Muharebe eden, ibâdet edenden üstündür!

A -
A +

“Ey müminler! Hoşunuza gitmediği hâlde, din düşmanları ile savaşmak üzerinize farz kılındı."

 

 

 

Şerefüddîn Dimyâtî hazretleri hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. 613 (m. 1217) senesinde Mısır’da Dimyat’ta doğdu. 705 (m. 1306) senesinde Kâhire’de vefât etti. Zamanındaki âlimlerin derslerine devam etti. Hadîs ilminde üstün dereceye yükseldi. Bundan başka İskenderiyye, Mekke, Medine, Bağdad, Mardin, Harran, Dımeşk ve Haleb’de birçok âlimden hadîs-i şerîf dinledi. Kâhire’de Medreset-ül-Mensûriyye’de hadîs dersleri verdi. “Kitâb-ül-metcer-ur-râbih fî sevâb-i amel-is-sâlih” adlı eserinde; münâkaşa ve cidali terk etmenin sevâbı hakkında şöyle anlatır:

 

Allahü teâlâ, Bakara sûresi 207. âyet-i kerîmede meâlen; “İnsanlardan bir kısmı da vardır ki, Allahü teâlânın rızâsını isteyerek nefsini Allahü teâlâya ibâdet yolunda sarf eder. Allahü teâlâ kullarına çok merhamet edicidir” buyurdu.

 

Aynı sûrenin 216. âyet-i kerîmesinde meâlen; “Ey müminler! (insan tabiatı icâbı) hoşunuza gitmediği hâlde, din düşmanları ile savaşmak üzerinize farz kılındı. Olur ki, bir şey hoşunuza gitmezken, sizin için o hayırlı olur ve bir şeyi de sevdiğiniz hâlde o, hakkınızda şer olur. Allahü teâlâ bilir, siz bilemezsiniz” buyuruldu.

 

Nisa sûresi 95. âyet-i kerîmede meâlen; “Mallarını, canlarını feda ederek din düşmanları ile, Allahü teâlânın rızâsı için cihâd, muharebe eden Müslümanlar, oturup, kapanıp ibâdet edenlerden daha üstündür. Hepsine de Cenneti söz veriyorum” buyuruldu.

 

Allahü teâlâ, Tevbe sûresi 111. âyet-i kerîmede meâlen; “Allah yolunda savaşıp düşmanları öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını, Allahü teâlâ, Cennet kendilerinin olmak karşılığında satın almıştır” buyurdu. Resûlullaha (sallallahü aleyhi ve sellem ) “Hangi amel daha faziletlidir?” diye sorulunca; “Allaha ve Resûlüne imân etmek” buyurdular. “Sonra nedir?” diye sorulunca; “Allah yolunda cihâddır” buyurdular. “Sonra nedir?” denilince de; “Kabûl olan hacdır” buyurdular. Allahü teâlâ, Bakara sûresi 154. âyet-i kerîmede meâlen; “Allah yolunda öldürülenlere, 'Onlar ölülerdir' demeyin. Hakîkatte onlar diridirler. Fakat siz anlayıp bilemezsiniz.”

 

Âl-i İmrân sûresi 195. âyet-i kerîmede meâlen; “Dinlerini korumak için hicret edenlerin yurtlarından çıkarılanların, benim yolumda işkenceye, hakarete, ziyana uğrayanların, muharebe edenlerin ve öldürülenlerin günâhlarını elbette örteceğim. Onları altından nehirler akan Cennetlere koyacağım” buyuruldu.

 

 

 

Vehbi Tülek'in önceki yazıları...