliği ellerini kollarını bağlıyor. Üreten kadına, gerçek işveren teşviki şart!
Gurbetçiye var, yerliye yok mu?
Yurt dışında yaşayan bir ev hanımı, Türkiye’ye gelip toplu para yatırarak emekli olabiliyor.
Türkiye’deki ev hanımının ise böyle bir hakkı yok! Bu açık bir ayrımcılıktır. Ülkemizdeki anneler de yurt dışındaki hemcinsleri gibi geriye dönük borçlanma hakkı talep ediyor.
Memur Kadınların 3600 Bekleyişi
Birinci dereceye gelmiş binlerce kadın kamu çalışanı emekliliğini erteledi. Gözleri yollarda bir yandan seyyanen zam vaadini diğer yandan 3600 ek gösterge düzenlemelerini bekliyorlar.
Bu belirsizlik hem sistemi kilitliyor hem de çalışan kadını mağdur ediyor.
Hasılıkelam: Azalan doğum oranları ve yaşlanan nüfusla birlikte nüfusun yarısını oluşturan kadınları ekonomik sistemin içine alınması için her türlü tedbir ve teşviklerin sağlanması hayati ehemmiyet arz etmektedir. Diğer yandan kadınların yukarıda açıkladığımız haklı taleplerinin ifa edilmeyerek emeklilik hayallerini "şartlara" bağlamak, sadece kadınların değil toplumun kaybıdır. Kadınların talepleri bir lütuf değil, anayasal bir haktır. 8 Mart’ta kadınlar sadece vaat değil, müjdeli haberler bekliyor!
***
“Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.” Hazreti Muhammed (aleyhisselam)

