Bugün Ankara''da, MHP''nin 6. büyük kurultayı yapılıyor. Bu münasebetle, bütün gözler MHP üzerinde. Sevinenler var. Bunlar, MHP''ye gönül verenlerdir. Türkiye''nin MHP ile güçleneceğine, yoksulluktan ve cehaletten kurtulacağına inananlardır. Üzülenler var. Bunlar; MHP''ye tahammül edemeyen katı, kaba, geri kafalardır. Bir de, kursaklarındaki cüce heveslerle bekleyenler var. Bunlar da MHP''nin kavgalı-bıçaklı-tabancalı bir kurultaydan yara alarak çıkacağını sanan teneşir bekçileridir. Kurultay dolayısıyla, 5-10 günden beri, kendi köşelerinde yazıp çizen kimseleri dikkatle okuyorum. Bunlar, sözüm ona tarafsızmış gibi görünüp, çok ince bir üslupla, MHP üzerine yine şüpheler yağdırıyorlar. Bunlar, hep Ebû Leheb düşmanlığıyla, öfkesiyle, vesvesesiyle atıp tutuyorlar. Meselâ: "MHP artık ırkçı ve faşist bir parti olmayacak!" diye yazıyorlar.
Sormak lâzım: -MHP, ne zaman ırkçı ve faşist bir parti oldu ki, bu kurultayla eski düşüncesinden vazgeçmeye başlasın? Bırakın MHP''yi, tarihimizin acaba hangi döneminde biz, ırkçı ve faşist temayüller içinde olduk? İmparatorluk Türkiyesinde yâni Osmanlı''nın 624 yıllık iktidar döneminde 215 sadrazamın, sadece 78 kadarı Türk''tü. Gerisi gayri Türktür. Araplar, Sırplar, Bulgarlar, Yahudiler, Macarlar, Boşnaklar, Arnavutlar, Ermeniler...devletin en önemli koltuklarında oturmadılar mı? Bu mu ırkçılık? Cumhuriyet döneminde de, Cumhurbaşkanlığı gibi, Başbakanlık, Bakanlık, müsteşarlık gibi mevkilere, Türk soyundan gelmeyen kimseler kurulmadılar mı? Irkçı bir devlette böyle bir yapılanma olabilir mi? Şimdi sormak lâzım: MHP, kimin, kan grubuna veya kafatası yapısına bakarak sesini yükseltmiştir ki bazı kimseler, bugün ona yeni bir kaftan biçmektedirler? Faşizm İtalyan milliyetçiliğinin yaftasıdır; Nazizm ise Alman ırkçılığının! Türk Milliyetçilerinin İtalyan veya Alman taklitçisi olduğunu iddia edenler zavallı mahlûklardır. Aynı kalemler, "MHP''nin, artık saldırgan milliyetçilikten vazgeçeceğini" yazıyorlar. Böylece, dünkü MHP''yi saldırgan olarak gösteriyorlar. Milliyetçilik, milleti sevmek ve onun yükselmesine çalışmak demektir. MHP neden saldırgan olsundu? Dün, Çanakkale''de, Antep''te, Urfa''da, Erzurum tabyalarında... Vatanın birliği-bütünlüğü için çarpışan Mehmetçik, ne dereceye kadar saldırgan idiyse, Türkiye''yi bir Sovyet peyki haline getirmek isteyen veya dağa çıkan, devlete baş kaldıran, vatanı bölmeye çalışan ihanet ocaklarına karşı MHP camiasının baş eğmemesi de işte o derecede saldırganlıktır (!) Dün, MHP''yi; "ırkçı-faşist, saldırgan, barbar, devlet yıkıcısı..." gösterenler, 1980 darbesinden sonra, Türk Milliyetçilerine, bütün insaf duygularımızı patlatan zulümler yaptırmışlardır. 1944 yılının Tabutluklar vahşetini bile unutturacak baskılar, işkenceler, hakaretler, tehditler Türk Milliyetçilerine reva görülmüştür. Bin dehşet verici örnekten hangisini anlatsam acaba? Arkadaşım Agâh Oktay Güner hakkında savcılık makamının hazırladığı iddianameyi bizzat görmesem, okumasam kat''iyyen inanamazdım. Milyon aklım olsa, birisiyle bile inanamazdım.
12 Eylül Savcısının iddianamesi aynen şöyleydi: "Suç: MHP''nin yan kuruluşları olan Ülkü Ocakları''nda konuşmalar yapmak! Talep: İdâm!" Bırakınız devleti, bir aşiret nizamında bile böyle bir seviyesizlik, böyle bir zulüm kolay kolay görülemez. Bir milletvekilinin Meclis içindeki ve Meclis dışındaki konuşmaları, Anayasa ile teminat altına alınmasına rağmen, söz söyleyen bir siyasiye savcılık makamınca idam istenmesi ne demektir? Ya Alparslan Türkeş''in, cezaevinde tam beş yıl yatmasından sonra beraat etmesine ne demeli? Bu arada yüzlerce değil, binlerce ülkücü gencin zindanlarda adeta lime lime edilmesi de çilenin bir başka yüzü. Bütün bunlar, MHP''yi hiç anlamamaktan, MHP''ye tahammül edememekten doğan büyük zulümler, yanlışlar, ayıplardır! Bugün yapılacak olan MHP Kurultayı ile, demokrasimiz yeni bir güzellik kazanacak. Önce Kurultay delegeleri çok dikkatli davranarak hem yüreklere su serpecek; hem de birtakım cüce hevesleri kursaklarda bırakacaklardır. Birtakım kimseler ve çevreler de, artık MHP''ye alışmaya başlayacaklar. Çünkü medeniyet, hoşgörülü olmakla başlar. Değerli tarihçimiz Yılmaz Öztuna''nın da belirttiği gibi yarınki seçimlerin birinci partisi MHP olacaktır. MHP''ye hâlâ kör bakanlara, MHP''yi hâlâ kendi istedikleri gibi göstermek isteyenlere, Hürriyet Gazetesi yazarlarından Hadi Uluengin''in geçen çarşamba günkü yazısını okumalarını tavsiye ederim. Uluengin diyor ki: "MHP ve ülkücü harekete karşı önyargım yok. Hanidir yok! Yirmi yıl önce, zıt kutupların kanlı-bıçaklı hasımlarıydık diye o ilkel ahmaklığı bugün de sürdürmek ne akla, ne mantığa, ne de yurtseverliğe sığar!" Hadi Uluengin''i bin defa tebrik ederim. Devir, akıl ve mantık devridir. Siz de gösterin kendinizi ey kurultay delegeleri ve ey MHP mensupları!

