Kaydet
a- | +A

Gördün mü şu Sağlık Bakanı Osman Durmuş''un yaptıklarını? Bizi bütün Dünya''ya karşı rezil etti? Ne yapmış Sağlık Bakanı, anlayamadım? -Ayol duymadın mı daha? Yunanistan''dan, Ermenistan''dan, Romanya''dan bilmem daha nerelerden yapılmak istenen kan yardımını reddetmiş! Adam Türkçü ya, adam ırkçı ya yapacağı işte bu! "Bize yabancı kanı gerekmez! Biz Türküz, Türkçüyüz!" diyormuş! -Bunları hangi insafsızlar söyledi sana? -Ayol bütün gazeteler yazdı.

-Sen bırak gazetelerin yazmasını! Bizim mahut basınımız zaman zaman böyle balonları çok uçurur. Senin bu söylediklerine inanmak için Dünya''nın en ahmak insanı olmak lâzım. -Neden ama? Bir ırçkı-Türkçü böyle düşünmez mi yani? -Düşünmez! Senin Türkçü-ırkçı dediğin kimseler böylesi haberleri yazan hödükleri kulaklarından tutar kırk defa suya götürür susuz getirirler. Sen böyle sırtı bozların, böyle alâksız, iz''ansız, insafsız insanların yazdıklarını-çizdiklerini nasıl ciddiye alıyorsun? Şimdi gel seninle adam gibi doğru oturup, doğru konuşalım. Dünyada kaç çeşit kan grubu var biliyor musun? -Dört çeşit: A grubu, B grubu, AB grubu ve sıfır grubu! -Doğru! Senin kan grubun ne? -A grubu RH pozitif! -Peki kardeşlerinin kan grubu da aynen senin ki gibi mi? -Birisi benimki gibi, ikisinin kan grubu farklı. Güzel. Şimdi kabul edelim ki, sen bir ameliyat geçirdin ve sana kan lâzım. Aynı ana-babadan dört kardeşsiniz. Sana, kan grupları farklı olan o iki öz kardeşinin kanından verilse ölürsün! Diyelim ki kan grubunuz aynı olan kız kardeşin de İstanbul''da yok! Sokaktan geçen bir Çingenenin, bir Yahudi''nin, bir Ermeni''nin veya bir Yunan''ın kan grubu eğer seninki gibiyse, yani kanları A grubu, RH pozitif ise ve onlar da sana kan vermeye koşarlarsa yaşadın gitti. Bunu biliyor musun sen? -Biliyorum tabii! Kanda asalet yoktur. Dünyada sadece aynı kan grubundan olanlar birbirlerine kan verebilirler. Kanın kana üstünlüğü yoktur. -İki gözüm kardeşim sen bunu tıp tahsili yapmadığın halde biliyorsun da, Sağlık Bakanı neden bilmesin? O ki Tıp Fakültesi''nden mezun; yıllarca doktorluk yaptı; üstelik bir de doçent oldu.

-Peki ama bu Sağlık Bakanı "İlâç yardımı istemiyoruz, doktor istemiyoruz" demedi mi? -Dedi! Ama neden dedi, niçin dedi düşündün mü hiç? -Canım olur mu böyle şey! Binlerce yaralımız var; adam ilâç istemiyor, doktor istemiyor! Akıl kârı mı bu? -Ben sana bir şey söyleyeyim mi, akıllı olduğu için istemiyor. Ben Sağlık Bakanı''nı da onun müsteşarı Haluk Tokuçoğlu''nu da çok iyi tanıyorum. Onların Türkiye''nin sağlık meseleleriyle ilgili çalışmalarını dikkatle okuyup inceledim. Sana samimiyetle diyebilirim ki bugünkü Meclis''te sağlık konusunda onların seviyesinde, bilgisinde bir kimse yoktur sanıyorum. Bak sen okuma yazma bilen bir kimsesin. Bakan diyor ki "Bize ilâç göndermeyin, doktor göndermeyin. Gelen ilâçlar dağ gibi yığıldı kaldı. Onları tasnif etmek için ezacılardan ibaret bir ekip çalıştırıyoruz. Bizim yeteri kadar ilâcımız var. İlâç yerine bize para yardımında bulunun!"

