Hazret-i Ömer (radıyallahü teâlâ anh), Peygamber efendimizin ikinci halifesi ve kayınpederidir. Hafsa validemiz onun kızıdır. Hayatta iken Cennet ile müjdelenmiş on kişiden ikincisi olup, Hazret-i Ebu Bekir''den sonra Eshab-ı kiramın en büyüğüdür. Çok âdil, abid, çok merhametli, aşağı gönüllü bir zat idi...
"BUNUN ASLI NEDİR Kİ?" Menakıb-i Cihar-yar-i Güzin kitabında geçen bir kıssa şöyledir:
Hazret-i Molla Abdürrahmân Câmî''nin "kuddîse sirruh" (Şevâhid-ün Nübüvve) adlı kitâbından tercüme olunmuştur: Hazret-i Ömer "radıyallahü teâlâ anh" halîfe iken, Eshâb-ı Güzîn "rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma''în" hazretlerinden birisini serdâr (komutan) tayin edip, İslâm askeri ile gazâya göndermişti. Askerler gittikten sonra, bir gün hazret-i Ömer "radıyallahü teâlâ anh" oturduğu yerde, üç kerre sesli olarak "lebbeyk" dedi. Hiçbir kimse bunun sırrına vâkıf olmayıp, sormaya da kimse cesâret edemedi. Zîrâ Hazret-i Ömer "radıyallahü teâlâ anh" çok fazla şanlı idi. Kimse teklîfsiz huzûrlarında söz söyleyemezdi. Bu hâlin olduğu günün târîhini yazdılar. "Görelim bunun aslı nedir", dediler...
Bir zamân sonra o serdâr ve askerleri, nice fetihler yapıp, sâlimen ve ganîmetler ile geri geldiler. Serdâr, Hazret-i Ömer''e "radıyallahü teâlâ anh" sefer ahvâlini bir bir anlattı. Hazret-i Ömer buyurdu ki:
"Ya o yiğidin hâli ne oldu" dedi. O da, dedi ki:
"Allahü teâlâ hazretlerine ma''lûmdur, yâ Ömer! Kasd ile olmadı. Soyunup, suya girdi. Meğer o su gâyet soğuk olup, tâkat getiremeyip, üç kerre; ''yâ Ömer diye'' bağırdı ve rûhunu teslîm etti...
"EVLADINA DİYETİNİ ÖDE!" Hazret-i Ömer "radıyallahü teâlâ anh" buyurdu ki: "Benden sonra âdet olmayacağını bilsem, seni katlederdim. Ammâ var git, o yiğidin evlâdına akça borcunu ver, yanî diyetini öde!"
Hazret-i Ömer "radıyallahü teâlâ anh" bu derece âdil idi. Askerin ahvâline çok fazla alâka gösterirdi. Hattâ o yiğidin vefât ettiği yer bir aylık yol idi. Bu uzaklıkdaki yoldan çağırdığı gibi, Medîne-i münevverede, izzet ve saâdet ile oturduğu yerde, o yiğidin bağırmasını işitip, üç kerre "lebbeyk" demesinin sebebi bu idi...

