Kaydet
a- | +A

Sâbit bin Eslem el-Benânî, Tâbiînin, zâhid, âbid ve müttekilerinden ve velîlerindendir. Hadîs ilminde sika, emîn, güvenilir ve îtimâd edilir bir âlimdir. Basra''nın en büyük âlim ve râvilerindendir. Sâbit el-Benânî, birçok Sahâbîden hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir. Enes bin Mâlik, İbn-i Ömer, İbn-i Zübeyr, Şeddâd (radıyallahü anhüm) bunlardandır. Hadîsleri Kütüb-i Sitte diye meşhûr olan altı hadîs kitabının hepsinde vardır...

ÇOK ORUÇ TUTARDI... Enes bin Mâlik onun için der ki: "Her şeyin bir anahtarı vardır. Hayrın anahtarı da Sâbit''tir." Bekr bin Abdullah: "Zamânının en âbid olanına bakmak isteyen Sâbit el-Benânî''ye baksın." Şu''be: "Sâbit el-Benânî, Kur''ân-ı kerîmi bir gün ve gecede okuyup bitirir, çok oruç tutardı." Humeyd: "Biz, yanımızda Sâbit el-Benânî de olduğu halde, Enes bin Mâlik''e giderdik. Fakat Sâbit, rastladığı bir mescitte namaz kılarken geride kalırdı. Biz hazret-i Enes''in yanına vardığımızda onu göremeyince, ''Sâbit nerede, Sâbit nerede? Çünkü ben onu çok seviyorum'' buyururdu." Ahmed bin Hanbel; "Enes bin Mâlik, Sâbit el-Benânî''ye, ''senin gözlerin, Resûlullah''ın gözlerine ne kadar da çok benziyor'' der ve Resûlullah''ı hatırlayarak ağlamaya başlar, gözlerinden yaşlar akardı..." Sâbit bin Eslem hazretleri gözlerinden rahatsızdı. Bunun için tabibe gitti. Tabib; "Bir husûsa dikkat edersen, gözlerin iyi olur" dedi. Sâbit; "O nedir?" diye sorunca tabib; "Ağlama!" dedi. Bunun üzerine Sâbit; "Ağlamayan gözde hayır yoktur" buyurdu...

"ÜÇ ŞEYİ YAPAMAZSAM!.." Ölüm hastalığında, Sâbit bin Eslem hazretlerinin ziyâretine gittiler. Yanındakilere bir şeyler anlatıyordu. Ziyâretçiler, huzûruna girip oturunca;

"Sevgili kardeşlerim! Önceki gibi, namazlarımı kılamıyor, oruçlarımı tutamıyor, Allahü teâlâyı zikredemiyor, sizlerin yanına inemiyorum" dedi ve şöyle duâ etti:

"Allah''ım! Bu üç şeyi istediğim gibi yapamadığım zaman, beni bu dünyâda bir saat bile bırakma!" Bunları söyledikten hemen sonra vefat etti. Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ kitabının sâhibi, Sâbit el-Benânî hazretleri için şöyle der: "Vefât ettiği zaman kabrini kerpiçle ördüler. Kerpiçlerden birisi kaydı. Kabrin içinde onu namaz kılarken gördüler. Kabrinin civarından geçenler, içeriden Kur''ân-ı kerîm sesi duyardı."

ÖNE ÇIKANLAR