Kaydet
a- | +A

Geçen hafta Kazakistan''da idim. Oradan Kırgızistan''a yollandım. Türkiye''ye hem sevinç hem de hüzün yüklü hatıralarla, tesbitlerle döndüm. Ah mümkün olsaydı da, onları size uzun uzun anlatabilseydim.

Kazakistan''ın Türkistan şehrinde iki büyük merasim düzenlenmişti: Önce, Hoca Ahmet Yesevî Türbesi -yeniden onarılmış olarak- ziyarete açıldı. Sonra, Oğuz Han''ın, kendi devletine başkent olarak seçtiği Türkistan şehrinin kuruluşunun 1500. yıldönümü kutlandı. Bu merasimlere Kazakistan Cumhurbaşkanı ve Kazak devlet adamları yanında, bizim Cumhurbaşkanımız da, Türk Cumhuriyetlerinden sorumlu bizim Devlet Bakanımız Abdülhalûk Çay da katıldı. Tabii, çeşitli partilerden milletvekilleri de basın mensupları da merasimlere dâvetliydiler.

Hoca Ahmet Yesevî, Türkistan coğrafyasının en büyük türbesinde yatıyor. Ahmet Yesevî, Türk Dünyasının ilk mutasavvıflarından biri. Anadolu''nun Türkleşmesinde ve Türk Müslümanlığı''nın Anadolu''ya yayılmasında, Onun çok büyük tesirleri var. Türkistan Türklüğünün ruh yapısı da Ahmet Yesevî Hazretleriyle nakışlı. Hoca Ahmet Yesevî, 1093-1166 yılları arasında yaşamış. Yani Sultan Alparslan, 1071 yılında, Malazgirt''te, bize büyük Anadolu kapısını araladığı zaman, Ahmet Yesevî Hazretleri 22 yaşlarında bulunuyormuş. Ahmet Yesevî, 1166 yılında vefat edince Türkistan şehrinde toprağa verilmiş. Onun ışığından aydınlananlar O''na, muhteşem bir türbe yaptırmışlar. Türbe, 230 yıl sonra yıkılmaya yüz tutmuş. Ancak büyük Emir Timur, bütün imkânlarını seferber ederek, türbeyi çökmekten kurtarmış. (1404)

Rus orduları, 1819 yılından itibaren Kazak topraklarını işgale başlayınca, Hoca Ahmet Yesevî Türbesi''ni de top atışlarıyla tahrip etmiş.

1990 yılında Sovyet Rusya İmparatorluğu kendiliğinden yıkıldığında anlaşılmış ki Türbenin de 10-15 yılılk bir ömrü ya vardır, ya yoktur! Ancak Kazakistan''da, bu muhteşem türbeyi yeniden onaracak ne birkaç usta bulmak mümkündür ne de tuğla, fayans ve çini... Peki ne olacak? Kazak idarecilerin o zor zamanlarında Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıkmış. "Türbeyi biz tamir ettireceğiz!" demiş. Böylece TİKA başkanlığında, 1992 yılında, Türk firmaları ve işçileriyle onarıma başlanmış. İlk tahminlere göre, sanılmış ki beş milyon dolar sarfıyla türbeyi ayağa kaldırmak ve onu iki yıl içinde yeniden ziyarete açmak mümkündür. Ama zamanla görülmüş ki, türbeyi evvel emirde sağlam temeller üzerine oturtmak için, üç milyon dolara ihtiyaç vardır. Böylece üç milyon dolar sarfıyla, sadece temeller sağlamlaştırılmış. Zamanla masraf kapıları çoğalmaya ve iş uzamaya başlamış. 1994 yılında ziyarete açılması düşünülen türbe, 1999 yılında bile, ancak yüzde yetmiş nisbetinde onarılabilmiş. 57. TC Hükümeti kurulunca, Türk Cumhuriyetlerinden sorumlu Devlet Bakanımız Prof. Dr. Abdülhaluk Çay, bütün imkânlarını seferber ederek, onarılmayan % 30''luk kısmı bir yıl içerisinde elden geçirterek, bütün Türk dünyasının yüzünü güldürmüş.

Şimdi diyeceksiniz ki: "Hoca Ahmet Yesevî Türbesini yıkılmaktan kurtararak onu ziyarete açmak çok mu önemli?"

-Milyon kere, milyar kere önemli!

Çünkü Türkiye''nin kalkınması, çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması, yâni bir refah devleti hâline gelmesi, (Batı Dünyasından kopmamak kaydıyla) bütün Türk Cumhuriyetleriyle siyasî, iktisadî ve kültür münasebetleri kurmasına bağlı. Türkiye, böyle bir millî siyasetle hareket ettiği takdirde 10-15 yıl gibi bir süre içinde, dünyanın en güçlü on devleti arasına rahatlıkla girebilir.

Hoca Ahmet Yesevi Türbesi''nin açılmasından sonra, bir büyük salonda Ahmet Yesevî üzerine konuşmalar yapıldı. Kazakistan ve Türkiye Cumhurbaşkanlarından sonra, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan devlet başkanlarının yardımcıları-temsilcileri söz aldılar. Bu protokol konuşmalarından sonra Türk ve Kazak ilim adamları, Ahmet Yesevî Hazretlerini, Yeseviliği, Yesevilik tarikatından doğan Bektaşilik ve Nakşibendilik yollarını anlattılar. Hoca Ahmet Yesevi''nin Hacı Bektaş Velî''ye ve Yunus Emre''ye tesirleri üzerinde durdular.

Kazakistan''da 24 özel kolejimiz, 1 ilkokulumuz, 1 üniversitemiz, 1 vakıf merkezimiz var. Bu okullarda 5.500 öğrenci okuyor. Çağın şartlarına uygun bir eğitimi, 300 Türk, 150 Kazak asıllı öğretmen birlikte veriyorlar. Kazak Cumhurbaşkanı Nur Sultan Nazarbayev açtığımız özel okullarımızdan sitayişle bahsediyor.

Kırgızistan''a, YİMPAŞ Holding''in yapacağı yeni ve mükemmel bir işyerinin temel atma merasimine katılmak üzere gittim. YİMPAŞ: Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Anonim Şirketi''nin kısaltılmış hali. YİMPAŞ 150.000 ortağı, 120 şirketi 20.000 çalışanı olan büyük bir kuruluş. Türkiye''de ve dünyanın 20 ülkesinde devâsa alış-veriş merkezleri olan bir holding.

YİMPAŞ bu defa Kırgızistan Cumhurbaşkanı Askar Akayev''in davetine uyarak, başkent Bişkek''te 100 milyon dolarlık büyük bir yatırım yapıyor: 20 katlı 5 yıldızlı bir otelle, 20.000 m2''lik kapalı alanı olan mükemmel bir işyeri kurmaya çalışıyor. 1.500 kişinin çalışacağı bu yeni işyerinin temel atma merasimi hakikaten çok güzeldi. Gaspıralı İsmail Bey''in 1833-1918 yılları arasında çıkardığı Tercüman gazetesiyle "Dilde-fikirde-işte birlik" idealine YİMPAŞ gibi hayırlı kuruluşlar da omuz veriyorlar.

YİMPAŞ Holding yöneticilerini bir defa değil, kırk defa tebrik ederim.