Kaydet
a- | +A

Türkiye''de bir kamu denetçiliği müessesesinin kurulacağını basından sevinerek öğrendim. Ben 1968''de 32 yıl önce Yargıtayımızın 100''üncü yıl dönümü münasebetiyle yayınlanan Armağan kitabında Vatandaşı İdarenin Yetki Tecavüzlerine karşı koruyan "Ombudsman Müessesesi" başlıklı makalemde bunu talep etmiştim. 8 Temmuz 1990 tarihli NOKTA dergisinde "Anlat derdini Ombudsman"a başlığı altında Müşerref Seçkin adlı değerli gazeteci hanımla yaptığım iki sayfalık bir mülâkat vardı. Başlığı "ANAP Sivas Milletvekili Yılmaz Altuğ''un hazırladığı yasa teklifi TBMM''de kabul edilirse Türkiye''de de ''Ombudsman'' sistemi kurulacak. ''Vatandaş sözcüsü'' anlamına gelen sistem vatandaşın tek başına çözemediği sorunlar da ona yardımcı olacak" şeklindeydi. Ayrıca sayın Tınaz Titiz ve Sayın Necati Doğru ile İstanbul''da TRT- 2''de bir saat süren bir tanıtma konuşması yapmıştık. Çok gelişmiş idari mahkemelere sahip memleketlerde dahi Ombudsman müessesesini denemek gerekir. Bu idarenin daimi büyümesi ve idarenin beşeri işlerdeki artan yetkisi Ombudsman müessesesinin kabulü için ileri sürülen önemli bir iddiadır. Bir ülke yönetiminde her gün binlerce az veya çok hukuki mahiyette hukuki kararlar alınır ve şüphesiz bunlardan bazıları hatalı olacaktır. Müracaat sistemi ne kadar etkin olursa olsun İdare Hukuku''nu iyi bilen birisi için dahi hakkını aramak, yanlış kararı iptal ettirmek pratik veya mümkün olmayabilir.

Kural olarak idari mahkemelerin yargılama usulü diğer mahkemelerinkine nazaran daha basit ve daha az masrafldır; buna rağmen yanlış olduğuna inandığı bir karar aleyhine özel bir kişinin müracaatı her zaman zor bir iştir. Bu bilhassa bir avukat tutamayacak, idari tecrübesi olmayan veya idari işleri bilen kişilerle teması olmayan kişiler için doğrudur. Ayrıca idari mahkemeler de diğer mahkemelere yapılan tenkitlere tabidirler, bu davaların görülmesinin uzun sürmesidir idare mahkemesine nümune model olarak gösterenler Fransız Conseil d''Estat''ın bile birikmiş binlerce dosyası vardır. Ayrıca pekçok ülkede idari mahkemeler normal olarak hukuki hataları ve yanlışları ıslahla yetinirler, yetkileri böyledir. Fakat çok kez hukuk ve uygunluk (opportienite/eşpedienig)yi birlikte içeren kararlar özel kişiye zarar verir, böyle hallerde vatandaşların pek fazla formalite olmadan müracaat edecekleri bağımsız bir makam olmalıdır.

Bir şikayetin, idareden bağımsız bazı kişiler tarafından bürokrasiyi temsil etmiyen, yetkisini Parlamento''dan almış bulunan incelenmesi çok faydalı olacaktır. İskandinavya''da bu konudaki tartışmalarda idare mahkemeleri bazan "idareye dostça yakınlıkla" itham edilmişlerdir. Alaycı bir gözlemci (siyasi rengine bakılmaksızın) Hükümetle bürokrasi arasında ''ne kadar saklı olursa olsun her zaman beliren menfaatler ortaklığından'' bahsetmiştir. Kanaatime göre bu esasen bir eleştiridir. İdare mahkemeleri olan Avrupa ülkelerinde ve Türkiye''de bu mahkemeler diğer mahkemeler kadar bağımsızdırlar. Fakat yönetim dışındaki gözlemcilerin yukarıdaki psikolojik eyilimi de dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan bir parlamenter rejimde Ombudsman hükümetten bağımsızlığı bir dereceye kadar hayal olabilir zira Ombudsman da hükümet gibi yetkisini aynı iktidar merkezinden meclisdeki çoğunluktan almaktadır. Mamafih İskandinav yasama organları muhtemel adaylar arasından bir Ombudsman seçerken dikkate alacağı bir objektivite göstermişlerdir. Bazı az hallerde ise meclis çoğunluğundan ayrı bir siyasi görüşte olan değerli hukukçular seçim yarışında engellenmişlerdir. Ombudsman''ın durumu eğer uygunca bir süre için seçilirse kuvvetlenebilir (İsveç''te bu süre dört yıldır). İdari kararlardan zarar görenler çok kez bir hata yapıldığını bilmezler, istenen, beklenen tashih, düzeltme bu gibi hallerde bir Ombudsman için önemli bir bilgi enformasyon kaynağı onun bölge veya illerdeki makamlarda yaptığı teftişlerdir. Bu suretle rastgele icra ve ihmal günahlarını müşahede eder ve eleştirebilir. Bunlar Ombudsman sırf şahsi şikayetlere bağlı kalsaydı, ortaya çıkmayabilirdi. Ombudsman''ın müdahalesi önemli sayıdaki hallerde idari anormallikler hakkındaki gazete haberlerinin ve köşe yazarlarının uyarmaları sonucu olmuştur. Diğer bir önemli nokta da Ombudsman, hataları bir mahkeme yargılama usulü ile hemen hemen mümkün olmayan daha gayriresmi bir şekilde düzeltebilir. İsveç''deki Ombudsman halen eskiden başlıca silahı olan hata eden bir memuru dava etmeyi çok nadiren kullanmaktadır. Bazı hallerde davaya gitmemeyi makul bir tazminat ödenmesi şartına bağlıyorsa da pekçok halde sadece eleştirisini belirtmekte veya açıklayıcı beyanla elindeki meseleyi aydınlatmaktadır. Eleştiriler ve açıklayıcı beyanlar idareyi resmen bağlamaz bununla beraber genellikle idare bunları izler ve idari usul için çok anlamlıdır. Çok kez Ombudsman sadece eldeki soruna çözüm getirecek açıklamada bulunmaz, fakat o alandaki genel uygulama konusunda bir açıklama yapar ki bu idare mahkemelerinde kolay yapılamamaktadır. Ombudsman şikayetleri incelerken idarenin haklı uygulamalarını destekler ve vatandaşlara yol gösterir. Meclislerinde Dilekçe Komisyonu bulunan Avrupa ülkelerinde aynı zamanda (Ombudsman) Kamu denetçisi de vardır. Dilekçe komisyonuna vatandaşlar her konuda müracaat ederler. Komisyon haklı dilekçeleri ilgili makamlara iletir fakat sonucu takip etmez. (Ombudsman) ise ilgili makamlar nezdinde işi takip eder, sonuçlandırılmasını hızlandırır ve görüşüne göre iş haksız veya kanunsuz sonuçlandırılmışsa bunu parlamentoya (Fransa''da hem parlamentoya hem Cumhurbaşkanına) bildirir.