-Ama şu anda bizim ilâca ihtiyacımız var. Bir Sağlık Bakanı bunu nasıl söyler? Doktora ihtiyacımız var! -Eğer Sağlık Bakanı akıllı ve basiretli biriyse! Söyler. Değilse sesini çıkarmaz, Türkiye''nin büyük menfaatlerini çiğnemiş olur. -Anlayamadım? Anlasan zaten böyle konuşmazsın! Gel şimdi şu iki günlük gazetelere bakarak seninle bir hesap yapalım. Bak şimdi Koç Topluluğu 23 kamyon tıbbî malzeme veriyor; 14 de ambulans! Eczacıbaşı da diyor ki: "Yaralalıların bütün serum ihtiyacını ben karşılayacağım" tamam mı? İşte sana 24 Ağustos tarihli Hürriyet Gazetesi''nin 6. sayfası: Yeni Zelanda 15 ton ilaç gönderdi. Bahreyn: 30 ton ilaç, Fas: 9 ton tıbbi malzeme, Hırvatistan: 5.5 ton tıbbi malzeme Suriye: 25 ton antibiyotik, ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaç, 25 ton serum, 15 ton çocuk gıdası, UNICEF: 27 ton tıbbi malzeme, İsviçre: 18 ton acil yardım malzemesi, Gemsan: 700 milyon değerinde serum, enjektör, ağrı kesici ilâç, İlaç ve Kimya Endüstrisi: 160 milyar liralık tıbbi malzeme, Optek; 1 milyar liralık tıbbi malzeme, Almanya: 20 ton tıbbi malzeme, ABD: 8 konteyner dolusu tıbbi malzeme, ABD Tıbbi Yardım Derneği: 880 milyar lira değerinde tıbbi malzeme. Mısır: 6.5 ton ilaç, Finlandiya: 39 trilyon lira değerinde kan ve kan ürünleri, Birleşik Arap Emirliği; İsrail, Danimarka, Belçika, İngiltere, Romanya, Fransa..tıbbi malzeme, seyyar hastahene ve doktor gönderdiler. Demek ki deprem dolayısıyla yardım olarak gelen ilaç miktarı aşağı yukarı 350 ton! Peki biz ne yapacağız bu kadar çok ilâcı? Bunların bir kısmı bir süre sonra belki de kullanma süresini dolduracakları için atılacaklardır. İlâç yerine dolar yardımı yapılsa daha iyi değil mi? Parayı her zaman ilaca çevirmek mümkün ama bu kadar ilâç belki de depremzedeler için kullanılmayacak! Doktor ve hastahane listesini de lütfen akılla, mantıkla hareket edip sen çıkarıver bana! -Peki Sağlık Bakanı''nın AKUT hakkındaki sert ifadelerine ne diyorsun? -Akut ikiyüz civarında insan kurtardı. Onları alkışlıyorum. Ama ben de Bakan olsaydım AKUT''u Bakan''ın öfkesiyle paylardım. AKUT, boyunu aşan demeçler verdi. Yanlıştır. AKUT "Bölgede salgın hastalakların başladığını" söylüyor. Karantina''dan bahsediyor. Bu, Türkiye için çok korkunç bir beyandır. Bu PKK ağzıyla turistlere "Aman Türkiye''ye sakın gelmeyin. Çünkü burada salgın hastalık var! Geri dönemezsiniz; ölür kalırsınız" demektir. Büyük felaketlerle başbaşa kaldığımız bir dönemde böyle mes''uliyetsiz, iz''ansız, idraksiz beyanlarda bulunulamaz! Bakana ve müsteşarına saldıranların çoğu gerçekten eski tüfek Marksistler! Bir kısmı da heyecanlarından sıyrılamamış, aklını kullanamamış kişilerle MHP düşmanları! Onları acıyarak ve utanarak dinliyorum. Bunlar, "Boğaz Köprüsü''ne hayır!" diyen zihniyetin yeni dikenleri.