ŞEYHÜLİSLAM Sadi Çelebi

A -
A +
Sadi Çelebi, onuncu Osmanlı Şeyhülislamıdır. İsmi Sadullah bin Emirhan'dır. Kastamonu'nun Daday ilçesinde doğdu. Küçük yaşta İstanbul'a geldi. Zamanının âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra İstanbul kadılığına, kısa bir müddet sonra Kanuni Sultan Süleyman tarafından şeyhülislamlığa tayin edildi. Beş yıl sonra 945 [m. 1539]'de İstanbul'da vefat etti. "İnâye" isimli kitabında diyor ki:
Bir kimsenin, namaz, oruç ve sadaka gibi bütün ibâdetlerinin sevâbını başkasına hediye etmesi câizdir. Nâfile sadaka veren kimsenin, sevâbının bütün mü'minlere verilmesi için niyet etmesi çok iyi olur. Kendi sevâbından hiç azalmadan, bütün mü'minlere de sevâbı erişir. Ehl-i sünnet velcemâ'at mezhebi böyledir. Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre, namaz ve Kur'ân-ı kerîm okumak gibi yalnız beden ile yapılan ibâdetlerin sevâbı da, böyle hediye edilebilir. Mutezile mezhebi, hiçbiri hediye edilemez dedi. Şâfiî âlimlerinin sonra gelenleri "rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma'în", Kur'ân-ı kerîmin ve namâzın da meyyite fâide vereceğini bildirdiler. Çünkü, Kur'ân-ı kerîm okunan yere, rahmet ve bereket iner. Bu zaman yapılan duanın kabul olması çok umulur. Farz ve nâfile ibâdetlerin sevâbı, ölülere ve dirilere gönderilebilir.
İbâdeti yaparken, sevâbını başkasına niyet etmek câiz olduğu gibi, ibâdeti kendi için yapıp, sonra sevâbını başkasına hediye etmek de câizdir. Sevap, hediye edilenlere taksîm edilmeksizin, her birine bütünü kadar erişir. Her çeşit ibâdetin sevâbı, Resûlullahın mubârek rûhuna da gönderilebilir. Abdüllah ibni Ömer "radıyallahü anhümâ", Resûlullah için umre yapardı. Hâlbuki, bunu vasiyet etmemişti. İbnis-Serrâc, Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" için onbinden fazla hatim okumuştu. Mübârek ruhu için kurban kesmişti. Bu hediyelerle derecesi ve şerefi artar denildi.
Bedir gazâsında, dokuzyüzü aşan kâfir ordusundan, yetmişi öldürülmüştü. Bunlardan yirmidördü, bir leş çukuruna atıldı. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" üç gün sonra çukur başına geldi. Birkaçının ismini sayarak, (Rabbinizin ve Onun Resûlünün bildirdikleri azâplara kavuşdunuz mu? Ben, Rabbimin vadettiği zafere kavuştum) buyurdu. Ömer "radıyallahü anh" bunu işitince: (Yâ Resûlallah! Cansız ölülere neden söylüyorsun?) dedi. (Sözlerimi siz onlardan daha iyi işitici değilsiniz! Fakat onlar cevap veremez) buyurdu.