Kaydet
a- | +A

Geçen ay Avustralya''ya giderken, değerli dostum Turgay Tüfekçioğlu, elime bir kitap tutuşturdu: "Avrupa Birliği''ne Neden Hayır!" Kitabın yazarı emekli korgeneral Suat İlhan, "Avrupa Birliği''ne Neden Hayır" isimli kitabı, 24 saatlik uçuş boyunca okuyup durdum. Sidney''e indikten sonra da bu önemli incelemeyi yanımdan ayıramadım. Suat İlhan Paşa, Batı Dünyası''nın, Türkiye üzerindeki değişmez düşüncelerini, desiselerini hatta ihanet plânlarını çok iyi bildiği için, konuya jeopolitik açıdan yaklaşmış. Jeoloji: "Kayaların, toprakların görünüş ve düzenlenişini, çağlar boyunca geçirdiği evrimi anlatan ve açıklayan ilimdir" Jeopolitik ise: Devletleri, devletlerin siyasetlerini ve tabiat kanunlarını birleştiren ilişkilerin incelenmesi" demektir.

Türkiye''ye karşı Batılı devletlerin siyasetlerini öğrenebilmek için iki kitap okumak kâfi. Birinci kitap değerli tarihçimiz Yılmaz Öztuna''ya aittir ve "Şark Meselesi" ismiyle çıkmıştır. Hacim bakımından küçük; önem bakımından büyük bir kitapçıktır. İkinci kitap ise Djuvara tarafından hazırlanan çok ciddi bir araştırmadır. Djuvara Romen devlet adamlarındandır. "Türkiye''yi Parçalama Plânları" ismiyle yayınlanan eser, Fransa''da, Sorbon Üniversitesi''nde doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Djuvara, bu ilmî çalışmasında, Batı Dünyası''nın, bir Haçlı taassubuyla 1291-1912 yılları arasında, Türkiye''yi bölmek parçalamak için nasıl yüz ayrı plân düzenlediğini belgeleriyle ortaya koymaktadır. Kitap, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları arasında 1993 yılında 3. defa basılmıştır. Djuvara yaşamış olsaydı, Batılı dostlarımızın yeni yeni desiseler içinde olduklarını da rahatlıkla tesbit edip yazabilirdi.

Türkiye''ye sadece Batı Dünyası mı bir Haçlı taassubuyla saldırıp duruyor? Hayır! Bizim Pakistan ve yeni Türk Cumhuriyetleri dışında Doğu Dünyasında da dostumuz yok ki.

Değerli tarihçimiz Yılmaz Öztuna -ki ben Onun eserlerinden çok istifade ettim- Şark Meselesi isimli kitapçığında, bize neyi anlatıyor? Öztuna''nın kitabını okuduğumuzda görüyoruz ki: (Şark Meselesi''nde). Bütün Batılı devletler, bizi Avrupa''dan, Balkanlar''dan, Anadolu''dan sürüp çıkarmak gayesinde, ortak bir tavır içindedirler. Bizi nereye sürüp atmak istemektedirler? Geldiğimiz Türkistan topraklarına. Sadece Türkleri mi? Hayır! Şunları da; bunları da! Birinci Dünya Savaşı yıllarında, iki İngiliz milletvekilinin İngiliz Meclisi''ndeki hezeyanlarını bilenlerimiz çoktur! Demişlerdi ki: "Türkler''in kökünü sadece Avrupa''dan, Balkanlar''dan, Anadolu''dan kazımak yetmez! Türkler''i bir tek kişi bırakmamak üzere, yeryüzünden de kazımak lâzımdır!"

Şimdi ben bu satırları yazarken, televizyonlarımız yeni bir haberle Türkiye''yi şaşkına çeviriyorlar: "ABD Temsilciler Meclisi''nin Alt Komitesi''nin Ermeni iddialarını kabul ettiğini bildiriyorlar. Ermeni iddialarının ilk adımında tazminat, ikinci adımında ise toprak isteme hesapları var. Sözümona en büyük dostumuz ABD, dört milyonluk Ermenistan''ı, altmışbeş milyonluk Türkiye''ye tercih mi edecek? Bunu önümüzdeki günlerde açıkça göreceğiz. Anlaşılıyor ki, Türkiye, Batı karşısında her zaman olduğu gibi yine yalnız. Batı, Haçlı taassubundan hâlâ vazgeçmiş değil. Bu bakımdan Suat İlhan''ın "Avrupa Birliği''ne Neden Hayır" kitabı, önce bütün siyasilerimiz tarafından dikkatle okunmalı; sonra her Türk münevveri, bu eseri almak, incelemek, üzerinde düşünmek ihtiyacını duymalı. Kitabın arka kapağındaki şu cümleler, uykularımızı kaçırmalıdır: "Türkiye''nin AB üye adaylığına Yunanistan sevindi Kıbrıslı Rumlar sevindi. Fener Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Bartholomeos sevindi. Kıbrıslı Rumlar sevindi. Üye adayı olmamız için Avrupa''da gösteri yapan PKK yanlısı bölücüler sevindi. HADEP''liler sevindi. Öcalan sevindi..

Lütfen; siz bu işte bir terslik olduğundan hiç olmazsa şüphe etmiyor musunuz?"

Avrupa Birliği''ne Neden Hayır isimli kitap 3 bölümden ibaret. Birinci bölümde jeopolitik yapı dikkate alınarak AB üyeliğimiz inceleniyor. İkinci bölümde, Türkiye-AB jeopolitiğini büyük ölçüde etkileyen bazı ana unsurlar üzerinde duruluyor. Üçüncü bölümde ise, günümüzdeki jeopolitik mes''eleler ışığında AB üyeliğimizin olumlu veya olumsuz tesirleri ortaya konuluyor.

Suat İlhan, AB üyesi devletlerin Türkiye''ye karşı nasıl efelenerek, küstahlaşarak, burun kıvırdıklarını, baş kaldırdıklarını bir bir ortaya koyduktan sonra şöyle diyor:

"...Kıbrıs''ı, Ege''yi Yunanistan''a vermeden, İstanbul''u ortadoksluğun merkezi yapmadan ve Türkiye''yi Yugoslavya''ya benzetmeden Türkiye''nin yakasını bırakmayakcakları anlaşılıyor. Gerçekte ise, Türkiye''nin AB üyeliği, birinci bölümde açıklandığı gibi, bölgesel jeopolitik verilere göre de, evrensel jeopolitik verilere göre de yanlış.

Avrupa Komisyonu Türkiye temsilcisi Karen Forgg, temsilciliğinin yayımladığı dergide çıkan yazısında, Türkiye''de bazı diller üzerindeki yasağın kaldırılmasını istemiş ve şu yanlış, maksatlı değerlendirmeyi yapmıştır: "Türkiye AB''ye katıldığında, Lazca''dan Süryanice''ye Çerkezce''ye kadar pekçok diller, bunlar arasına girer." Nasıl bir Türkiye istediklerini açık açık söylüyorlar. Biz ne yapıyoruz? Kulağımızı tıkayıp söylenmemiş farz ediyoruz."

Her Türk münevveri, Suat İlhan''ın bu değerli kitabı ve Yılmaz Öztuna''nın Şark Meselesi''ni mutlaka okumalıdır. Aklımda, Namık Kemal''in Vatan Kasidesinden bir mısra var.

"Uyan ey yâreli şir-i jeyan bu hab-ı gafletten"

Bugünkü Türkçeyle karşılığı şöyle:

"Uyan ey yaralı arslan bu gaflet uykusundan!"