En üst düzeyde siyasi değişiklik geçiren Müslüman ülkeler 210 milyonluk Endonezya ile 130 milyon nüfuslu Pakistan''dır. Endonezya İkinci Dünya Savaşı''ndan sonra kuruluşundan beri ilk kez askeri bir diktatörlüğü terkederek sivil bir idare kurmayı başarmıştır. Bu, Haziran ayında yapılan başkanlık seçimleri sonunda gerçekleşmiştir. Endonezya''nın ilk başkanı Ahmet Sukarno''dur. Sukarno gerçekten tam bir liderdi. Türkiye''yi de ziyaret etmiş hatta İstanbul Üniversitesi 1956''da kendine onursal doktor diploması vermişti.. Bundan 18 ay önce başkan Suharto Sukarno''dan sonra 30 yıldan fazla iktidarda kaldıktan sonra başkanlıktan halkın zoru ile ayrılmak zorunda kalmıştı. Üçüncü başkan B.J. Habibie''dir halk kendisini sevmediğinden tekrar seçilememiş, başkanlığa 59 yaşındaki (4 Ağustos 1940 doğumlu) hemen hemen kör olan Abdurrahman Vahid seçilmiştir. Vahid 1984''te 30 milyon üyesi bulunan liberal Nahdlatul Ulama partisinin başkanı olmuştur. Irak''ta Bağdat''ta, Mısır''da Kahire''de tahsil görmüştür. İngilizce ve Arapça''yı çok iyi yazıp konuşmaktadır. Ayrıca başka dilleri de anlamakta ve konuşmaktadır. Her ne kadar gözler nerdeyse âmâ derecesinde ise de kafası çok yerindedir. Çok zekîdir. Vahid''in karşısına başkanlık seçimlerinde ilk başkan Ahmet Sukaro''nun kızı Magawati Sukarnoputri çıkmıştır, 23 Ocak 1947 Cakarta doğumlu Megawati iki kolejden belge almıştır. 1987''ye kadar ev kadını olan Megawata 1987''de P.D.İ. Partisine katılmıştır. Bu parti 1999 seçimlerinde oyların yüzde 34''ünü almıştır. Megawati başkanlığı kaybedince taraftarları sokaklara dökülmüş molotof kokteylleri ve taşlarla polise saldırmışlardır. Vahid hemen bir taviz buldu Megawati''nin başkan yardımcısı seçilmesini sağladı. Bu kez sokaklar zafer şarkıları ile inlemeye başladı. Endonezya''da pek çok etnik ve dini problemler vardır. Ülkede aşırı dinci partiler ve zayıf bir ekonomi memleketi sarsmaktadırlar. Vahid kör olduğundan onun kulağına yahut da cep telefonuna fısıldayanlar önemlidir.
Ayrıca Vahid''in sağlığı da pek iyi değildir. 1998''de bir kalp krizi geçirmiş ve artık yardımsız yürüyemez olmuştur. Saygınlığı olan eski Maliye bakanlarından Emil Salim "Bizim milleti birleştirecek bir lidere ihtiyacımız var ama Vahid sağlıklı değil" demiştir. Öldüğü veya çalışamaz hale düştüğünde başkanlığa 5 yılın kalan süresi için Magawati geçecektir bu da aşırı dinci partilerin muhalefeti ile karşılaşacaktır. Endonezya düzelmenin en nazik safhasını yaşamaktadır. Hindistan ve ABD''den sonra dünyanın en büyük demokrasisi olacak. Bu Müslüman genç devlete başarılar dileriz.
Üst düzeyde siyasi değişiklik olan ikinci Müslüman ülkesi Pakistan''dır. Genelkurmay Başkanı Pervez Müşerref ordu ile iktidara el koymuştur. Başbakan Muhammed Nawaz Şerif ülkeyi her an demokrasiden ayırıyordu. 1997''de seçimle iş başına gelmesine rağmen geçinemediği Cumhurbaşkanını yerinden atmış ve Muhammed Refik Tarar gibi tamamiyle törensel bir başkanı onun yerine oturtmuştur. Aynı muameleyi Yüksek Mahkeme Baş Hâkimine de yapmıştır. Milletvekilleri, milli bankalardan ikraz ettikleri paraları geri ödememekte idiler. Pakistan''ın sayın Türkiye Büyükelçisi bu ikraz edilen paranın 4 milyar doları bulduğunu bunların geri alınabilmesi halinde Pakistan''ın ekonomik sıkıntılarının büyük ölçüde azalacağını bize geçenlerde anlatmıştır. Pakistanlılar''ın çoğu Müşerref''in darbesini sevinçle karşılamışlardır. Müşerref ılımlı bir liderdir, Batı, bir nükleer güç olan Pakistan''ın aşırı dinci grupların eline düşmemesine sevinmiştir. ABD''nin Güney Asya Dışişleri Bakan Yardımcısı Karl İnderfurth "Demokrasinin son yediği darbeye rağmen biz Pakistan''ı bırakamayız zira o bizim için önemlidir" demiştir. Pakistan bir Milli Güvenlik Kurulu oluşturmuş buraya kuvvet komutanlarından başka hukuk, maliye, dış politika için sivil uzmanlar alınmıştır.
Merkez Bankası Müdürü Muhammed Yakup, ülkenin mali işlerini üstlenmiştir. İcra heyeti başkanlığını üstlenen General Pervez Müşerref, çocukken babası Pakistan''ın Cento temsilcisi olarak Ankara''da bulunurken güzel Türkçe öğrenmiştir. Nitekim ilk basın toplantısında Türk gazetecilere Türkçe hitap etmiştir. Şimdilik Pakistan''da işler yavaş yürümektedir. Bunu ordu sözcüsü Tuğgeneral Raşid Kureyşi "Zira bir darbeyi hazırlamamıştık, planlamamıştık" şeklinde izah etmektedir. General Müşerref''in en dürüst ve en kabiliyetli yardımcılara ihtiyacı vardır. Türkiye''nin her zaman yanında olan dost ve kardeş Pakistan''ın sıkıntılarını bir an önce atlatarak demokrasiye bir an önce dönmesi en samimi temennimizdir.

