Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Herkes gülecek
0:00 0:00
1x
a- | +A

Mutlak butlan kararı sonrası Türkiye’ye döviz yağıyor. ABD-İran arasında müzakere sürecinin başlaması ile yabancı yatırımcılar akın akın geliyor. Dolarlarını bozdurup Türk lirasına geçiyor, hisse senedi ve tahvillerimizi âdeta kapışıyorlar... Carry trade yatırımcısı ABD Başkanı Türkiye’nin yerli savaş uçağı KAAN’da kullanılacak Jet motoru satma kararı sonrası zincirleri kırdı. Trump 700 milyon dolarlık jet motoru satışını Kongre'ye bildirdi. "Cumhurbaşkanı Erdoğan olmasaydı NATO zirvesine katılmazdım, onu memnun edeceğim, o çok büyük bir lider" diyen Trump’ın bu jesti iki ülke arasındaki bağları çok güçlendirdi...

Türkiye’nin 5 yıllık risk primi 217 düzeyine geriledi. Döviz piyasasındaki Carry pozisyonları bu ayki girişlerle 50 milyar doları aştı, tahvil pozisyonları ise 15 milyar dolara ulaştı. Sadece geçen hafta 7,4 milyar dolarlık Carry girişi gerçekleşti. Yabancıların Türkiye'ye kıyasla çok daha düşük faize sahip ABD bankalarından borç alarak yüksek faizli Türk tahvillerine yatırmaları, aradaki faiz farkını kâr olarak cebine koymalarına "Carry trade" deniyor... İşte bu yüzden dünya para birimleri karşısında aşırı değer kazanan dolar, Türk lirası önünde sınırlı artış gösteriyor...

Reel sektörün yani iş dünyasının net döviz pozisyonu açığı nisan ayında 205,6 milyar dolara yükseldi. Buna kurlardaki artışın enflasyonun gerisinde kalacağı beklentisi yol açtı. 1 Ocak’ta 42,96 TL olan dolar kurunun yıl sonunda 51,46 TL olacağı tahmin ediliyor. Bu durumda kurdaki yıllık artış yüzde 19,78 olarak gerçekleşecek. Oysa Merkez Bankası TÜFE’nin 2026’yı %34 yükselişle tamamlamasını bekliyor... Özetle şirketlerde kur korkusu yok, bu yüzden yüksek döviz borçlanmasını korkmadan yapıyor.

Merkez Bankasının brüt rezervleri geçen hafta 5,1 milyar dolarlık artışla, 157,2 milyar dolara ulaştı. Net rezervler 7 milyar dolar arttı, 52 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezervler de 5,5 milyar dolarlık yükselişle 34,6 milyar dolar oldu. Rezervlerdeki artışa Carry trade yoluyla ülkeye yurt dışından giren fonlar yol açtı. Yabancı yatırımcılar bir haftada 465,7 milyon dolarlık hisse 434 milyon dolarlık tahvil olmak üzere toplam 900 milyon dolarlık yüksek alım yaptı. Vatandaş döviz satarken şirketler alıma geçti. Bireysel hesaplar 133 milyon dolar azaldı, tüzel kişilerin mevduatı 1,6 milyar dolar arttı. Şirketler, gelecekteki ithalat yükümlülüklerini ve dış borç ödemelerini güvenceye almak için bu dönemdeki likiditeyi fırsat bildi. Ayrıca Dolar/TL kurunun 46,50 seviyelerini aşarak hareketlenmesi üzerine firmalar döviz açık pozisyonlarını kapatmayı tercih etti...

Piyasa; haziran enflasyonunun aylık 0.97, yıllık 32,10 ile yılın en düşük seviyesinde olmasını bekliyor. Temmuz ayında faiz indirim ihtimali güçlendi. Nitekim İngiliz yatırım bankası Barclays, Merkez Bankası'nın bu yıl toplam 300 baz puanlık faiz indirimi yapmasını beklediğini açıkladı. Societe Generale, Türk lirasının vadeli piyasalarda fiyatlanandan daha güçlü seyredeceği beklentisiyle dolar/TL’de 3 ay vadeli kısa pozisyon açtı. Banka, turizm sezonunda artacak döviz girişleri ve sıkı para politikasının TL’yi destekleyeceği görüşünde.

Sonuç: Faizlerle birlikte enflasyon düşecek, ucuz krediyle üretim ve istihdam artacak, Türkiye büyüyecek, herkes gülecek...

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...