Birkaç ay sonra 20''nci yüzyıl sona erecek. Bundan 25 yıl önce acaba dünyada durum nasıldı, bu yazımda bunu belirtmek istiyorum. 20''nci yüzyılın sonlarında insanlığın bir kâbusu olan Komünizm, Rusya''da ve Doğu Avrupa ülkelerinde yıkıldı. Çin''de çok değişti, Küba''da ise can çekişiyor. Dünya 1975''e çok değişikliklerle girmişti. Yöneticilerden pek çoğu 1974''te yerlerini tamamen kaybetmişlerdi. Bunların başında ABD Başkanı Nixon geliyordu. Sonra sırasıyla Pompidou ecel yolu ile Brandt istifaya mecbur olarak, Heath 1974 bahar seçimlerini kaybederek, Portekiz diktatörü Castato, 1974 Nisan''ında General Spinola liderliğinde Portekiz ordusu tarafından devrilerek, General Spinola da eylülde istifaya mecbur olarak, 50 yıldan fazla imparatorluk etmiş olan 82 yaşındaki Haile Selasiye eylülde General Andom liderliğindeki Habeş ordusu tarafından tahtından indirilerek, Aralık ayında ise bu kez general Andom radikal subaylar tarafından kurşuna dizilerek, Japon Başbakanı Tanaka istifaya mecbur olarak, Yunan cuntası da Kıbrıs deliliğini yaptıktan sonra Türk Barış Harekâtı karşısında yıkılarak politika sahnesinden uzaklaştılar.
Belçika, Hollanda, İtalya Başbakanları da 1974''te değişmişlerdi. Bu suretle Avrupa''da 1975''te işlerin başında hemen hiç eski ve deneyimli devlet adamı yoktu. 1974''te dünya ekonomisinin petrol fiyatlarının üretici devletler tarafından artırılması sonucu alt üst olduğuna tanıklık etmiştik. Dünyanın para sorunlarına sadece Batılı devletlerin hakim olmadıkları petrol üreticileri hatta geri kalmış ülkelerle işbirliği yapmak zorunluluğu ortaya çıkmıştı. Çağımızın en yetenekli devlet adamlarından biri olan Henry Kissinger o sıralarda "Yeni bir milletlerarası yapı olmadıkça Batı Avrupa, Japonya ve ABD birbirlerine daha çok dayanışmadıkça bildiğimiz Batı uygarlığı dağılacaktır" demişti. Sovyet Rusya''nın başında bulunan Leonid Brejnev artan enflasyonu, hâd (ekonomik buhranı, düşen üretimi, çoğalan işsiz sayısını) "çağımızdaki kapitalizmin arazları" diye tanımlayarak karamsar bir tablo çizmekte idi. Kissinger de aynı kâbuslu tabloyu çiziyordu: "Bölgesel rekabetler (örneğin Batı Avrupa ile Kuzey Amerika arasında) önce her bölgenin kendi çıkarlarını ön plana almasına sebep olacak bu da karşılıklı "kuvvet" gösterilerine yol açacak bunlar ise ilgili devletlerin dahili buhranlarını derinleştirecek bu da faşist veya komünist "otoriter" rejimlerin kurulmasıyla son bulacaktı. Kissinger bazı yerlerde faşist, bazı yerlerde ise komünist rejimlerin kurulabileceğine işaret ediyordu. Kissinger''a göre bundan sonraki aşama bu zıt rejimler arasında milletlerarası buhranlar ve çok muhtemel olarak "askeri çatışmalar safhası" olacaktır. Kissinger 1920''ler ve 1930''lardaki "sistematik" krizlerin tekrarlanacağına işaret etmişti. Kissinger komünist devlet baskısının insanlığın bugünkü ihtiyaçlarına uymadığını ve bir dış tehlike olmadığı takdirde Sovyet Rusya''daki komünist rejimin değişebileceğini umut etmişti. Kissinger''ın bu umudu 1990''da gerçekleşti. Sovyetler''de komünizm yıkıldı. Sovyet devlet adamları gerçeği göremiyor, hayal içinde yüzüyorlardı. Bir Sovyet generali 15 Ekim 1975 tarihli İnternational Herald Tribune gazetesinin "Kremlin''e tatlı müzik" başlıkl bir makalesine göre (Victorzorza, Sweet Music for the Kremlin) "Kapitalizm öyle bir döneme girdi ki herhangi yakın bir tarihte temelden ihtilâle yol açabilir. O zaman Sovyetler Birliği, Komünist cepheyi faşistlere karşı desteklemek için veya ABD''nin komünist ihtilalcilerle tehdit edilen bir demokrat ülkeye yardım etmesini önlemek için hazır olmalıdır" diye yorum yapıyordu. Sovyet generali açıkça silahların artırılmasından yana görülüyordu. Devler dövüşünce de nükleer savaş olacak, bu da dünyada (böylece hayata) son verecekti: Yeryüzünden 10 mil yukarıda bulunan 20 mil kalınlığında bir ozon kuşağı sayesinde dünyamız güneşin doğrudan ultraviyole ışınlarından korunmaktadır. Bu perde, bu kuşak olmasa bütün hayvanlar ve insanlar daha çok kansere yakalanacak ve bitkisel ve hayvansal gıda kaynaklarımız yok olacaktır.
1975''te ABD Silahları Kontrol ve Silahsızlanma Ajansı Direktörü Dr. Fred C. İkle nükleer patlamaların bu ozon tabakasını dağıtacağını söylemekte idi. İki Californialı bilim adamı daha da ileri giderek binlerce jet uçağının yaktıkları gazlarla da bu tabakanın bozulacağını söylüyorlardı. Kimya sanayii sözcüleri bu iddiaları mübalağalı bulmuşlardı. Tam bir nükleer savaşın mevcut olduğu bölgelerde ozon tabakasını yüzde 50 ilâ 75 azaltacağını ABD Savunma Bakanlığı da kabul etmektedir fakat bunun hayatın devamına engel olmayacağı da iddia edilmektedir. Dr. İkle ise "Bütün bildiğimiz sonucun ne olacağını bilmediğimizdir" demişti. Milyonlarca insanın açlıktan öldüğü, yenilebilecek, önlenebilecek hastalıkların milyonları öldürüp milyonları sakat bıraktığı, imkânsızlık, parasızlıktan milyonların cahil kaldığı iki bilim adamı astrofizikçi Alan Sandag ve Gustav Tarman''ın son hesaplarına göre 16 milyar yıl yaşındaki dünyamızda silahların yapımı mutlak azaltılmalı nükleer silahlar ise yasaklanmalıdır.

